Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1989

İspanya AT konusunda Türkiye'ye sıcak bakıyor

Cumhuriyet · 4 Nisan 1989

MADRİD — İspanya, son yıllarda Tanrı'nın "yürü ya kulum" dediği birkaç talihli ülkeden biri. Değişen güç dengeleri içinde büyük devletlerin dikkatlerini üzerinde topluyor. Dünyanın en gelişmiş 10 sanayi ülkesinin arasında yer almayı başarmış durumda. İspanya ile aynı takımda oynamak isteyen Türkiye, dikkatlerin odak noktası haline gelen bu dinamik ülkeyle daha sıkı bir dostluk kurma çabasında. Üstelik İspanya da Türkiye'ye çok dikkat ediyor son zamanlarda.

İspanya'nın AT Dönem Başkanlığı'yla birlikte Madrid'e yeni bir büyükelçimiz atandı. "Davos ruhu mimarlığıyla" Atina'daki başarılarından tanıdığımız Sayın Nazmi Akıman. Başarılı diplomatlarımızdan Müsteşar Sayın Ahmet Banguoğlu ve Konsolos Hanım Sina Baydur'la birlikte; Türkiye hakkında olumsuz, hatta kısaca hiçbir yargısı bulunmayan, Ermeni sorunu ya da Yunanistan'a aşırı bir yaklaşımı olmayan İspanya'yı dost olarak kazanmaya çalışıyorlar. Büyükelçi Nazmi Akıman'la Türkiye - İspanya ve AT ilişkileri konusunda yaptığımız söyleşiyi aşağıda sunuyoruz:

— Sayın Akıman, Yunanistan'da epeyce olumsuz koşullarda iyi bir diyalog ortamı yarattınız. Türkiye'nin sizi Madrid'e atamış olması, İspanya ile ilişkilerini geliştirmeye önem verdiğini gösteriyor. Türkiye ile İspanya arasındaki bağlar hangi noktada ve Türkiye'nin beklentileri nelerdir, açıklar mısınız?

AKIMAN — Şimdiye kadar İspanya ile Türkiye arasında yeterli bir ilişki kurulduğu söylenemez. Gerçi büyükelçilik olarak Türkiye'nin Madrid'de temsili çok eskilere dayanıyor. Hiç değilse cumhuriyetten bu yana burada sürekli bir elçiliğimiz var

Oysa İspanya, 1975 sonrası gelişmelerle hem siyasal hem de ekonomik açıdan giderek önem kazanan bir ülke. Özellikle ekonomik bakımdan, gerçekten "boom" sayılacak bir ilerleme gösteriyor. Tabiatıyla Türkiye'nin de İspanya'ya ilgisi arttı.

— Peki, şu sıra İspanya'nın bize destek olacak durumu var mı? Biraz fazla dağıldı, kendi problemleriyle ve özellikle Latin Amerika'yla ilgili değil mi?

AKIMAN — Dediğiniz bir ölçüde doğru, ama devlet olarak yeri gelince iç sorunlarından etkilenmeyen bir çalışma takvimi çıkartır. Genelinde benim edindiğim izlenim, İspanya'nın AT üyesi bir Türkiye'ye sıcak baktığı yolunda. Bu yıl konsey, Türkiye'nin tam üyelik başvurusu konusunda görüşünü bildirecek. Önemli bir kavşak noktası bizim için. Er geç bildirilecek. Ama İspanya'nın dönem başkanlığı sırasında, ama Fransa zamanında. İspanya, dönem başkanı olsun olmasın, her zaman desteğine ihtiyacımız var ve biz bunu sağlamak için buradayız. Buradaki Avrupa parlamenterlerine yaptığım ziyaretlerde hep Türkiye'de siyasal ve ekonomik açıdan iyi bir gelişme gördüklerini duyuyorum. Hepsiyle henüz görüşmedim, ama içlerinde hem muhafazakâr hem de sosyalist partiye mensup 5-6 parlamenterden duyduklarım hep övücü nitelikte.

Türkiye'nin en çok üstünde durması gereken, zaten propaganda alanı. Var olanı tanıtmayacaksınız, yanlış olanı da düzelteceksiniz. Türkiye tarihinin en önemli evrelerinden birisini geçiriyor. Dünyada yeni dengeler kuruluyor. Türkiye de bu yeni gruplaşmalar çerçevesinde yerini alma savaşı vermekte. AT'ye başvurumuz bu çabanın bir parçası.

— Türkiye'ye ne açıdan ilgi duyduklarını düşünüyorsunuz? Herkes bir potansiyelden söz ediyor, ama ne potansiyeli bu, pazar potansiyeli mi yalnızca?

AKIMAN — Hayır, hayır. Satış da yapılabilecek, alış da yapılabilecek ekonomik bir potansiyel Türkiye. En önemlisi Avrupa, bir parçası olarak görüyor bizi. Ben Türkiye'yi Avrupa'nın dışında düşünen insan görmedim İspanya'da. Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası, üzerine eğilinmesi gereken sağlam bir parçası olarak görüyor üstelik. Bu çok önemli. Örneğin son iki aydır televizyonda 3-4 Türkiye programı yayımlandı. İlgi olmasa bunca haber çıkartamazsınız. İsmi lazım değil, geldiğim ülkede şu Türkiye konulu TV filmlerinin birini bile göremezsiniz. Gösterseler bile mahsus bir mesaj sıkıştırmak için veriyordur. Burada böyle değil. Yansız ve önyargısızlar. Eleştirisini getiriyor elbet, ama objektif. Bakın diyor, Türkler nasıl gelişti. Almanya'ya gidiyor, öğrendiğini dönüşte kullanıyor, dikkat edelim, oraya bakalım, diyor. Bunlar iyi şeyler.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1