Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1990

Isabel'in aşk kafesi

Cumhuriyet · 11 Mart 1990

MADRID — Zor kadın olmak, çok zor. Hele mesleği kadın olmak, içler acısı bir durum. Önce fotoğraflar başlar yaşlanmaya. İnsan gözüne çarpmayan yorgunlukları, bakışın sönen ışığını, derinin kendini bırakışını, duygusuz objektifler birer kuyumcu beceriliğiyle yakalayıp yansıtırlar. Mesleği kadınlık olanların, tarihleri imparatorluklar gibidir. Doğuş, yükseliş ve çöküşleri vardır onların da. Üçüncü basamak, hepsinden uzun ve çileli.

Çok ünlü "sinema star"dır; "Artık genç kadın rollerine de çıkmasın canım!" derler bir gün. Sevişme sahnelerinde, oradan buradan pırtlayan pörsük taşkınlıkları saklamaktan yoruluverir yüzünde: "Mini etek de yaşımıyor artık!" olur. Yataktan kalkınca bir sabah, yüzünü kimseye göstermeden makyajını takmak gerekir.

Kısacası "kadınlık mesleği" kapısında ekmek yiyenlerin üstüne zamanla kapanan bir tuzak. Avlar gönüllü ve yüzyıllardır sayısı hiç azalmadı. İspanya'da bu mesleğin yüksek mühendisleri vardır. Hatta Türkiye'de ordinaryüs sandığım bazı uzmanların çırak bile çıkamayacaklarını burayı görünce anlamış bulunuyorum.

Isabel Pantoja adlı İspanyol arabesk şarkıcısı, sözünü ettiğimiz türün en acıklı virtüözlerinden biridir. Kocası Paquirri, bir zamanlar, ilkokul eğitimini yeterli bulmuş tüm İberik ahalisinin sevgilisi bir boğa güreşçisiydi. Aslında sevgilisi demek yanlış olur, bu iş de çok karışık çünkü. Binlerce kişi toplanıyor ve görünüşte boğanın ölümünü seyrederken, çok içlerinden de, "Belki bugün torero'un si-nirri için de böyle oldu" ve binlerce boğayı chorizo (sucuk) fabrikalarına gönderen ünlü güreşçiyi, boğanın biri seyircilerin asıl isteği doğrultusunda kasaplar cenazesine yollayıverdi. […]

Paquirri çok yakışıklı bir adamdı, kanısı Isabel de çok güzel bir kadın. Bilinçaltından ölümünü istemiş olmanın vicdan azabıyla İspanyollar, Paquirri'ye çok ağladılar ve "yıkıcı" sevgilerini güzel duluna yöneltti-ler. Isabel çok gençti, kurulan tuzağı göremedi. Çok güzel şarkı söylerdi. Kocasına yaktığı arabesk ağıtları, "meslek" kurnazlığıyla paraya çevirmek istedi. Paquirri'den olma oğlunu yerleştirdiği localara doğru hıçkırarak ölen sevgilisine sadakat yeminleri etti, milyoner oldu.

Bugün Paquirri öleli on yıla yaklaşıyor. İspanya'nın en görkemli dulunu ise kimse yaklaşamıyor. Yaktığı arabesk ağıtların, içindeki tek mesleği "kadınlık". Şarkıcı falan bile değil. Görülmemiş bir güzelliği de yok. Ama erkekler tarafından paylaşılamıyor. Önce Julio Iglesias'la evliydi, onu bıraktı bir aristokrata vardı. Onu da bıraktı, sosyalistlerin ilk maliye bakanını ayarttı. Hükümet krizi sonucunda adam karısını ve bakan koltuğunu bırakıp Isabel'in oldu. Şimdi ondan da ayrılma zamanı yaklaşıyor. Toplam üç kocadan beş çocukla Isabel'e, zengin kocaları milyonlarca nafaka vermek için yanışıyor, ah yeniden bize dönse diye umuyorlar. Ancak bu arada ikinci Isabel de kırka merdiven dayadı. Biraz gadı hafif sarkıklık durumları başgösterdi. Haydi bir iki koca daha idare eder diyelim. Sonra ne olacak Isabel? Multimilyonlara mal olan şöminesinin karşısında, albümleri karıştıracak herhalde.

Peki bana ya da size ne bütün bunlardan? Bu saçmalıklarla niye uğraşıyorum? Çünkü hiç de aptal olmayan kadınların, zaman dalgalarına karşı kumdan kaleler yapmalarını bir türlü çözemiyordum. Artık anladım:

İspanya'nın son dönem en iyi ozanlarından Gabriel Celaya, içinde bulunduğu mali güçlükler nedeniyle bir hastane odasında usulca ölmeye yatmış. Alfonso Grosso adlı yazar da, aynı günlerde, aynı nedenlerle intihar etmeye kalkıştı. Onların mesleği "erkeklik", güzellikleri geçici değildi. Kabıcılığa oynamışlardı aksine. Ama kumdan kaleler bile, kâğıt kulelerden daha iyi besliyor sahiplerini. Aynı dramı, adları değiştirerek Türkiye için de yazabilirsiniz.

[Fotoğraf altyazısı: EFSANE İLE EVLİ — Francisco Rivera "Paquirri" İspanya'da artık halılara işlenen bir efsane kahramanı. Dul karısı güzel Isabel Pantoja ise kocasına adanmış arabesk aşk şarkıları ile İspanya'nın gözdeleri arasına girdi. Isabel şimdi 40'ına merdiven dayarken trajik bir yalnızlığı yaşıyor.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1Gazete kupürü 2Gazete kupürü 3