İlhan arsel’in vasiyeti
Vatan
“Toplum olarak fikir-düşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır: Din Adamı ve Aydın!
İlk sorumluluk din adamının omuzlarındadır, çünkü gerçek aydının yetişmesine o engel olmuştur. İnsan beyninin işler hale girmesinden en ziyade ürken bir sınıf olarak din adamları, aklın özgürlüğe kavuşmasına ve akılcı düşüncenin oluşmasına karşı çıkabilmek için şeytanın bile bulamayacağı kurnazlıkları ve kötülükleri düşünebilir olmuşlardır...”
98 yaşında, “sürgünde” yitirdiğimiz Prof.Dr. İlhan Arsel’in 1977 yılında yazdığı “Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları, Din Adamları”* adlı yapıtı yukardaki saptamayla başlar.
Başbakan Başmüşaviri Dr.Yıldırım M.Ramazanoğlu’nun, cahil halka çokuluslu sömürü şirketleri Mosanto ve Cargill’in soysuz GDO tohumlarını ulusa Kur’an ayetleriyle pazarlamaya çalıştığı...
AKP Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, sanki Türkiye şeriat rejimiyle yönetilen bir ülke ve vergilendirme hesabı “zekat, fitre nisabı”yla yapılıyormuş gibi (yoksa öyle mi?), “Bankalar çok kar etti, ZEKATını verecek!” buyurduğu...
TEKEL işçilerinin demokratik gösteri ve açlık greviyle alamadıkları insanca yaşamak haklarının, belki de “ancak” Başbakan ve eşinin elini eteğini öperek alınacağı bir zamanda...
İlhan Arsel’in 23 yıl önce yazdıklarını bugün yaşadığımız açık değil midir?
Türkiye’nin içine düşürüldüğü cehalet ve bağnazlık ağında, tüm engellere rağmen yetişen en değerli bilim insanlarından biriydi, İlhan Arsel. Ömrü, gericilikten nemalanan iktidar yağdanlıkları, sahte aydınlara karşı, cehaletin kuşatması altındaki halkı aydınlatmaya çalışmakla geçti. Ölümle tehdit edildi, mahkemelerde süründürüldü, her biri bir kitaplık kadar yoğun, özgür ve bağımsız birer bilgi kaynağı olan araştırmalarını bastıracak yayınevi bulmakta, ne zorluklar çekti!
Cahil ve bağnaz barbarların hışmından korkan “hayranları” tarafından yalnız bırakıldı. Doğru bilgiyle aydınlanmaya adadığı hayatını, ABD’ye sığınarak kurtarabildi. En yakın arkadaşları Muammer Aksoy ve Turan Dursun’u, kendisinin Türkiye’den göçerek kurtulduğu suikastlarda yitirdi. Onların katliyle birlikte, İlhan Arsel’in ana yurdundaki düşünsel yalnızlığı daha da koyulaştı.
İşte bu muhteşem insan, ölmeden birkaç ay önce benimle ilinti kurdu, belki de “kendisine yakın bulduğu” son yazarı entellektüel mirasına ortak etmek istedi, bana vasiyet gibi bir armağan gönderdi...
Geçen yıl Ekim ayında, İlhan Arsel’in adresimi istediğine dair ve yüreklendirici övgüsüyle içimi titreten bir mesaj aldım, yeğeni Defne Arsel’den. Çok geçmeden, Arsel’in tüm eserlerini içeren 22 kitaplık bir koli geldi. Bazılarını daha önce okumuştum, ama bildiğim bilmediğim kadarıyla böyle bir düşün yapıtını, ancak bütünü içinde değerlendirince nasıl bir sarsılmaz mantık içerdiğini ve Arsel’in ömrünü verdiği araştırmaların, halkı cahil bırakmakta çıkarı olanlar açısından niçin büyük tehlike oluşturduğunu anladım.
İlhan Arsel’e bir teşekkür mektubu yazdım: “Sayın Hocam, tüm eserleriniz gerçek bilgi ve felsefi mantık üzerine kurulu. Çağdaş bir Türkiye’de, hepsi okul kitabı olarak okutulması gereken kitaplar. Ne yazık ki ülkemiz çağdaşlıktan giderek uzaklaşıyor ve biliyor musunuz? Sizin yazdıklarınızın yarısını yazamadığımız, yazarsak da basılmayacak, yayınlanmayacak bir dönem yaşıyoruz. Ama sizin gibi evrensel değerlerin, hiç bir zaman yok olmayacağına ve aradan yıllar geçse, bizler tanık olmasak bile bir gün mutlaka hem ülkemize, hem dünyaya ışık tutacağına eminim. Aydın beyniniz, birikiminiz, bilgiyi veriş biçiminizle bana yol gösterdiniz. Başımızdan eksik olmayın.”
Bu mektuba cevap, 20 Ekim 2009 tarihini ve İ.Arsel imzasını taşıyor. Ömrüm yettiğince saklayacağım. Sadece üç ay geçti aradan, İ.Arsel artık yok, eksildi başımdan, başımızdan.
Ama ben göremesem de biliyorum: Bir gün okullarda okutulacak onun kitapları. Eğer okutulmazsa, zaten Türkiye’nin ne okunacak adı, ne de aydınlanacak sanı kalmış olacak.
Işıklar içinde uyu Hocam!
Vasiyetin omuzlarımda. Onu hiç yalpalamadan, taşıyacağım. Ağırlığı altında ezilsem bile...
*Kaynak Yayınları, 1996
........................................