Madrid'de AT kaygısı
Cumhuriyet · 11 Aralık 1989
MADRID — Doğu Bloku olarak nitelenen Avrupa ülkelerinin Batı Avrupa'daki demokratik değerlere dev adımlarla yaklaşması ilk günlerde Ispanya'da da sevinç alkışlarıyla karşılandı. Ama birbirini izleyen sürpriz değişimlerin turfanda coşkusu, Ispanyol devlet adamları arasında yerini derin bir kaygıya bırakmakta gecikmedi. Felipe Gonzalez hükümeti, Avrupa Topluluğu'na tam üye olduğundan beri Ispanya'nın önemini arttırarak yürüyen topluluk içi ilişkilerin, şimdi ülkenin aleyhine sonuçlanacak bir yörüngeye girmesinden korkuluyor. Ve bu korkusunu, üstü kapalı diplomatik tümceler yerine doğrudan ve açıkça ifade ediyor. Ispanya'nın sorunu, aslında biraz da bütün Akdeniz ülkelerinin ortak endişesi. Doğu Almanya, Batı Almanya ile birleşirse; Polonya, Çekoslovakya, Bulgaristan ve Macaristan devreye girerse, Avrupa Topluluğu'nun çekim merkezi; dev Almanya önderliğinde ister istemez Akdeniz'e oranla daha kuzey ve daha doğuya kayacak. Ve Ispanya, topluluğun "kenar mahallesi" kalacak. Portekiz ve Yunanistan için aynı tehlike daha da büyük. "Kenar mahalle" kalmak deyimi, AT yatırım ve yardımlarının uzağına düşmek anlamında kullanılmakta.
Bugün için AT üyeleri arasındaki göreceli yoksulları, göreceli zenginlere yaklaştırmayı, bu iki grup arasındaki ekonomik düzey farkını azaltmayı amaçlayan topluluk yardımlarından en çok üç ülke yararlanıyor: Ispanya, Portekiz ve Yunanistan. AT'nin fonlarını başka bir odağa yöneltmesi halinde ilk zarara uğrayacak olan bu üç ülke içinde en iyi durumda olan Ispanya. (Örneğin Türkiye'nin girişi söz konusu olsa, Ispanya için yine aynı tehlike var.) Demokratikleşme sürecine giren ve AT'nin kapısını çalmak için birbirini çiğneyen Doğu Avrupa ülkeleri arasında Ispanya'nın kişi başına düşen, gayri safi ulusal hasılasını aşan bir tek Demokratik Almanya var. Diğerlerinin hepsi Ispanya'nın altında. Bunlar, Avrupa Topluluğu'ndan ekonomik destek ve karşılıklı ciddi bir ekonomik rekabetle karşı karşıya kalacak.
Geçen hafta Strasbourg'da gerçekleşen AT devlet başkanları ve bakanlar kurulu toplantısına, Ispanya Başbakanı Felipe Gonzalez ile Dışişleri Bakanı Fernandes Ordonez, söz konusu kuşku ve itirazları içeren kalın bir dosyayla katıldılar. Ispanya, bu denklemde Yunanistan ve Portekiz'in avukatlığına da soyunmuş bulunuyor. Örneğin Ispanyol Devlet Sekreteri (Devlet Başkanı karşılığı) Pedro Solbes, konuyla ilgili olarak basına şöyle bir açıklamada bulundu:
"Kişi başına düşen gelirleri düşük diye endüstri alanında kendilerinden kat be kat gelişmiş SSCB, Polonya ya da Çekoslovakya'ya yardım diye Lizbon (Portekiz) ve Atina yönetimlerine haydi ceplerinizi boşaltın denemez!"
Görüldüğü gibi Ispanya, AT'nin Doğu Avrupa'ya destek vermesine çok temkinli bir yaklaşım içerisinde. Hayır demiyor; Gonzalez yeni gittiği Macaristan'a bizzat ekonomik yardım sözü verdi, ama bu yardımların Akdeniz ülkeleri "pahasına" olmasına karşı.
