1982'de yenilen darbe
Cumhuriyet · 22 Şubat 1989
BİLBAO — Avrupa çevrecilerinin su yeşilinden neftiye doğru açılan geniş renk yelpazesinde İspanyolların dilimi şu ana değin "fıstık yeşili." Her siyasal eğilimden yeşil eylemci ve ülkenin özerkliğe dayalı çoğul merkezci demokratik yapısına uygun olarak her bölgenin özgün bir çevre korumacı örgütü var. Bütün yeşil kuruluşların yer aldığı "İspanya Yeşiller Konfederasyonu" ise konunun kamu düzeyinde topladığı primden yararlanmak için kimi kez yeşil cila sürünen siyasal partilerin ipliğini pazara çıkaracak güçte gerçek bir alternatif oluşturuyor. 11 ve 12 şubat tarihlerinde Madrid'de toplanan ve 13 AT üyesi ülkenin 85 Avrupa Parlamentosu üyesinin de yer aldığı Yeşil İletişim Kongresi'ne İspanya 205 temsilciyle katıldı. Amaç, gelecek Avrupa Parlamentosu seçimlerine ortak bir program çerçevesinde hazırlanmak.
İspanyol yeşillerinin katkı maddesiz yiyecek maddelerinin satıldığı "doğal bakkalları", hastalıkları bitkisel ilaçlarla iyileştiren doktorları, sağlıklı ve genellikle vejetaryen yemek sunan lokantaları var. Çeşitli siyasal eğilimde çevreci kuruluşların çıkardığı toplam 12 adet haftalık ya da aylık bülten ve dergilere, son olarak Yeşil Posta adlı bir de gazete eklenmiş bulunuyor. Yeşil Posta'nın ilginçliği, okuyucularının aynı zamanda gazetenin ortağı olabilmesi. Yeşil Bono diye adlandırılan bir senet karşılığında 5000 peseta veren okuyucular, gazeteyi çıkaran şirketin kazancına ortak (kazanç varsa!) ve genel kurullarında söz sahibi olabiliyorlar. AT üyesi ülkeler arasında henüz zengin ve bozulmamış birkaç doğal parkın sahibi bulunan İspanya'da, yeşillerin işi zor. Hiç olmazsa öldürülmeden önce mızraklarla kanatılmaması için Avrupa Parlamentosu'nun bile ayağa kalktığı sözde güreşlerin her dem mağlup boğalarının savunmasını üstlenmekten, ünlü Gualdaquivir Nehri'nin pirinç tarımında kullanılan ilaçlardan ölmek üzere oluşuna değin binlerce, binlerce vahşetle ilgilenmek zorundalar. İspanya'da kıyılar bitik, kurtarılacak bir şey kalmamış.
Yeşillerin kamuoyu düzeyindeki etkinlikleri ve çevre sorunlarına örgütlü biçimde sahip çıkışları yeni değil. 1977 yılında Bilbao yakınlarında kurulan nükleer santrala karşı tüm İspanya yeşilleri tek bir ses, tek bir yürek mücadele etmişler ve şimdiye dek ekoloji sorunları konusundaki en büyük gösteriyi düzenlemişler. Lemoniz nükleer santralına karşı tam 150.000 kişi yürümüş. Ama halkın böylesine duyarlı olduğu bir fırsatı kaçırmak istemeyen ETA ayrılıkçı örgütü, kendine özgü yöntemlerle yeşillerin tarafına geçince, davanın yeşiline kanın kızılı karışmış. Santral, 21 Eylül 1982 yılında meclis kararıyla hiç açılamadan kapatıldığında, yeşillerin bir yengisinden çok, ETA'nın öldürdüğü 3'ü kendi militanı 13 kişi ve santralı kuran Iberduero şirketine karşı düzenlenen 282 bombalı saldırı ile bu saldırılardan birinde kör olup bir bacağını yitiren yedi yaşındaki Alberto Munaggori'den söz ediliyor. Böylesine gözükara şiddet yandaşlarına siyasal alet olduktan sonra aralarında görüş ayrılığı belirip bin parçaya bölünen İspanyol yeşilleri, kendilerini ayrılıkçı örgütlerden soyutlayarak yeni yeni belini doğrultuyor.
