Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1990

Katalan fatihi prens

Cumhuriyet · 13 Mayıs 1990

MADRİD — "Turkey" deyince, Amerikalının aklına Türkiye'den önce hindi gelir. Ama kültür bizim. Amerikan kültürsüzlüğü de yine bizim olduğu için "Bourbon" deyince birçok Türkün aklından, Amerikan viskisi geçer.

Oysa Bourbon ünlemi, Amerikan iş bitirimciliğinin adını çalmaktan öteye su karıştıramadığı, bir büyük ailenin tescilli markasıdır.

İspanya Kralı Juan Carlos, bir "Bourbon"dur. İspanyolca söylenişiyle "II. Borbon". Yirmi iki yaşındaki oğlu Prens Felipe ise "III. Borbon" olarak tahta geçeceği günlere hazırlanıyor. Ama ne hazırlanmak!

İspanya veliahtının iki metreye yakın boyu, maviş maviş gözleri, kusursuz bir yüzü, hafif kıvırcık ve açık kumral saçları var. Bir beyaz atı eksik altında. C-101 tipi jet pilotluğuyla idare ediyor. Uluslararası yarışmalarda İspanya'yı temsil eden ekibe katılacak kadar da iyi bir yelkenci.

Prens Felipe de Borbon'un geçen hafta Katalunya bölgesine yaptığı gezi, İspanyol devletinin varlığı açısından büyük önem taşıyordu. Katalunya, Bask ülkesiyle birlikte İspanya'nın en ileri ölçüde özerklik sahibi ve zengin iki bölgesinden biri. Ticaret hacmi açısından en büyük. Ayrıca yazılı bir edebiyat geleneği var ve evrensel değerde sanatçılarıyla ünlü. Salvador Dali gibi ressamları, Gaudi ve Ricardo Bofill gibi mimarları, yüzlerce yazın ustası var. Örneğin Baskça'yı ölesiye yaralayan Franco yasaklarına Katalancanın önünü kesememiştir ve Katalunya'da önce Katalanca konuşulur. İspanyolca ise "birinci tercihli yabancı dil" muamelesi görür.

Her yüz kişiden on yedisinin bağımsızlık yandaşı olduğu bu bölge, Madrid'le yüzyıllardır bitmeyen bir bilek güreşine tutuşmuş bulunuyor. Birkaç ay önce Katalunya özerk parlamentosu, "kendi kaderini kendi çizme" hakkı olduğu konusunda bir karar aldı. Gerçi uygulamaya niyeti yok, ama Madrid'e şantaj için dört dörtlük bir silah işte.

Ayrıca aynı günlerde Kral Juan Carlos, Olimpiyat Stadı'nı görmeye gittiği Barcelona'da yuhalanmıştı. İşte bu nedenlerle çok önemliydi Prens Felipe'nin Katalunya gezisi. Ve Katalanlara ne diyeceği merakla bekleniyordu.

Sarışın prens kürsüye çıktı ve kusursuz bir Katalancayla şunları söyledi bu eski krallık ahalisine: "Katalan kimliğinize sahip çıkınız. O kimlik, hepimizin koruması ve gözetmesi gereken büyük bir kültür yaratmıştır. İspanya'nın yarınki yüceliği, değişik dil ve özgün kültürlere sahip halklarının varlığında yatıyor. Tarih boyunca kimi kez, bizleri bu farkların olmaması gerektiğine inandırmak isteyenler çıktı. Oysa yanılıyorlar. Komşusuna ve kardeşine saygı duymayan kişiler, bir parça kendilerini inkâr ediyorlar demektir. İspanya'nın bütünlüğü, İspanyolların birliğidir. Katalunya, Katalan halkı ne isterse onu olacaktır. Bulunduğum yerden ve daima yanımızdan, size söylemek istediğim işte bundan ibarettir."

Her gittiği yerde bu mesajı yineledi Prens. Ayrılıkçı Katalanların elleri böğründe kaldı. Genç Borbon'un kendi dillerini konuştuğunu ve üstelik o dile nasıl saygı duyduğunu anlayan sadık tebaanın gözleri yaşardı.

Asturias Prensi Felipe de Borbon'un babası, bir 23 şubat günü genç İspanyol demokrasisini meclise basan eli silahlılara karşı, çoğulcu parlamenter sistemi kendi varlığını siper ederek korumuştu. Genç veliaht ise aynı sistemi aynı ayrılıkçılara karşı işte böyle savunuyor...

[Fotoğraf altyazısı: İspanya Kralı Juan Carlos'un oğlu Prens Felip, Katalanların ulusal kimliğini korumalarını isteyince birden büyük popülarite kazandı.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1Gazete kupürü 2Gazete kupürü 3