Kelle perhizi
Cumhuriyet · 23 Aralık 1978
Düşünmek, insanın en belirgin özelliğidir, diyenleriniz olabilir. Ama düşüncenin, toplumlara göre farklılıklar gösterdiği de bir gerçektir. Örneğin bizde, düşünmek işlerin kötü gittiği zamanlara özgü bir eylem. Eloğlu: «Düşünüyorum öyleyse varım,» derken, biz adamı işaret parmağımızı burnuna uzatarak yargılıyoruz bir güzel:
«Kara kara düşünme!» «Binin yarısı beş yüz!»
«Karadeniz'de gemilerin mi battı?»
«Düşün düşün, çoktur işin...»
İşler düşüncenin de çözemeyeceği kadar sarpa sardığı zaman ise, kurtuluşu hiç düşünmemekte bulanlar bile var. Gözleyip izliyoruz, bazı vatandaşlarımız ülke sorunları konusunda öylesine karamsar bir bıkkınlık içindeler ki, gazete okumaz olmuşlar, politikanın «p» sini bile duymak istemiyorlar. Mutsuzluğa karşı düşünsel bir perhize girerek savunuyorlar kendilerini. Perhizleri yalnızca düşünsel olsa, yine iyi. Kimi işi daha da ileri götürmüş, yemeklerine bile yansıtmış bu yeni yöntemi. Dil ya da beyin türünden hayvan eti de olsa, kafayı anımsatacak hiç bir şeyi ağızlarına koymuyorlar ve ne yiyorlarmış biliyor musunuz?
Yumurta!..
