Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1991

Bugün sevgilinizi unutmayın!

Cumhuriyet · 14 Şubat 1991

PARİS — Bugün siz de kapınızın önünde imzasız bir aşk mektubu bulursanız eğer, bir demet menekşe duruyorsa masanızın üstünde ya da kalp biçimi, saten kaplı bir kutu çikolata çıktıysa sabah postasından, bilin ki 2500 yıllık bir gelenek, âşıkların koruyucusu "Saint Valentin" sizin de kapınızı çaldı demektir.

Günümüz Batı kültüründe 14 şubat "Âşıklar Günü". Evli evsiz çiftlerin birbirlerine sevgilerini anımsattıkları, o "ilk" heyecanı tazelemeye çalıştıkları gün olarak kutlanıyor.

Bugün sevdiğinize sevginizi "başka türlü" söylemenin, aşkınız için yeni sözcükler türetmenin tam zamanı.

14 Şubat Saint Valentin Günü'nün bir özelliği, "onun" için alınan armağan ve yazılan mektupların imzasız olması gereği. Kendisine yollanan "sevgilerin" sizden geldiğini "o" tahmin etmeli.

Bugünü unutanlara yine geleneklere uygun olarak "asık surat çorbası" içirilmeli.

Sevgililer yıldönümü SaintValentin'i unutan sevgiliye, dumanı üstünde bir kâse sıcak su servisi yapılır. Sevgilisi şaşırarak "Bu ne" diye sorunca, "asık surat çorbası" yanıtı verilir. Unutulan sevgili Saint Valentin'i unuttuğunu derhal anlayacak ve (nazik biriyse) pek utanacaktır.

Cici papaz ile kötü yürekli imparator

St. Valentin Âşıklar Günü, İsa'dan önce dördüncü yüzyıl Roması'nda kutlanan, çobanların tanrısı "Faunus Lupercus" şenliğine, başka bir deyişle "kurt bayramına" salıyor köklerini.

Her 15 şubatta genç Romalılar, içinde Tanrı Kurt'un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar. Ortada bir küp duruyor. İçinde kız adları yazılı minik levhalar. Bir lotarya bu.

Delikanlılardan yalnızca biri, belki de o savaş yılı en kahraman olanı, yüreği çarparak rastgele bir kızın adını çekiyor. Bu yöntemle kurulan özel çift, ertesi yılki 15 şubat çekilişine dek akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak ve uygulamakta, toplumun onayı, yani yasal olarak özgür kılınıyordu.

Romalı gençler, İS 500'lü yıllara değin, bu 2000 yıllık geleneği aşk ile şevk ile sürdürdüler.

Ama çoban tanrısı "Faunus Lupercus" şenliği, dini bütün Hıristiyanların canına tak etmişti.

Roma kilisesi sorumluları arandılar, tarandılar, "aşka değgin namusluca şeyler yapmış" bir din şehidini tarihin zorlu yapraklarından çıkardılar.

Roma imparatoru II. Claudius döneminde yaşamış papaz Valentin'in bu iş için biçilmiş bir özgeçmişi vardı. 270'li yıllarda II. Claudius, evli barklı savaşçıların vurucu güç ve gaddarlıktan uzaklaştığını, çoluk çocuğu bırakıp cenk meydanına gitmek konusunda mızıkçılık ettiklerini düşünüyordu.

Bir yasa çıkarıp Romalılara evliliği yasakladı. Oysa papaz Valentin, imparatoruyla aynı fikirde değildi. Aşkın kutsal olduğuna inanıyordu. Birbirini seven gençleri gizlice evlendirmeye devam etti.

Tabii durum, Claudius'un kulağına gitmekte gecikmedi. İmparator, zavallı papaz Valentin'i önce hapse attı, sonra linç ettirdi, en sonunda da kafasını kestirdi.

