Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1989

Müdire hanımın önlenen yükselişi

Cumhuriyet · 29 Ocak 1989

BİLBAO — Ömür yelkovanı gelip dayandı mı son çeyreğe; bize gerçeği ve yalnız gerçeği, önlenemeyen ve durdurulamayan tek gerçeği söyleyen biricik tanıktır aynalar. Son çeyreğe tırmanan kadınsa, hele ve güzelse ve çekiciyse henüz, doğruyu söyleyen bu tek tanığa daha bir sık bakmaya başlar. Gözlerimizin çevresine, dudaklarımızın kıvrımlarına, sanki yıllardır atılan kahkahaların hesabını sorar gibi çekilen çentikler, daha sık, her gün, birkaç kez bakarsak eğer, ansızın görünmez olacak gibi gelirler. Bu yakın takibin yanı sıra, birtakım telafi önlemleri de alınmaktadır: Özenti kokusu çıkarmaya başlayan genç ve dar pantolonlardan, spor pabuçlardan, daha pahalı daha seçkin kokulara, biçimli tayyörlere, zarif iskarpinlere geçilir. İlkbaharın vaat eden ve yazın yakıcı dişiliğini; sonun başlangıcının buruk tadıyla yüklü bir güz okşayışı beklemektedir.

Pilar Miro, böyle bir güz kadını işte. İncecik, solgun gövdesini yiyip bitiren korkunç bir enerjiyi tüketen, yakıcı gözleri, çökmüş avurtları ve bıçak sırtı gibi ağzıyla bu kadın, İspanya Radyo Televizyon Kurumu'nun Genel Müdürü. Sinema yönetmenliğinden geliyor ve kaliteli filmlere imzasını atmış. Başbakan Gonzalez'in kişisel desteğiyle RTVE'nin başına getirildiği iki yıldan beri çok değişti İspanyol Televizyonu. Seçilen filmlerin kalitesi arttı, eğlence programlarına meme ve kalçadan öteye geçen bir yapım öğesi eklendi, kültür ve sanat ağırlıklı yayınlar sıkıcı olmaktan çıktı, spor meraklıları bile yeniden düzenlenen yayın saatlerinden hoşnut kaldılar. Hatta İspanyol Televizyonu, televizyon tüketiminin akıl başında ölçüler içerisinde yapılmasını işleyen kurum yapımı reklam filmleri göstermeye başladı düzenli aralıklarla. Pilar Miro'nun fikri olan "TV, TV'ye karşı" bu birer dakikalık spotlardan birisi, yılın en sevilen gösterisi bile seçildi.

Söz konusu filmde görüntü, bir çocuk odasında başlıyor. Seyirci İspanyolların, "Ke karinyo, dios mio!" (Aman Tanrım, ne şeker şey!) çığlıklarıyla ekranda beliren orta boy bir köpek, nostaljik gözlerle odayı süzdükten sonra dolabı açıyor, ağzıyla tuttuğu minik bir bavul çıkarıyor, yine ağzıyla kapağını açıyor; banyodan tüy fırçasını, yatağın altından lastik kemiğini, mutfaktan yemek kabını ve tasmasını yerleştirip kapatıyor. Komodinin üstünde duran ve küçük bir erkek çocuğuyla kendisini mutlu günlerinde gösteren fotoğrafa patisiyle hüzünlü bir dokunuştan sonra bavulunu ağzına alıp, salonda hâlâ kendisinden geçmiş durumda televizyon seyreden minik oğlana son bir bakış fırlatarak sokak kapısına yöneliyor. Aynı anda bir ses; ekranda beliren yazıyı okuyor: "En iyi dostunuz sizi terk etmeden, televizyonunuzun düğmesine basın. Programlarınızı iyi seçin, bilinçli tüketin. İspanyol Radyo Televizyon Kurumu."

Ancak beyninin enerjisi gövdesini yavaş yavaş yiyip bitiren, ağır bir kalp ameliyatıyla ölümün eşiğinden dönmüş bu sivri dilli ve tuttuğunu koparan kadına iyice takmıştı Alianza Popular Partisi. Derken aylarca bohçacı kadın gibi mağazaları dolaşıp, kenar mahalle muhbirlerine taş çıkartan AP yanlısı bir magazin gazetesi, aranılan kusuru bulmakta gecikmedi: Pilar Miro, RTVE'yi temsil ettiği yurtiçi ve dışı davetlerde giymek üzere, kurumun kasasından 2 milyon pesetalık etek, ceket, pabuç vb. satın almıştı. Sinema enstitüsünün başında iken üstüne blucinden başka şey giymeyen "asi ruhlu" Miro'nun, son çeyreğin köşesini döndükten sonra gelen RTVE Genel Müdireliği'yle birlikte lüks giyime merak sardığı ortaya çıkmıştı. Televizyon iç yönetmeliğinde sunucular için bir giyim kuşam fonu vardı, ama genel müdürün bu ödenekte hakkı yoktu.

Pilar Miro, bunu yapabilen bir kadındı

İspanya'nın ses getiren basını buna rağmen ucuzluğa düşmedi Miro konusunda. Sol basın, Franco'dan bu yana neler neler yiyen devlet yöneticilerine hedef göstermeden saldırarak, "Müdirenin eteklikleriyle uğraşmanın gülünçlüğünü" vurguladı. Sağ basın ise sosyalist bakanların örtülü ödeneklerini ve lüks harcamalarını tek tek yayımlayarak, Miro'yu soymaya kalkmanın daha büyük yolsuzlukları örtmeye yaramayacağı savıyla arka çıktı RTVE Müdiresi'ne. Carlos Saura, Fernando Fernan Gomez gibi ülkenin önde gelen sanatçıları bir bildiri imzalayarak Pilar Miro'yu desteklediler. Televizyonun kendisiyle yeterince ilgilenmediğinden yakınan Jorge Semprun ve elli yaş krizine giren bazı aydınlar ise kellesini istediler.

Asıl kıyamet mecliste koptu. Alianza Popular Partisi Miro'yu mahkemeye verdi, meclis soruşturması açıldı hakkında. Pilar Miro, üç kez kürsüye çıkıp kendini savundu. Paraları da geri verdi,

Pilar Miro,o bıçak sırtı gülüşüyle şöyle dedi giderayak:

"Kaplanın postunda ha bir çentik eksik olmuş, ha bir çentik fazla, ne yazar."

Kaplanın kim olduğu belli değil mi?

[Fotoğraf altyazısı: Pilar Miro: Küçük yolsuzluklar yüzünden işini kaybetti.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1