İspanyol sağının parolası: Palavra
Cumhuriyet · 22 Ekim 1989
MADRİD — Bugünlerde seçim transına giren İspanya sokaklarında dolaşan bir Türk için duvarlara bakıp kahkahayı basmamak olanaksız. Koskoca bir afiş. Üstünde yağız bir genç adam fotoğrafı, sahibinin imzası ve tek bir sözcük var: PALAVRA!
Felipe Gonzalez'in en yakın rakibi ve İspanyol sağının başbakan adayı Jose Maria Aznar'ın seçim sloganı olan ''Palavra!'', Türkçemize İspanyolca'dan geçmiş bir sözcük. Beş yüz yıl önce İspanya'dan Osmanlı İmparatorluğu'na göç eden Museviler, böyle epeyce sözcük katmışlar dilimize: Bavul, papel, kambiyo, takoz, masa, bunlardan birkaçı.
Palavra (ya da Palabra), İspanyolcada söz demek aslında. Türkçeye katıldıktan sonra değişik bir evrim geçirip bildiğimiz anlamı kazanmış. ''PALAVRA!'' sloganıyla başbakan adayı Aznar, İspanyol halkına uzun uzun anlattığı programındaki sözleri tutacağını anımsatıyor aslında.
İspanyolların yakışıklı politikacılara pek meraklı olduğuna daha önce de değişmiştik. Jose Maria Aznar, sağ kanadın bu denklemde Felipe Gonzalez'e attığı son çalım. Gerçekten de oldukça genç ve hoş oluşunun dışında, başarılı ve dürüst tanınan bir politikacı.
Henüz eski kurt Felipe'nin sivri kulaklarını geçemese bile, sosyalist başbakanın ezeli rakibi Adolfo Suarez'i yerinden ederek halkın gönlündeki ''başbakanlığa uygunluk'' sıralamasında iki numaraya yükseliverdi. Hem de piyasaya çıktıktan çok kısa bir süre sonra. Bu seçimlerde değilse dört yıl sonra Gonzalez'i koltuğunda epeyce tedirgin edeceği kesin. ''Palavra'' başbakan adayı Aznar, İspanyol sağını temsil eden ana muhalefet partisi Partido Popular'ın tek yeniliği değil.
Tıknefes Başkanı Manuel Fraga'nın (yarı) ölü toprağını üstünden silkelemek isteyen parti, piyasaya kara yağız bir veliaht sürmekle yetinmeyip, milletvekili adaylarına da birer ''seçim kılavuzu'' dağıtmış. Politikacılara bir dizi ''şirinlik'' reçetesi öneren bu değerli cep rehberi, bir süre PP adayları arasında top secret dolaştıktan sonra, tahmin edileceği gibi hınzır gazetecilerin eline geçti.
''Dört kadınla evlilikte gusül abdesti nasıl alınır?'' türünden sorulara ulvi yanıtlar arayan yayınlara pek benzeyen seçim kılavuzunda, ikinci tekil şahıs kullanılıyor ve milletvekili adaylarına verilen bir birinden ilginç öğütler şöyle başlamakta:
''Bu kitabı dikkatle ve sindire sindire oku. İçinde söylenenleri uzun uzun düşün. Ancak ondan sonra harekete geç. Kampanya sırasında, yanında mutlaka sana sadık ve yanlışlarını çekinmeden söyleyen bir Cırcır Pepito bulundur! Cırcır Pepito'nun altını çizdiği hataları hemen düzelt. Düzeltmeye zaman yoksa, derhal unut! Pişmanlık yarar sağlamaz ve zaman kaybettirir.''
Cırcır Pepito, bildiğiniz gibi ünlü çocuk masalı Pinokyo'da, küçük tahta kuklaya, doğru yolu göstermeye çalışan ağustos böceğinin adı. Kılavuzu hazırlayanlar çaktırmadan dalga mı geçtiler bilinmez, ama dostu Cırcır Pepito olan politikacının yalan söyledikçe burnu uzayan, üstelik 'kukla' Pinokya çağrıştırmasından nasibini aldığı kesin!
Okuyanlar da uyanmamış olacak ki politika kılavuzuna rağbet müthiş. Zaten Pinokyo benzetmesi dahil, Partido Popular'ın kitapçığı baştan aşağı doğru bilgilerle dolu. İşte size bir başka örnek: ''Seçim kampanyasının en can alıcı mizanseni söylev zamanıdır. Sahnede ve oyuncu olduğunu unutma! Amacın seyirciye ağzına baktırmak, gazetecilerle sıcak bağlar kurmak, bunu sakın gözden yitirme. Söylevine yer yer keskin tümceler serpiştir. Amigoların, bu tümcelerden hareket ederek alkışları başlatabilirler.''
Milletvekili adaylarına halkın arasına karışıp dertlerini not alır 'gibi' yapmaktan, dinler gibi görünüp başka şey düşünme yöntemlerine değin, 'sanatın' her türlü inceliğini öğreten Pinokyo kılavuzu, başlıbaşına bir mizah başyapıtı.
Bu siyasal alfabenin 'mastır'ını yapan ülkemizde, bizim bütün politikacılar bunların yanında ''ordinaryüs'' sayılır. Kitapta, milletvekili adaylarına verilen giyim kuşam öğüdü, bunun en açık kanıtı: ''Giysilerini koyu renklerden seç'' deniyor politikacıya. ''Tereddüt edersen, maviye ağırlık ver!''
[Fotoğraf altyazısı: Jose Maria Aznar — İspanyol artık fizik puanlar da önem taşıyor.]

