Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1988

Beyrut öldü, yaşasın Marbella

Cumhuriyet · 26 Haziran 1988

BİLBAO — İspanyolların siyasal arenaya saldıkları iktidar damızlıklarına ilişkin göz zevkleri, epeyce gelişkin. Türk seçmenin büyük çoğunluğu, doyasıya yiyemediğinden olacak, gider gider hep baklavayı tepsiyle silip süpüren sevimli ve geçkince şişkolara verir oyunu. Kendisi de bir gün baklava börek tepsilerini gövdeye indirebilmeye, seçtiği politikacı gibi olmaya özenmektedir kuşkusuz. Oysa İspanyollara, Franco ile yarım yüzyıl aynı yastığa baş koyduktan sonra fiziksel çekimsizlik öcü gibi geliyor. Bir dirhem etin bin ayıp örttüğünü bilen bir kültürden de geçmedikleri için, Franco'dan beri pörsük, yılık, hırıltılı ve hemoroidli kocasını gömdükten sonra keyfine bakan genç dul gibi alabildiğine dinç ve yakışıklı politikacılara gönül vermekte. Sağcısından solcusuna tüm Avrupa'nın en genç ve karizmatik liderleri İspanyol takımında oynuyor: Orta sağcı Adolfo Suarez, komünist Julio Anguita, Başbakan Gonzalez ve ekibi, bu arada kozmetik reklamına poz verebilecek kadar "çekimli ve erkek" tablolar çiziyorlar.

Kırmızı gülü epeyce solan Sosyalist Parti merkezindeyse, İngiliz centilmenlerini andırır tavırlarla dolaşan genç yöneticiler, kısır tartışmaları kısa kesmek istediklerinde küçümser gülücüklerle "Solda otlamayalım yine", demeyi âdet edindiler yavaş yavaş. Üç milyon işsizden iki milyonunun hiçbir sigorta kapsamına girmediği ve asgari ücretin 44.000 peseta olduğu 1988 İspanyası'nda (basında yer aldığı kadarıyla) sosyalist meclis başkanı devletin kesesinden oturduğu eve ödenen 450.000 pesetalık aylık kirayı çok normal buluyor, halk arasında "Gonzalez'in dostları nasıl zengin oldu?" teması giderek monopoli oyunu kadar izleyici toplamaya başlıyordu. Ve bütün bu genç kurtlar sürüsü, İspanyol Beyrut'u Marbella'nın "jet set"i tarafından benimsenip, bu sefa kentinde çılgın tatiller geçirmeye de başladı.

O Marbella ki Kral Fahd hazretleri, belediyesine yoksullara sosyal konutlar kondursun diye üç milyon dolar bağışlamıştır. "Belediyesi" de altında kalmayıp yeşil dolarların, Fahd'a şükran bir camii yaptırmıştır kentin göbeğine Arap işi, şerbetli, şatafatlı.

Mübarek ramazan ayı süresince helikopter sıkışıklığı yaşanan... Rolls Royce sayısı açısından 600 arabayla Londra'dan hemen sonra gelen bu kent, aralarında dünyanın en lüks limanı Puerto Banus'un da bulunduğu sekiz yat limanı ve 17 golf alanı ile; kadınlarını kara günah çarşaflarına dolayıp, ekmek çalan eli bileğinden kesen ve birbirini seven gençleri linç ettiren beyzadelerin 1001 gece masalları yaşadıkları beldedir. Oruç, eli kesilen, taşa tutulan, karalar giyen ve Marbella'ya gelemeyen Müslümanlar içindir. Marbella'ya kapağı atan ümmet içinse, şampanyalar patlatılır 9000 metrekarelik saraylarda, çırılçıplak matmazeller yüzdürülür saydam havuzlarda.

Ramazan zamanı Allah gider, Araplar gelir Marbella'ya. En çok da Lübnanlılar. Beyrut öldü, yaşasın Marbella diyen bu adamlar, genellikle silah tüccarlığı ve uyuşturucu kaçakçılığından oluşan pis servetlerini, İspanyol denizinde yıkayıp Endülüs güneşinde kurutmaktadırlar. Marbella kentinin, lüks gece kulübü barmeninin bir gecede aldığı bahşiş kadar aylık maaşlı 15 polisi vardır. Eroin çıkabilecek pahalı tekneleri incelik göstererek aramaz ve rakip örgütlerin çatışması sonucu ortaya dökülen kırıntılarla idare ederler. Oysa Avrupa'ya yönelik uyuşturucunun yüzde 78'inin Marbella üzerinden dağıtıldığı açıkça bilinmektedir. Yeryüzünün kalburüstü günah cennetlerinin arasında sayılan bu beldenin şurup (ya da şarap) akan billur çeşmelerinden yalnız dörtbaşı mamur Müslüman kardeşlerimiz yararlanır sanılmasın. Alt tarafı bundan beş yüzyıl öncesine değin resmen sahip oldukları bir deniz kıyısını yeniden fethediyor onlar. Londra "Security Express" soygununun failleri de Marbella'da keyif çatmaktadırlar. İngiltere'de ne zaman büyük çaplı bir "iş" çevrilse, Scotland Yard hemen bir iki avcısını buraya postalar. Soyguncuların er geç Marbella'da boy göstereceklerinden emindir.

[Fotoğraf altyazısı: Marbella Camii ve 500 yıl sonra yine, bu kez dolarlarıyla satın alarak İspanyol topraklarına yerleşen Araplar.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1