Casuslar işsiz kaldı
Cumhuriyet · 21 Ocak 1990
MADRID - Doğu-Batı yakınlaşması, kocaman bir kokteyl termosunun içinde "Ben Batman!" diyen Batman'larla dev buzulları bir araya koyup şangır şungur çalıyor. Kendisine "Titanların Titanı" dedirten Çavuşesku, Titanic'e parmak sokacak, rekor bir sürede battı. Bu fena halde batan Doğu Avrupa patentli "Batman'lar" arasında, şimdilik kuyruğu dik tutan bir Arnavutluk var, "Arnavut damarı tutmak" diye buna denmez de neye denir?
Yalnız bazı kurumlar, kendilerini yaratan nedenlerin ortadan kalkmasıyla birlikte buhar olup uçamıyorlar elbet. Aslında yer yerinde sabit bir hayranlık denir. "O mikrofonlarının tek tek söktüm" diye haber göndermiş. Polonyalılar, hiç bozuntuya vermeden şöyle bir yanıt iletmişler: "Söktüğünüz mikrofonlar devlet malıdır, geri vermenizi rica..." Ama ne yazık ki son gelişmeler kendilerini tıraşlı kafada bit gibi açıkta bıraktı.
Balayı yaşayan karşıt sistemlerin, soğuk savaş zamanında yarattıkları dev gizli servis örgütlerinin başka bir büyükelçilikte kullanacaklarını El Pais Gazetesi, "Herhalde başka bir büyükelçilikte kullanacaklardı" diye bir yorum yapıyor. İspanyol CESID, geçmişteki bu birliktelikten başka, Polonya'ya gizli servis ihracında işi kendisinden söz ettiğimizi, herhalde tahmin ettiniz. Bu bir zamanların eli kolu pek uzun ve burnundan kıl aldırmayan "karanlık prensleri" kimlik komplosuna kapıldılar. Hâlâ bir işe yaradıklarını göstermek için kimi kez pek gülünç duruma düşüyorlar. İspanyol Gizli Servisi CESID, bunlardan biri. Bir diğeri de Polonez meslektaşları, Polonya İstihbarat Örgütü SB.
İspanya El Pais Gazetesi'nin ileri sürdüğüne göre CESID, yani İspanyol İstihbarat Servisi, hizmetlerini ve iş bilgisini Polonyalı SB'ye satmayı kafaya koymuş. Eski düşman yeni dost meslektaşlarının "perestroyka" (yeniden yapılanma) çorbasında bir tutamcık da İspanyol ruzu bulunsun istiyorlarmış. Bu cömertliğin gerisinde ise "Büyük Ağabey"leri KGB'den zamanında öğrendikleri altın cevheri gibi bir ders yatıyormuş. Ağabey KGB, "Casusluk öğrencileri, öğrendiklerini eninde sonunda getirir, öğretmenlerine teslim ederler." dermiş hep. Bu kurala göre, Polonyalı istihbarat servisini yeniden örgütlemeye soyunan İspanyol CESID, ileride eski öğrencisinden en azından hatır saygısı bekliyor.
İspanyol CESID'in Polonya'daki gizli servis pazarına hizmet ihracına kalkışması boşuna değil. Rakip firmalarla yarışma durumunda azımsanmayacak referansları var. Üstelik bir ara Polonyalılarla birlikte bile çalışmışlar: 1979 yılında Polonya içişlerine bağlı istihbarat servisi SB, […] teknik açıdan kusursuz donatımları olduğunu vurgulamakta. Diğer Batı Avrupa'lı rakip "şirket"ler ise, İspanyolların teknik açıdan gerçekten çok iyi olduklarını kabul ediyor, ama "Beyin yok" diyorlar. Som ağızlılar.
Bu minik öykü, iki orta halli gizli servisin maceraları. Bir de KGB ve CIA yakınlaşması var ki, daha da şenlik. Geçen yıl haziran ayında centilmenlik anlaşması yapan iki dev casus örgütü, gelecekteki işbirliği ve yardımlaşmalarını terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığı alanlarından başka, "İnsan haklarının korunması amacına" adamışlar. Güler misiniz, ağlar mısınız? Sanki yarım yüzyıldır insanları sürek avı gibi izleyen, işkence eden, hükümetler deviren, sokak köşelerinde karanlık "temizlik" yapan onlar değildi.
İşsizlik kötü şey. CIA'nın kovalayacağı komünist, KGB'nin ezeceği rejim düşmanı bitince, kabuksuz kaplumbağaya döndüler. Şimdi bir süre, evinin bahçesinde gül yetiştiren emekli cellatlar gibi "insan hakları" ile falan uğraştılar diyelim. Ama kırk yıllık yılanın solucan olamayacağını biliyoruz.

