Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1991

Paris'te turizm ABD'lilerle patladı

Cumhuriyet · 16 Temmuz 1991

PARİS — Bundan birkaç yıl önce Parisli turizm acenteleri, başkentlileri yaz tatiline çıkmaya teşvik etmek üzere ortaklaşa bir afiş kampanyası düzenlemişlerdi. Metrolara, duvarlara yapıştırılan kocaman afişlerdeki tümceyi hiç unutmadım: ''En Ete', Seulement Les Pigeons Restent à Paris!'' Yazın Paris'te yalnız güvercinler kalır...

Güvercin sözcüğünün Fransızcada kuş beyinli anlamında kullanıldığı düşünülecek olursa, yazın Paris'te kalanların öfkeden köpürmesi işten değildi. Fakat söz konusu reklam kimseyi kızdırmadı. Çünkü gerçekten kızacak kimse kalmıyor yazın Paris'te. Yer gök turist! Onların da ''kuş'' gibi yolundukları su götürmez zaten.

İşin şakası bir yana, bu yıl Paris'e yaz kolay gelmedi. Önce güzel bir bahar oldu; incecik ketenler, mini mini etekler ve güneş yüzü görmemiş tazelikler serpili serpiliverdiler bulvarlara. Derken bir soğuk, bir yağmur çamur, kışlıklar geri tepti sandıklardan. Fakat zavallı dış kökenli turistlerin tatil programları değişemediğinden, mayıs ayından beri başkentin otelleri adam almıyor. En ''komik yaz'' manzaraları, mayıs ve haziran aylarının gök gürültülü sağanak yağışları altında söz konusu turistler sayesinde yaşandı zaten. Parisliler palto kaput tir tir titreyerek evlerine seğirtirken, eli haritalı, beyaz şortlu baldırı çıplak yabancılar Paris'i yaza getirmeye çalışıyorlardı çaresiz.

Temmuz ayını katederken durum biraz düzeldi. Aslında bu yıl bütün Fransa'da gerçek bir turizm patlaması yaşanıyor. Körfez savaşı sırasında Türkiye, Mısır, İsrail ve hatta Yunanistan'a doğru kesilen rezervasyon hatları, Fransa, İspanya, İtalya ve Portekiz'e müthiş bir akım sağladı.

Normal zamanlarda Fransa, ABD'den sonra dünyanın en çok turist çeken ülkesi. Bir yılda ortalama 50 ile 60 milyon arası; yani nüfusu kadar turist tarafından ziyaret ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan araştırmalar, 1991 yılı için Amerikalıların ''en korkusuz'' gelebileceklerini düşündükleri Avrupa ülkesinin Fransa olduğunu ortaya koydu.

Henüz temmuz ayında olunmasına karşın Paris'te yaşanan Amerikan turist enflasyonu, söz konusu anketlerin doğruluğunu kanıtlamış bulunuyor. Bu çoklukta kuşkusuz doların Avrupa paralarına karşı yükselmesinin de etkisi var.

Yazın gerçek Parislilerin başkenti terk etmesi, kuşkusuz turist fazlalığı yüzünden değil. ''Parizienler'', kıpır kıpır, yerinde duramayan bir millet. Kış boyu alelacele işe, bir an önce eve, ayaküstü yemeğe koşuşturdukları yetmiyormuş gibi, tatil kavramından da kesinlikle ''ayağını uzatıp oturmayı'' anlamıyorlar. Alışmış kudurmuştan beterdir gerçeğini kanıtlamak üzere bir hız denize koşuyorlar, dağlara tepelere tırmanıyorlar; çocuklar yaz kamplarına gönderiliyor; işsizler staja yazılıyor vb.

Bu yaz trafiğinin en trajik kurbanları ise evcil hayvanlar. Çağdaş uygarlığın mekanizmasında duygusuzlaşan binlerce Fransız, tatile çıkarken kedilerini, köpeklerini otoyol kenarlarına terk ediyor, dönüşlerinde yeni birer köpek, kedi satın alıyorlar. Yalnız geçen yıl bu biçimde ölüme terk edilen hayvan sayısı 30.000'e yaklaşıyor. Brigitte Bardot, televizyonda yaptığı düzenli ''hayvan sevgisi'' programlarında sürekli bu konuyu işlemekte ve insanlardan biraz daha ''insanca'' davranmalarını istemekte. Son programdaki bitiş tümcesi şöyleydi: ''Hayvanlarımızın hepsinin tüy çevrili birer yürek olduğunu unutmayalım!''

[Fotoğraf altyazısı: Paris'te yer gök turist. Fransa'yı her yıl nüfusu kadar turist ziyaret ediyor.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1