Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1989

'Uyuşturuculu' seçim kampanyası

Cumhuriyet · 23 Eylül 1989

MADRİD — İspanya, 29 ekimde genç demokrasi tarihinin 5. genel seçimlerine hazırlanıyor. Başbakan Felipe Gonzalez'in seçimleri öne aldığını açıkladığı 31 ağustostan bu yana ülkenin siyasal tansiyonu oldukça yükseldi. Haftalardır süren aday listeleri hazırlığından sonra dikkatler, siyasal partilerin programlarına çevrilmiş bulunuyor. Ekim '89 seçim kampanyasının iki ana teması oldukça şaşırtıcı: Partilerin üstünde en çok durdukları konular askerlik reformu ve uyuşturucu alım satımının yasallaştırılması. İspanyolcada kısaca "mili" diye anılan zorunlu askerlik hizmetiyle ilgili bir reform gerektiği bütün partilerin ortak görüşü. İktidardaki Sosyalist İşçi Partisi PSOE, yeniden seçildikleri takdirde zorunlu askerliği devam ettirmekle birlikte, halen 18 ay olan süresini 12 aya indirerek modernleştirmeyi öngörüyor. Ana muhalefet Partido Popular, gönüllü ve aylıklı asker sayısını arttırarak, zorunlu (ve gönülsüz) hizmeti 6 aya indirmeyi amaçlıyor. Sosyal Demokrat Merkez CDS, komünist koalisyon IU, Bask ve Katalan partileri ise zorunlu askerliğin tümüyle kaldırılarak; ordunun aylıklı, gönüllü ve 3 aydan 36 aya uzanabilecek bir eğitim süreci içinde, profesyonel askerlerden oluşmasını öneriyorlar.

1982 yılından beri hükümette olan sosyalistler, bugüne değin ordunun komuta katmanlarında birçok reform yapmış bulunuyor. Her seferinde, Franco'dan miras bir gelenek ya da alışkanlığın temizlenmesine yarayan ve "demokrasinin intikamı" diye adlandırabilecek bu reformlarda, muhalefet her zaman sosyalistlerin yanında yer aldı. Ülkenin sivil gençliğini ilgilendiren zorunlu askerlik hizmetine ise ilk kez el atılmakta. Bu alanda görüldüğü gibi sağ ve sol muhalefet, sosyalistlerden daha ileride reformlar önermekte.

Uyuşturucu tartışmasına gelince; olay bizim için şaşırtıcı olmakla birlikte tüm Avrupa ülkelerinin gündemhinde bir konu. Uyuşturucu alışkanlığı, İspanya'da başa çıkılması zor ve toplumsal bir boyut kazanmış durumda. Bugüne değin alınan polisiye önlemler, ülkenin özellikle Latin Amerika, ikinci derecede de Afrika ve Ortadoğu kaynaklı uyuşturucu kaçakçılığında Avrupa'ya dönük bir dağıtım deposu olmasını önleyemedi. Bu arada uyuşturucu alışkanlığı İspanyol gençliği içinde tehlikeli boyutlara ulaşmış bulunuyor. Değişik partilere mensup birçok politikacı, uyuşturucu alım satımı serbest bırakıldığı takdirde kaçakçılığın önleneceğini, toplumdaki alışkanlığın ise daha iyi denetlenip tedavi edilebileceğini öne sürüyorlar.

İspanya Komünist Partisi'nin başı çektiği bir sol partiler koalisyonu olan Izquierda Unida, uyuşturucu ticaretinin yasallaştırılmasını ve devlet eliyle denetlenmesini öneriyor. Başbakan Felipe Gonzalez ve Başbakan Yardımcısı Alfonso Guerra gibi PSOE'nin ağır topları da hiç olmazsa marihuana türü "yumuşak" uyuşturucuların ceza dışı bırakılması görüşünü belirtiyorlarsa da Sosyalist Parti'de henüz konulya ilgili ortak bir karar alınabilmiş değil. Sağ muhalefette de aynı şekilde politikacılar, polemiğin tam ortasında bulunmakla birlikte, kendi görüşleri ile yetiniyorlar.

Ekim '89 kampanyasında, ülkenin seçim kararı öncesine değin "çok çiğnenmiş" sayılan ekonomik ve diğer sosyal sorunlar, fazla prim toplamıyor. Kuşkusuz bir süre sonra yine gündeme gelecekler. Son kamuoyu yoklamalarına göre iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi, 350 milletvekilliğinden en az 176'sını kazanacak. AT üyeleri içinde en çok sayıda partiye sahip olan İspanya'da seçimlere 60 siyasal örgüt ve bağımsızlar katılacak. Bunlardan on ikisi 1986 seçimlerinde parlamentoya girebilmişti.

Komünist ve bölge partilerinin de bu seçimlerde oy kazanmaları bekleniyor. İspanya, federal olmayan 19 ulusal özerklik bölgesine dayalı; çoğulcu parlamenter sistemle yönetilen bir krallık.

[Fotoğraf altyazısı: Felipe Gonzalez — Marihuananın ceza dışı bırakılmasını istiyor.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1