Güler yüzlü komünizm
Cumhuriyet · 25 Şubat 1990
MADRİD — Antonio, bütün İspanyollar gibi iki soyadı taşıyor. Babadan yana Gutierrez, anadan yana Vegara. Ama İspanya'da bile babalık daha önemli sayıldığı için, ilk soyadı Gutierrez ile anılıyor kahramanımız Antonio Gutierrez Vegara. Öyle hafif kambur durduğuna bakmayın; kendisi 1.80'i geçkin olup tüm patronların bir karış tepesinden bakar. Biliyorum, inanılası değil, kazık kadar adam ve de 39'uncu baharını geride bırakmışlığına karşılık, burulacak bir pos bıyık sahibi bile olamamış. Ama geçen 1 Mayıs şenliklerinde gösterdi (Bazı ülkelerde 1 Mayıs kansız şenliklerle kutlanır), harika dans ediyor! Başka marifetleri de var tabii: Örneğin sağ elinin işaret parmağıyla orta parmağını, "İleri!" diye şıklattığı zaman, iki milyon işçiyi peşine takip yürüttüğünü gördük. İşçileri yürütmek bir şey değil, İspanya'yı durdurdu tam yirmidört saat. Çünkü Antonio Gutierrez Vegara'nın mesleği "profesyonel komünistlik". Yani komünist olduğu yetmiyormuş gibi, bir de sendikacılık yapıyor. Üniversite öğrencisi tavırlı bu genç adam, Gonzalez hükümetinin altını oydu, erken seçime götürdü. Sosyalist Parti'den koparttığı bir buçuk milyon oyu komünist koalisyon Birleşik Sol saflarına akıtıp partisini siyasal güç çizelgesinde üçüncü sıraya yükseltti. Geçen yıl bu demlerde afir tafir dolaşıp "Ben bu işçi isteklerini kabul etmem!" diyen sosyalist hükümet ise şimdi önüne ne gelirse şıkır şıkır imzalıyor. Emeklilikleri arttırılan yaşlılar, sosyal yardım bağlanan güçsüz ve işsizler, ücretleri artan memurlarla işçiler, bunu büyük ölçüde Komünist İşçi Sendikaları Konfederasyonu İşçi Komisyonları (CC.OO.) ve bu örgütün Genel Sekreteri Antonio Gutierrez'e borçlular. Aslında CC.OO., ülkenin birinci değil, ikinci büyük sendikası. Ama geçen yıl işçi öylesine kızgın, öylesine kırgındı ki sosyalist hükümete, ülkenin en büyük emekçi örgütü ve Sosyalist Parti organı UGT, üyelerinin istifayı basıp Antonio'nun saflarına katılması tehlikesine karşı partiyle bağlarını koparttıp komünistlerle el ele sokağa indi. Ve tarihin en geniş kapsamlı genel grevi, geçen yıl İspanya'da komünist ve sosyalist beş milyon işçinin katılımıyla böyle yaşandı. Zaten komünist Antonio Gutierrez ile sosyalist Nicolaz Redondo'nun arasından su sızmıyor. Sosyalist Redondo, Antonio'nun yanına geçmediği takdirde bu genç komünist ekibin tüm sosyalist sendikayı götüreceğini görecek kadar deneyimli bir "kurt".
Antonio Gutierrez, sesini hiç yükseltmez. "İşçi gardaşlarım, ganırta ganırta alacağız!" türünde mangal söylevleri çektiğini hiç görmedik. Masa da yumruklamaz üstelik. Ama ağzından bal akmasa gerek; çünkü hükümet ya da işverenlerle kapalı kapılar ardında görülen hesaplardan Gonzalez dahil tüm rakipleri, alı al, moru mendil çıktılar. O ise, "Ben" diyor, "her şeyin üstünde tarafsızlığı tutarım. Karşımdakinden nefret etsem de, ona tapsam da davranışım hep aynıdır."
Yoksul bir büyükbabanın, belki yaşamaz diye doğumundan bir yıl sonra nüfusa geçirdiği bu öksüz ve yetim köylü çocuğunun tek "hamasi" övüncü, hanım evladı görünüşüne karşın, ellerinde taşıdığı yara izleri ve nasırlar. Antonio'nun elleri ağır işçi elleri. Ve o eller bir yılda İspanya'da pekçok şeyi değiştirdi. "Demokraside" diyor; "Salt çoğunluklar, mutlak çoğunluklar vardır. Ama mutlak egemenlik yoktur. Oysa İspanya'da, uyuşmazlık ile birlikte hükümet edilemiyor." Antonio Gutierrez, daha neler biliyor neler. "Giysi bile" diyor: "Stratejik değerde olabilir. Pazarlığa oturduğumuz zaman, takım elbise, kravat. Toplusözleşme imzalarken, savaş üniformalarımız!"
Reel sosyalizmle yönetilen ülkeler birer birer havlu atadursun, İspanyol komünistleri 1934'ten bu yana hiç bu denli güçlü ve en önemlisi kendileriyle barışık olmamışlardı. Bunun sırrı, demokrasinin erdemlerini zamanında kabul ve Doğu Bloku'yla ilişkilerini 1968'den bu yana kesmiş olmalarında yatıyor.
Bundan on beş yıl önce, Karaköy'e demirleyen bir Sovyet turist gemisini seyrediyorduk. Güvertede beyaz şortlu bir Rus kızı, uzun sarı saçlarını dalgalandırarak korkuluğa yaslanmıştı. Yanımdaki erkek arkadaşım, "Ah be" dedi Rus kızına bakarak: "Gel de komünist olma!"
O zamanlar gülünç bulduğum bu ideolojik tercih biçimi, bugün düşünüyorum da belki o kadar kötü değildi. Karanlık suratlı, pis kokulu (erkek dediğin kokar gardaş!) pos bıyıklıların peşinde varılan yer belli oldu... Aydınlık yüzlü insanların yüreği de daha aydınlık oluyordur belki? İdeolojik seçimlerini estetik koşullara bağlamak eğiliminde olanlar için hemen belirtelim: Antonio Gutierrez'in sağ kolu, yani İşçi Komisyonları'nın ikinci adamı, daha genç, daha uzun ve daha yakışıklı. Ama kulunuz; sevdiği kadın istedi diye sakal bırakıp aşk şiirleri yazdığını itiraf eden İspanya Komünist Partisi Genel Sekreteri, orta yaşlı ve kır saçlı Julio Anguita'yı daha çekici bulmakta.
Bu yazı pekçok kişinin ve özellikle erkeklerin sinirine dokunacak, biliyorum. Yalnızca erkekler kadın güzelliğinden söz etmelidirler. Biz kiim, ideolojik estetiği asık surat, sert sakal, muşamba parka ve askeri postal çerçevesi dışına çıkarmak kiim?
Haddimizi bilmeyelim lütfen.


