Sivri dilli mizahçı
Cumhuriyet · 21 Ekim 1989
MADRİD — 1989 Nobel Edebiyat Ödülü, İspanya İç Savaşı sonrasının en önemli yazarı olarak tanımlanan 73 yaşındaki Camilo Jose Cela'ya verildi. İspanyol edebiyatına 5. Nobel ödülünü kazandıran Jose Cela, dün saat 13'ü bir dakika geçe haber kendisine iletildiğinde, her zamanki gibi el yazısıyla son romanı üstünde çalışıyordu. Madrid'deki lüks bir otelde kendisini kabul eden İsveç Büyükelçisi, İspanyol yazara Nobel'in veriliş gerekçesini şöyle açıkladı:
"Zengin ve yoğun bir düzyazıyla, provokatör görünümlü insanoğlu çaresizliğini görece bir acımayla yansıttığınız için Nobel ödülü eserinize layık görülmüştür."
Camilo Jose Cela, yapıtlarına yansıyan mizah doğrultusunda son derece esprili, hoşsohbet ve sivri dilli bir yazar, İspanya'nın en çok sevilen ve nefret edilen yazarı olmanın yanı sıra en çok okunan ve en az ödüllendirilen yazar çelişkisini de birlikte taşıyor. Yıllardan beri Nobel'e aday gösterilmesine karşın, İspanya'nın en büyük ödülü sayılan Cervantes ödülünü henüz alamadı. Camilo Jose Cela, dün öğleden sonra Nobel ödülüyle ilgili olarak şunları söyledi:
"Çok onurlandım. Yıllar yılı çalışmamın haklı bir karşılığı olarak görüyorum bunu. Fakat açık konuşmak gerekirse de Nobel'i benim kadar hak eden en az yarım düzine İspanyol ve Latin Amerikalı yazar vardı. Ama kendi favorim, bendim tabii!"
Ödül size mi, yoksa İspanyol diline mi sorusunu: "Elbette bana. Ama İspanyol diline de yarayacak" diye yanıtlayan yazar, diğer Nobel adaylarını pek övmesi üzerine, bir gazetecinin: "Peki para ödülünü paylaşır mısınız?" sorusuna, "Yoo, onu kimseyle paylaşmam" diye karşılık verdi.
Haftada bir gün öğleden sonra İspanyol TV'si birinci kanalında "Tertulias" diye adlandırılan sohbet programlarında gençlerle gevezelik eden ünlü yazar, dün Nobel'i aldıktan sonra iki saat sonra hiçbir şey olmamış gibi söz konusu canlı yayında yerini aldı.
Ama bu kez özel tezahüratla karşılanarak. Her zamanki alçakgönüllü hazırcevaplılığıyla gençlerin bazen abuk sabuk, yüzden fazla sorusunu yanıtlayan Jose Cela, "Nobel yerine Brigitte Bardot ile bir hafta sonu geçirmeye ne dersiniz?" sorusuna: "Hayır" dedi. "Margaret Thatcher'le bir hafta sonumu yeğlerim, daha orijinal olur!"
İspanyol yazınına yarım yüzyıldır 80'den fazla eser veren ve en üretken yazar olma rekorunu elde tutan Cela: "Bana Nobel verdiler diye dünya durmayacak" diyor. Ama İspanya için dünya dünden bu yana dönüşünü hızlandırdı gibi. Jose Cela'nın doğduğu bölge olan Calicya'da dün gece resmi bayram ilan edildi.
PORTRE CAMILO JOSE CELA 73 yaşındaki yazara bir eş, bir de sevgili
Camilo Jose Cela, 1916 yılında Corunya ilinin (Calicya) küçük bir köyü olan Iria-Flavia'da doğdu. Babası İspanyol, annesi İngilizdi. Öğrenci, memur, torero, asker, sinema oyuncusu, ressam ve yazar oldu. 1942 yılında yayımlanan ilk kitabı ve romanı "Pascual Duarte'nin Ailesi", iç savaş sonrası İspanyol edebiyatının dönüm noktası sayılır. Söz konusu yapıt yirmiden fazla dile çevrilmiş olup, yazarı kesinlikle inkâr etse de İspanyol yazınında "Tremendizmo" adı verilen "dehşetçilik" (karamizah) akımının öncüsü olarak nitelenmektedir. 1984 yılında Ulusal Edebiyat Ödülü'nü, 87 yılında Asturias Prenslik Ödülü'nü aldı. Fakat hiçbir özel ödül ve en önemlisi "Cervantes" alamadı. En önemli kitapları arasında ilk romanı "Pascual Duarte'nin Ailesi"nden başka 1952 yılında Buenos Aires'te yayımlanan ve Franco döneminin acı bir tablosu olan "Petek" (La Colmeno), "İki Ölü İçin Mazurka", "San Camilo 1936", "Mrs. Caldwell", sayılabilir. Camilo Jose Cela'nın basılan son kitabı bir makaleler dizisi olup, "Cristo, Versus, Arizona" adını taşıyor.
Nobel ödüllü yazar, "resmi tarihçisi" olan oğlu ve sekreterliğini yapan karısıyla Palma de Mallorca ile Madrid arasında yaşıyor. Kendisinden 43 yaş genç bir sevgilisi var ve dün Madrid'de gazetecilere onunla poz verdi. 10 aralıkta Nobel ödülünü almaya Stockholm'e gittiğinde, karısını mı, yoksa sevgilisini mi götüreceği İspanya'nın ciddi basın organlarında bile tartışılan, günün konusu.
Camilo J. Cela, Palma de Mallorca'da "Papeles de Son Armadans" (Son Armadans'ın kâğıtları) adlı bir dergi çıkarıyor. Söz konusu yayın, İspanyol yazınında tekil bir yere sahip ve Picasso'nun şiirlerini basmak gibi ilginç işlevler yerine getirmiş.
Kimi zaman yenilikçi, kimi zaman klasik, ama her zaman orijinal bir yazar olarak nitelenen Camilo Jose Cela, ilk romanını reddedip, kendisine meslek değiştirmesini öğütleyen yayınevi sahibi için bugün: "Ben değil, o yanlış meslek seçmişti" diyor. Dün Madrid'deki evinde, Zarzuela Kraliyet ve Moncloa hükümet sarayından gelen tebrik telefonları arasında, Nobel sevincini "kedisiyle" paylaşamadığı için üzgündü. Bitmez tükenmez röportajlar sırasında, "Nobel almam, hınzırın umurunda değil" dedi. "Çok güzel bir kedi, ama pek kültürsüz!"
[Fotoğraf altyazısı: İspanyol yazar Jose Cela 1983 yılında İsrail'de Ağlama Duvarı önünde.]
