Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1991

Özallar'dan tek adama 'hayır'

Cumhuriyet · 7 Haziran 1991

PARİS — Cumhurbaşkanı Turgut Özal, başbakanlık ile parti başkanlığını ayırma formülünün benimsenmesi halinde bir protokole bağlanmasını önerdi. Semra Özal da bu formüle açıklık getirerek genel başkanlık için Yıldırım Akbulut'un, başbakanlık için de Mesut Yılmaz'ın adlarını telaffuz etti.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal, önceki gün Fransa Devlet Başkanı Mitterrand ile görüşmesinden sonra Türk Büyükelçiliği'nde verilen resepsiyonda, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özal, Paris'e giderken ortaya attığı iki başkan önerisiyle ilgili olarak şunları söyledi:

“Başbakan ile parti başkanlığını ayırmak benim fikrim. Ancak henüz karar verilmiş değiliz. Eğer karar verilirse bir protokol imzalanır ve delegeler parti kongresine ben başbakan adayı olacağım, ben parti başkanı olacağım diye girerler. Formül budur. Parti başkanlığı ile başbakanlık aynı zamanda iyi yürütülemiyor. Benim zamanımda, (kendi başbakanlığı dönemini kastediyor) başbakanlığa ağırlık verdik, parti başkanlığını ihmal ettik. Bundan parti zarar gördü. Parti başkanlığına önem vermeliydik.”

Gazetecilerin “Bu formül kesinleşti mi” sorusunu Semra Özal, “Hayır, öyle bir şey yok henüz. Sizlerle birlikte sesli düşünüyoruz” biçiminde yanıtladı. “Akbulut'u parti başkanlığına getirmek istemenizde bu şahsa karşı duyduğunuz bir vefa payı var mı” sorumuz ise Cumhurbaşkanı Özal tarafından “Vefa değil, partinin iyiliği, hükümetin iyiliği için bir formül düşünülüyor. İsim vermem. İsim konuşmak istemiyorum” biçiminde yanıtlandı.

“Pekiyi belediye başkanı seçilseniz İstanbul'a doğudan göçenler konusunda ne yapmak istiyorsunuz” sorumuz ise “Bu göç Keban bitince durur. Oralar kalkınınca İstanbul'a gelmezler” biçiminde yanıtlandı. Bir zamanlar Turgut Özal'ın “Batıya gidin, İstanbul'a gidin” dediği hatırlatıldığında ise Semra Özal, “O zaman öyle söylemek gerekiyordu” dedi.

Bu arada Cumhurbaşkanı Özal ile Mitterrand arasında Paris'te yapılan görüşmede, Özal'ın, Türk-Fransız Kültür İşbirliği çerçevesinde Galatasaray Lisesi'ni Fransızca eğitim verecek bir üniversiteye dönüştürmeyi önerdiği, Mitterrand'ın da bu fikre sıcak baktığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Özal'ın, Mitterrand'a bu konuda, “Siz de katkada bulunun, biz de katkada bulunalım ve bu projeyi gerçekleştirelim” dediği ifade edildi. Proje gerçekleştiği takdirde Galatasaray Lisesi, Türkiye'nin Fransızca eğitim veren ilk üniversite olacak.

Oysa bir süre sonra daha geniş bir çembere alınan Semra Özal, konuya dair sorulara “Bundan sonra hedefim İstanbul Belediye Başkanlığı” dedi. Dünyada İstanbul'dan daha güzel bir kent tanımadığını belirten Semra Özal, “Bir İstanbullu olarak bu kentin sorunlarına çare bulmak, onu gerçek kimliğine kavuşturmak istiyorum” şeklinde konuştu. İstanbul Belediye Başkanlığı ile parti il başkanlığını birlikte yürütüp yürütemeyeceği sorusunu “Belediye başkanlığına daha iki yıl var. Ben o zamana kadar partiyi yola koyarım” diye yanıtladı.

Akbulut'un genel başkan olarak düşünülmesi hem vefa sorunu hem de başka etkenler var. Akbulut'un tabanı geniş, parti örgütüne hâkim. Mesut Yılmaz'ın da çok taraftarı, iyi bir imajı var. Ben o zamana kadar partiyi yola koyarım” diye yanıtladı.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1