İspanya'da halk seçimden bıktı
Cumhuriyet · 10 Ekim 1989
MADRİD — 29 ekim İspanya genel seçimleri için öngörülen resmi propaganda dönemi bugün başlıyor. 18 gün sürecek olan radyo ve TV konuşmaları ve toplantılarla İspanyol demokrasi tarihi en kısa seçim kampanyasını tamamlayacak. Seçmenler arasında yapılan bir kamuoyu yoklaması, İspanyolların "kısa seçim kampanyası"ndan yana olduklarını ve aşırı propagandadan sıkıldıklarını ortaya koydu.
Seçmenlerin yüzde 40'ı, 18 günlük kampanya süresini yeterli bulurken, yüzde 38'i daha da kısa tutulması gerektiğini düşünüyor. Böyle bir tercihin altında, ülkenin kısa sürede çok seçim görmüş olması yatıyor. Yarım yüzyıl boyunca demokrasiye özlem çeken İspanyollar, 1976 yılında halkoyuna sunulan siyasal reformdan bu yana, 4 referandum, 3 belediye, 3 özerk bölge yönetimleri, 2 Avrupa Parlamentosu ve 4 genel seçim olmak üzere toplam 16 kez sandık başına giderek yoksunluk yıllarının acısını çıkardılar.
İspanya, Avrupa Topluluğu içinde en çok siyasal parti sahibi ülke olma rekorunu elinde tutuyor. 29 ekim beşinci İspanya genel seçimlerine 72 siyasal örgütün katılacağı açıklandı. Bu sayı, 1986 seçimleri için 60 dolaylarındaydı. Devlet sosyolojik araştırma merkezinin son yayımladığı kamuoyu araştırmasına göre parlamentoya, bu siyasal kurumlardan ancak 11 ilâ 12'si girebilecek. 27 bin kişi üzerinde yapılan anket sonuçlarına göre, iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi PSOE oyların yüzde 39'unu alarak meclisteki salt çoğunluğu bir kez daha yeniliyor. Hıristiyan Demokrat PP için yüzde 12, liberal CDS için yüzde 7 ve Komünist Koalisyon IU için yüzde 7 oranında oy öngören sosyolojik araştırma merkezinin sonuçları, muhalefet arasında hayal kırıklığına yol açtı.
Oysa muhalefet partileri, söz konusu anket sonuçlarını bugüne değin hükümet dışına taşırmayan Gonzalez kabinesini, "oy düşüşünü saklamakla" suçlayarak amansız bir "açıklama" kampanyası yürütmüşlerdi. Şimdi ise araştırma sonuçlarının çarpıtıldığını ileri sürüyorlar. Sivri diliyle ün yapan PSOE Genel Sekreteri ve Başbakan Yardımcısı Alfonso Guerra, muhalefetin düş yıkımıyla ilgili olarak "Bunlar böyledir. Mutlaka açıklayın dediler, öğrenince bozuldular" diye alay ediyor.
1989 Genel Seçimleri için tüm siyasal parti ve kuruluşlar, toplam 43 milyon dolar harcayacaklar. Devlet sübvansiyonu ise seçim sonrası parlamentoya girebilen partilere dağıtılacak 25 milyon dolarla sınırlı. Yaklaşık % 50'si muhalefet partilerine paylaştırılacak olan bu devlet yardımı, yenikler bir yana, parlamentoya girebilen siyasal kurumların da masraflarının yarısını bile karşılamıyor. Birleşik Sol IU dışındaki partiler; mal varlıkları, yan gelir ve bağışlarla bütçelerini dengeliyorlar. Oysa komünist bir koalisyon olan IU'nun çekici gücü İspanya Komünist Partisi PCE; Avrupa seçimleri için aldığı banka kredilerini ödeyemeyerek genel merkez binasını satmak zorunda kaldı.
