Tapie: Takımı ben kurarım
Cumhuriyet · 27 Nisan 1991
MARSİLYA — Biri kupayla beraber olmak üzere 3 lig şampiyonluğu, 3 Avrupa Kupası yarı finali, hatta bir Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finali oynama başarısı. Politikacı, işadamı, kulüp başkanı Bernard Tapie'nin başkanlığında geçirdiği 5 yıl böyle özetlenebilir Fransız Marsilya takımının. 5 yıl önce Avrupa'da söz sahibi olacak bir takım yaratacağını söyleyerek işe başlayan ve bu süre içinde 147 oyuncu transferi yapan (takımın transferlerini kendisi yapıyor) Tapie, Fransa'nın en nefret edilen adamlarından biri olarak nitelenmesine karşın, 3-4 yıl daha Marsilya'nın kulüp başkanlığını yapacağını belirtiyor. Onu ne disiplin komisyonunun "ocak 1991 tarihinden itibaren kulüp başkanlığı yapamaz" cezasını vermesi, ne de basında "Tapie karşıtı" yazıların her geçen gün artması engelleyebiliyor. Sporla politikayı içiçe götürmeyi başaran Marsilya Kulübü Başkanı Bernard Tapie'yle Fransız "Libération" gazetesi Marsilya-Spartak Moskova şampiyon kulüpler kupası yarı final maçından önce konuştu:
—Kulüp başkanlığında geçen 5 yıl futbola olan ilginizi azalttı mı?
—Doğrusu, 5 yıl öncesiyle bir kıyaslama yapmam çok zor. Bazı planlarımı değiştirmek zorunda kaldım, heyecan ve hırs duyguları ise halen devam ediyor. Gerçi artık 5 yıl öncesiyle aynı şekilde yaşamıyorum onları.
—Bu yanlış mı?
—Futbol, her gün 2 saatimi alıyor olsa da, hayatımda bir aksesuar olarak kalacak.
—Politik hayatınızı önemli ölçüde etkileyen bir aksesuar ama?
—5 yıldır bu sorunun yanıtı "hayır"dı. Şimdi politika yaptığım doğru mu? Futbolun politik yaşamıma getirebilecekleri olduğu gibi, götürebilecekleri de var, bunlar hesaplandığında sonuç eşit çıkar.
—Çocukken iyi bir taraftarmışsınız?
—Reims Stadı'nda ölmeyi isterdim. Gaston futboldan konuştuğunda kapalı tuttuğum bir çekmeceyi açtı. Artık futbol da oynuyorum. İsterseniz antrenmanlara gelin, görün, çok komik olduğum söylenemez.
—Futbol ve bisiklet karşılaştırıldığında, her iki sporda da kulüp başkanı olarak ne söyleyeceksiniz?
—Başarılı olan futbolcu yıldızdır, başarılı olan bisikletçi ise kahraman. Bisiklette futbolda olmayan bir derinlik vardır. Bacağında hafif bir sakatlık olan futbolcu bir bandajla, 15 gün dinlenmeye çekilir. 20 etap sürecek bir bisiklet turunun 2. etabında kası çeken bir bisikletçi ise ağlayarak da olsa bisikletinin üzerinde turu tamamlar. Futbolda da büyük sevinçler, coşkular yaşadım, ama bisikletteki kadar dramatiklerini görmedim. Bisikleti bırakmamın nedeni ise bisiklet sporunu değil, bir bisikletçiyi çok sevmemdi: Hinault'yu. Fransızların ünlü bisikletçisi Hinault bisikleti geçen yıl bıraktı.
— Transfer dönemini futbol sezonuna tercih ettiğiniz doğru mu?
—Tabii doğru. Transferleri de kimseye bırakmam. 4 sekreterimle bir takım kurarız, transferleri yaparız ve o takım başarılı olur. Göethals kendisine verdiğim oyuncuları çalıştırmakla yükümlü bana göre. Eğer sezon başında seçilen futbolcuları beğenmediğini, onlarla çalışamayacağını söylerse, görevini bırakıp gidebilir. Ama takımı ben kurarım. Transfer sezonunda hoşuma giden sanki tablolarımı çoğaltıyormuş duygusuna kapılmam. O duygu çok hoşuma gidiyor. Daha sonra, sahada ise, bir top, birkaç oyuncu, bir kronometre, her şey uçup gidiyor.
[Fotoğraf altyazısı: TAPIE — Bisikleti futbola tercih ettiğini söylüyor.]
