Feminizmin 'gülsüz dikenleri'
Cumhuriyet · 11 Mart 1991
PARİS — "Hard" feministlerle mi görüşmek istersin dediler yoksa "soft"larla mı? Demek feministlerin de sert ve yumuşak olanları varmış. Aman dedim "soft" olsun. Fransız erkek arkadaşlarımın "MLF" (Kadın Özgürlük Hareketi'nin PKK ya da ETA kadar etkileyici logosu) yıllarındaki sert feministlere değgin şakaları gelmişti aklıma: "Gülü olmayan diken bunlar" derlerdi gülerek.
Meğer feminizmin memureleriymiş "soft" olanlar. Devlet bakanlığı sayılan bir "Kadın İşleri Sekreterliği" var Fransa'da. Başında da bir hanım bakan. Önce adını sanını anımsamakta zorluk çekti herkes, telefonlar falan, neyse bulduk: Madam Michelle André. Ne yapıyor bakan hanım 8 martta? Sıralanan program şemasından, Madam André'nin kadınların bakanından çok bakanlar kurulunun kadını olduğu ortaya çıktı. Fazla uzatmadan, "hard"lara götürün beni dedim. Yumuşakların hükümet eliyle feminizm etmeleri ilginç değildi.
"Antoinette Fouqué" dediler. Kafamda bir şimşek çaktı. Körfez savaşı sırasında Libération gazetesine: "Bu bir libido savaşıdır" diye demeç veren kadındı bu. "Anayasamızda seks sözcüğü eksik" diyen de oydu. MLF hareketinin Monique Wittig ve Josiane Chanel ile birlikte üç kurucusundan biri ve halen Fransız feminizminin efsanevi bir çehresiydi, çünkü ön safta kalmaya devam etmişti.
Antoinette Fouqué'nin Saint-Germain-Des-Prés'deki karargâhı, eşsiz güzellikte bir Paris apartmanındaki yayınevi ve Seine sokağında "Kadınlar" Kitabevi. Fouqué'nin MLF dağıldıktan sonra grup başkanlığını üstlendiği "Demokratikleşme İçin Kadınlar Birliği" buradan idare ediliyor. Kim demiş "hard"lar için gülsüz diken diye? Karşıma çıkan bütün dostlar birbirinden güzel, çoluk çocuk sahibi, nefis insanlar. Antoinette Fouqué'ye ait yayınevi Catherine Deneuve'den Simone Weil'e uzanan bir ünlüler yelpazesinde harika kitaplar, plaklar basıyor ve arı gibi çalışıyor. Her şey tertemiz, düzenli ve tıkır tıkır saat gibi işlemekte.
"Demokratikleşme İçin Kadınlar Birliği" olarak geçen yıl dünyanın dört bir yanından güzel şeyler yapan on iki kadına ödül vermişler. 1989'da Fransız Devrimi'nin 200. yıl kutlamalarına paralel olarak Sorbonne Üniversitesi'nde görkemli bir genel görüşme dizisi yapılmış, toplantı zabıtları "Kadın Yayınları'nda" (Antoinette Fouqué) kitap olarak yayımlanmış.
Antoinette Fouqué, 50 yaşlarında müthiş bir karizma sahibi anne, eş, kadın... "Militanlıktan önce, yayıncılıktan önce, her şeyden önce kadınım ben" diyor.
Oysa bütün bunların yanı sıra Fransa'nın en ünlü psikiyatrlarından biri, belki de bu yüzden onca başarılı.
Antoinette Fouqué, "Solda doğdum, solda öleceğim" diyor. Ama bu, muhafazakâr Avrupa parlamenteri ve bir zamanların Senato Başkanı Simone Weil ile işbirliği yapmasına engel değil.
Kadınların önce yasal, sonra parasız kürtaj hakkını söke söke aldıkları Fransa'da, "kadın devrimi" aslında tamamlanmış. Şimdi kazanılanı korumak ve ayrıntılara cila çekmek, ufak tefek pürüzleri, en önemlisi, kadınları yeni koşullara göre eğitmek gerekiyor.

