Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1989

Carmen soyunuyor, ama politikaya...

Cumhuriyet · 1 Ekim 1989

MADRİD — Carmen Romero, bizim bildiğimiz başbakan hanımlarından değil. Hafif olmadığı kuşkusuz, ama ağırbaşlı takımından da oynamadığı da kesin. Ancak çok kültürlü, çok süzme, çok güzel kadınların cesaret edebileceği şeyler yapıyor Carmen Romero. Dumbır dımbır gitar çalıyor. Şıkır şıkır flamenko oynuyor. Siyah saçlarını, kırmızı farbalalı omuzlarına döküp de gözlerini süzе süzе topuk vurduğunda, 43 yaşında ve bir içim su Carmen Romero.

İspanya'da kadınlar, kocalarının soyadlarını almıyor. Dolayısı ile Carmen Romero da Gonzalez adını taşımıyor. Ama bugüne değin "İspanya Başbakanı Felipe Gonzalez'in karısı Carmen Romero" idi. Oysa bu tanım, pek yakında "Carmen Romero'nun kocası Felipe Gonzalez" türünden radikal bir değişime uğrayabilir. Çünkü Carmen, önümüzdeki 29 ekim genel seçimlerinde Sosyalist Parti'den milletvekili adayı. Moncloa Başbakanlık Sarayı'nın gül bahçelerinde dolaşmaktan canı sıkılan bu eski "68'li", sonunda siyasal arenaya dönmeye karar verdi.

İspanya, ikiye bölünmüş durumda. Koca koca baş yazarlar, ciddi ciddi analizler yapıyorlar: "Carmen'in kararı", "Acaba olmalı mıydı?", "O onu olursa, bi ze n'olur?" vb. Carmen'in milletvekili seçileceği kesin. Üçüncü sırasında yer aldığı PSOE Cadiz listesinin oy tavanını delmesi bekleniyor üstelik. Çünkü İspanyollar, Carmen'e bayılıyorlar.

Bayan Romero, bildiğimiz başbakan hanımlarından değil. Her şeyden önce, istediğini yiyor ve şişmanlamıyor. Hatta çoğu gezilerine katılmıyor bile. Çünkü Carmen Romero çalışıyor. Başbakan karısı olduğu yedi yıldan beri, bir devlet lisesindeki İspanyol Edebiyatı öğretmenliğini, bir gün bile aksatmadığı görülmedi. Çok sert bir öğretmenmiş, hasta da olmazmış üstelik. Dış deplasmanlara yalnız gitmek zorunda kalan Gonzalez'e, yabancı diplomatlar "görev dulu" diyorlarmış. Ama Carmen Romero'nun başka marifetleri var. Fransız TV'sinin "Kitap" programına birlikte çıktıklarında, Felipe Gonzalez: "Ben yalnız Red Kit okurum" demedi. "Okuduğum kitapları karım seçer" dedi. Yine karısının önerdiği üç çağdaş İspanyol yazarını da kendileriyle birlikte aynı programa davet ettirmişlerdi.

Karıma karışmam

Felipe Gonzalez de bildiğimiz başbakanlardan değil. Karısının milletvekili adaylığı konusunda şunları söyledi: "Carmen'in kararı üzücü bir polemiğe yol açacak, biliyorum. Ama her İspanyolun sahip olduğu demokratik hakkını kullanmıştır, saygıyla karşılıyorum."

Carmen Romero, kocasından eski bir Sosyalist İşçi Partisi üyesi. 1968 yılından beri cerbezeli bir militan. Ayrıca, yakın zamanda PSOE ile palaman koparan Sosyalist İşçi Konfederasyonu'nda (UGT) Komite Başkanlığı yapmış, deneyimli bir sendikacı. Felipe Gonzalez'in başbakan seçilmesiyle aktif politikadan çekilip, kendi isteğiyle ikinci plana geçmiş. "Feminist kotalar" yüzünden, yeniden geri geliyor.

1988 Ocak ayında yapılan 31. PSOE kongresinde, parti organlarında en az %25 oranında kadın üyelerin görev alması zorunluluğu getirildi. Hızlı bir feminist olan Carmen Romero ve arkadaşları, kongreden bu kararı söke söke çıkarttıkları gibi, %25 oranını da yeterli bulmuyorlardı.

Kadın kotası

Oysa, söz konusu kuralın ilk kez uygulanacağı 29 ekim genel seçimleri için milletvekili aday listelerini hazırlayan PSOE komiteleri, milletvekili olmak isteyen kadın aday bulmakta zorluk çekiyorlar. Bu arada bir çok il, kotayı başlarına saran Carmen Romero'ya da "buyrun meydane!" derler. %25 oranını bile az bulan kahramanımız, hık mık etmek hakkına sahip değildi.

Söz konusu feminist kota, komünist partiler koalisyonu Birleşik Sol IU saflarında, %30 olarak belirlendi. Ama onlar komünist hanım bulmakta güçlük çekmiyorlar. Sağ partiler ise "Bu iş kotayla mı olurmuş?" türünden "cık, cık" sesleri çıkartıyorlar. Ne var ki İspanya'da feminizm gündemin ilk sırasında ve kadın öğesini atlayarak puan toplamak olanaksız. "Ayıp ayıp" ünlemleri arasında, bütün tutucu partiler alelacele birer hanım başkan yardımcısı edinmekle kalmayıp, "Bak bende kota kadar kadın var" ya da "Kotadan çok miktarda kadın adayımız gelmiştir" gibi ilanlar eşliğinde listelerine hanım milletvekili adaylarını doldurmaya başladılar.

Umut Carmen'de

İspanyol sosyalistleri Carmen Romero'dan çok şeyler bekliyor. Direksiyonu sağa kıran partiyi doğru yola çağırması, eski sendikacı olarak UGT ile PSOE'nin arasında arabuluculuk yapması, liberalleşen kocasını meclis kürsüsünden haşlaması, bu beklentilerin birkaçı.

Carmen adının anlamı, "lal" rengi demek. Geçmişte, Carmen'in karanfili kocasınınkinden daha kızılmış. Sözünü kulaktan sakınmayan bir militan olarak ün yapmış. Partiyi kıyasıya eleştirmek için kürsüye çıktığını söyleyenlerin sayısı az değil.

Kiminin içinde de kıpır kıpır bir kuşku: "Başımıza yeni bir Eva Peron mu yaratıyoruz?" diye.

Carmen Romero'nun klası var. Eva Peron tarımını, halkın sevgisini odaklaştırması açısından kullanıyorlar, yapısal bir benzerlik olduğu için değil. Göreceğiz bakalım, kimin neye benzediğini.

[Fotoğraf altyazısı: İşte Carmen- Gonzalez'in karısı Carmen Romero Sosyalist Partiden milletvekili adayı oldu.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1Gazete kupürü 2