Romalı gençler

496 yılında kilise, köşkün (şehvete dönük) "Lupercus" şenliğini iptal, tağyir ve ilga ile yerine "Âşıklar Bayramı-Saint Valentin"i geçirdi. Lotarya usulü bozulmadı, ama Romalı gençlerin hevesini söndüren bir değişime uğradı, seçim küpünden kız adları yerine bütün yıl örnek almak zorunda kaldıkları "aziz" isimleri çıkmaya başladı.

Aradan geçen yüzyıllar, "Saint Valentin"i, aşkta "ilk günkü gibi" yeminlerinin tazelendiği bir tarih yaptı.

Bence biz Türkler de bu bayramı benimseyip derhal kutlamaya başlayabiliriz. Anadolu uygarlıkları ve toprağı olmadan 2500 yıllık Roma töresinden söz edilemeyeceğine göre bu kutsamanın temelinde de mutlaka bir Anadolu tanrısı vardır. Belki de o çılgın Dionysos kültürüne dayanıyordur küpten sevgili seçmek geleneği.

Noel Baba bile bizim ellerde doğmadı mı?

Saint Valentin kimdir? Tarihte iki papaz Valentin var. Aziz olmayanı, sapkın bir mezhep kurarak Hıristiyanlık tarihinde yer almış. Mısır asıllı olup Roma'ya 140 yıllarında yerleşen ve 161'de ölen bu Valentin, bizim Valentin değil.

Saint Valentin 250'li yıllarda Roma'da yaşamış. 270'te din şehidi (martyr) olmuş. Doğruluğu su götüren efsaneye göre İmparator II. Claudius Valentin'i zindana attığında, papaz Valentin zindancının kör kızına âşık olmuş. Ölüme gitmeden önce ona bir elveda mektubu bırakıp "Senin Valentin'in" diye imzalamış. Kızın kör gözleri, mektubu okuyabilmek için açılmış. Özel adlar sözlüğünde Valentin, "kocaeş" anlamına geliyor.

Saint Valentin katliamı: İnsanlık tarihinde bir de Saint Valentin katliamı var. 14 Şubat 1929'da (ve tabii Amerika'da) Al Capone'un kurmay başkanı Franck Nitti, rakip çete Bug Morgan ve 7 adamını kanlı bir pusuya düşürüp kalbura çevirmiş. Bu olay, "büyük haydutlar" tarihine Saint Valentin katliamı olarak geçmiş.

Ünlülerin Saint Valentin mektupları

Fransa tarihinin "güneş kralı" XIV. Louis, çılgıncasına tutulduğu Matmazel "De La Valliere"e bir Saint-Valentin günü şöyle yazıyor:

"...Ölümümü mü istiyorsunuz? Doğruyu söyleyin... Çok mutsuzum. Tanrı aşkına, sizin için ölen bir prense karşı böyle davranmayın: Ya yumuşayın ya da düpedüz acımasızlaşın!"

Napolyon Bonapart ise sevdiği kadına, "O tülden ve dantelden yaratılan" Josefin'e, bakın neler söylemiş Saint Valentin'de:

"...Seni sevmeden bir günüm geçmedi. Oysa bir gün, sen beni sevmeyeceksin. O gün, gerçeği söyle bana: Ya sana olan aşkımın ya da yaşamımın sonu olur. Ama seni karşılıksız sevecek kadar aşağılıksa yüreğim, onu dişlerimle paramparça ederim!.."

Bu Saint Valentin gününde, siz de sevdiğiniz için hiç kullanılmamış sözler türetin.

Lütfen ölümsüz olsunlar.

Bildiğiniz gibi ölüm, bugünlerde bütün dünyaya egemen.

[Fotoğraf altyazısı: SÖZCÜKLERİN BÜYÜSÜ — St. Valentin gününde yalnızca "o"nun ve sizin anlayabileceğiniz tek bir sözcük bile yürekleri kıpırdatmaya yeter.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1