Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1991

KP hâlâ Stalinci

Cumhuriyet · 9 Eylül 1991

PARİS — Fransa'nın Sovyetler'den daha köklü bir "komünist" geleneği olduğunu anlamak için, bu ülkede geçen haftayı izlemek gerekti. 1976 yılına değin, Prag'ın işgali dahil tüm uluslararası Sovyet müdahalelerinde "büyük ağabey"in yanında yer alan Fransız Komünist Partisi, yirmi yıldır Georges Marchais'nin önderliğinde gerilemeyi sürdürüyor. Marchais'nin, 1976'dan bu yana Sovyet Komünist Partisi ile 'kardeşlik bağlarının' kesildiği savına karşın, Fransız Komünist Partisi'nin gerek iç gerekse dışarıya dönük mekanizmasının hâlâ ve yine Stalinci olduğu, ezici çoğunluğun paylaştığı bir kanı.

Fransız Komünist Partisi, Sovyet ağabeyi dağıtıldıktan sonra kimlik krizine girdi. Ve geçen hafta olağanüstü toplanan partinin merkez komitesinde, Fransız komünistleri birbirlerini yediler. Sonuç, Georges Marchais'nin çevresinde kemikleşen eskimiş yönetimin zaferiyle sona erdi. Yeni bir yönetim ve yeni bir anlayış isteyen muhalifleri azınlıkta kaldılar. Ancak toplantı sırasında komünist olmayan Fransızlar partiye ilişkin çabalarını, FKP'de olanlardan daha ilginçti. İktidardaki Sosyalist Parti'nin kuramcıları, Fransız Komünist Partisi'nin ülkeye ne kadar gerekli olduğunu vurguluyorlardı dilleri döndüğünce. Bu gidişin gidiş olmadığı, muhaliflere bir şans tanınması gerektiğini anlatmaya çalıştılar. "Kendinizi yenileyin, yoksa batarsınız" diye haykırdılar korkuyla. Sosyalist Parti militanları, "Yöntemlerimiz aynı. Ama aynı temel düşüncelerden yola çıktık biz. Onlar olmazsa, bizim varlığımız da tehlikeye giriyor" biçiminde demeçler verdiler. Yalnız sosyalistler mi? Muhafazakâr parti liderleri bile üzüntülerini dile getirdiler. Komünist Partinin İkinci Dünya Savaşı'nda Fransa için verdiği şehitler, onurlu direniş de gündeme geldi. Kimse, ama kimse, "Fransız Komünist Partisi birbirini yiyor, sonunda da batacak, oh iyi oldu" demedi.

Georges Marchais ise merkez komite toplantısında muhaliflere karşı zafere sevinmeye fırsat bulamadı. Çünkü toplantının üçüncü günü piyasaya çıkan bir kitap, kendisinin 2. Dünya Savaşı sırasında "kendi isteğiyle" Alman çalışma kamplarında bulunduğuna değin eski iddiaya, yeni ve ağır tanıklar getiriyordu. Uzun yıllardan beri, şimdiki Fransız Komünist Parti Genel Sekreteri'nin eski bir "nazizm" yanlısı olduğuna ilişkin savlar var. Sözü geçen son araştırmaya göre Marchais, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunu Almanya'da görmüş ve Almanya'daki çalışma kamplarına 'zorla' değil, gule oynaya gitmiş, pek de güzel yaşamış. Birlikte kaldığı oda arkadaşları ve kendisini misafir eden Alman ailelerin tanıklığı bu yönde. Alman belgeleri de böyle söylüyor.

Tabii Marchais, bu iddiaları tümüyle reddetmekte. İşi kanıtlamanın tek yolu, İsviçre'deki Kızıl Hac arşivlerini açmak. Ancak söz konusu arşivler, ne yazık ki ancak ilginin kendisi, yani Georges Marchais isterse açılabiliyor. Bu yönde bir istek henüz yok.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1Gazete kupürü 2