Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1990

Ole Live Sex

Cumhuriyet · 18 Mart 1990

MADRİD — Bilirsiniz bütün "muzır" düşünceler, okuyan insanların kafasından çıkar. İspanyol basını aylardır dümbelek çalıyor: "Ve sonunda güzel Madrid'imizde, Avrupa ayarında bir canlı cinsel gösteri merkezi açıldı! Live Sex Show Center!" Gelin de merak etmeyin. Gazetelere bakıyorum, El Pais, Tiempo falan.

Gidip görüp anlatan muhabirlerin de hepsi ve herhalde özellikle kadın. Aa, dedim kendi kendime, bizim bıyıklı Türklerin Batılı hatunları sinekler gibi avladıkları böyle evrensel bir yarış alanında, İspanyol bayanlardan daha az gazeteci olamam!

Madrid'i çok sevmemin bir nedeni, bu kentte cehenneme bile gidebileceğim arkadaşlarımın yaşaması. "İllaki beni bu merkeze götürün", diye tutturdum.

Doğrusu çok ısrar etmeme gerek kalmadı ve beş kafadar, bir Madrid gece yarısından sonra, meyvalı dondurma külahı gibi rengârenk bir "süpermarkette" bulduk kendimizi. İlk bakışta içerisi, temizlik, modernlik ve plastiklikten yana bir seks merkezinden çok Kaptan Kirk'ün uzay gemisini andırıyordu. Bin metrekareyi aşkın bir alanı birbirini gören üç kata ayırmışlardı.

Alt katta yan yana dizili ve pembe kapılı kabinler, orta katta sıradan bir bar, üst katta ise pazarlanan cinselliğin "kırtasiye" bölümü vardı. Kitaplar, anahtarlıklar, oyuncaklar, her iki cinsten şişme bebekler... İyi ki vardı bu kırtasiye bölümü. Yoksa nerede olduğumuzu unutabilirdik!

Kitap sevgimiz burada da ağır bastı ve en çok, işlenen "konuya" açıklık ve derinlik kazandıran yayımlarla pek eğlendik. Bu arada erotik endüstrinin son buluşu, yenilebilir iç çamaşırlarının da çok ilgi çekici olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

Canlı Cinsel Gösteri Merkezi'nde bizden başka çiftler, hatta yalnız ve "normal" kadınlar vardı. Hepsi sakin sakin dolaşıyor, kabinlere girip çıkıyor, barda kahve içiyor. İki hanım, kapıyı kapatıp gösterilen bölmeye 500 peseta attık.

Önümüzde bir ekran açıldı. Ekran aslında otomatik bir pencereydi ve iki dakika süreyle, ortada dönen bir platoya açılıyordu. Platonun üstünde ikisi de esmer güzeli bir Adem'le Havva vardı ve cenetten atılmalarına neden olan günahı işliyorlardı. Ancak, biz seyircileri sahnedekilerden ayıran cam, görüntüyü kesmiyordu. Yani biz Adem'i, Havva'yı ve daire biçiminde sahne çevresine dizili diğer kabinlerdeki öteki müşterileri seyrederken; onlar da bizi görebiliyorlardı.

Kabinelerden birinde orta yaşlı, ciddi görünüşlü iki ev hanımını görünce, Adem'le Havva'nın gülmesi tuttu. Günaha ara vermek zorunda kaldılar. Biz ise günah görmek için para veren diğer müşterilerin gazabını düşünerek terlemeye başlamıştık ki iki dakika bitti ve ekran kapandı. Alı al, moru mendil, dışarı attık kendimizi.

Aslında üç tür gösteri var. Biri bu anlattığımız. Diğeri, porno filmler seyredilen "bireysel" kabinler. Üçüncüsü ise kanlı canlı bir kuzeyli dilberle birlikte, yine "yalnız" olacağınız hücreler. Dilberler; Sandra, Natalia, Veronica gibi birbirinden güzel adlarla, fotoğraflı bir mönüde sergileniyorlar.

Tamam diyorsunuz, ben Natalia'yı istiyorum. Kabine giriyorsunuz, Natalia düğmesine basınca, dilber geliyor. İlk 500 pesetaya konuşuyor sizinle, ikinci 500'e üstünü, üçüncü 500'e altını çıkartıyor; dördüncüye, kapıp koyveriyor kendisini. Ufak bir aksilik var yalnız: Sizi Natalia'dan ses geçiren, ama kurşun geçirmeyen bir cam vitrin ayırıyor.

Natalia, Almanya'nın kuzeyinden geldiğini söyledi. Hamburg mu? diye sorduk, daha kuzeyden, dedi. Bizim için Hamburg'dan yukarısı "buzul" denizi olduğu için, Natalia'nın ilk beş yüz pesetadan "sonrasına" bakmadık. Bana kalırsa gösteri merkezinin sahipleri çok akıllı kişiler. Kuzeyli dilberlere bakmanın, dokunmaktan daha keyifli olduğunu hemen anlamışlar. Aşağıdaki döner platoda da Adem'le Havva'yı, adam gibi İspanyollara oynatıyorlar.

[Fotoğraf altyazısı: Canlı cinsel gösteri merkezinde, cinsellik kırtasiyesi (küçük resim) ve gösteri bir arada.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1Gazete kupürü 2