Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1991

Çılgın gece, öldürücü futbol

Cumhuriyet · 25 Ekim 1991

PARİS — Lyon'daki Gerland Stadı'nda, Trabzonspor'un Lyon takımını 4-3 yenmesi, Fransız futbolseverleri arasında büyük şaşkınlık, Fransız yazılı ve görsel basınında ise düpedüz olay yarattı. Ülkenin en önemli spor gazetesi "L'Equipe", maçı manşetten ve "İnanılmaz Kovalamaca" başlığıyla verdi. Le Figaro ise "Lyon'da Çılgın Bir Gece"den söz ediyor. Liberation: "Türkler Bir Kafa İleride", France Soir "Lyon Kükredi Ama Çok Geç" başlıklarını kullanırken maçın "inanılmaz" sonuçları ve "çılgınlığı" hemen tüm basın organlarının paylaştığı sıfatlar oluyordu.

Televizyon ve radyo, Trabzonspor'un zaferine geniş yer verirken spor muhabirleri şaşkınlıklarını açıklamaktan çekinmediler. Fransızları şaşırtan olay, Trabzonspor'un "öldürücü" diye nitelenen birden hızlanma yeteneği, örneğin L'Equipe gazetesinin maçı inceleyen iki muhabiri, "Trabzonspor son derece dengeli kurulmuş, gücünü uyumundan alan bir takım. Aslında ne oyuncuları ne de oyunu dahiyane sayılmaz. Ancak birdenbire hızlanabilme yeteneği optimum noktadaki bu takım, karşısındakini gafil avlıyabilmek açısından büyük üstünlük gösteriyor" düşüncesindeler.

L'Equipe gazetesindeki yorumun son tümcesi aslında bu maçın özünü en iyi biçimde ortaya koyan formül:

"Lyon Olimpikleri, maçın ikinci yarısını Türklerin ardından seyirtmekle geçirdiler."

Fransız basını, Lyonluları, Türklere yetişebilmek için harcadıkları büyük çaba dolayısıyla takdir etmekle birlikte "biberon takımı" diye niteliyor ve Trabzonspor'un feleğin çemberinden geçmiş ve kurnaz oyunu süresince sergilediği tüm numaraları "saf saf" yutmakla suçluyor.

Maç sonrası görüşlerine başvurulan Lyon antrenörü Domenech, kesinlikle kendi oyuncularının performansını eleştirmedi ve "Elimizden geleni yaptık. Bir gol attılar, biz de attık. İkinci golü attılar, biz de ikincisini attık. Üçüncü golü attılar, biz de yapıştırdık üçüncüsünü. Dördüncüsüne karşılık verecek zaman bulamadık. Birkaç dakika daha olsaydı, bal gibi yenebilirdik onları. Rövanştan umutluyum" diye konuştu.

Oysa ülkenin futbol otoriteleri, Lyon takımına Avrupa Kupası'ndan elendi gözüyle bakıyorlar. Bunu açıkça dile getirmemekle birlikte, "Trabzon'daki maç umutsuz", "Lyon'un Avrupa Kupası'ndaki işi bitik gibi", "Lyon'un Avrupa'daki yazgısı bir viraj aldı" tümceleri söz konusu kanıyı açıkça belirtiyor.

Trabzonspor'un maçı yapan iki takım arasındaki en oturmuş ve gereken zamanda en çabuk hız kazanabilen ekip olduğu, Fransızların fikir birliği içinde oldukları bir olgu. Lyon'un geriden gelmekle birlikte üç gole karşılık verebilmiş olmasını da alkışlıyor, ama "yeterli" bulmuyorlar.

Fransız medyalarına göre Lyon sahasından galip çıkan yalnız Trabzonspor değil, aynı zamanda sahayı egemenliğine alan Türk seyircisi. Gerek televizyon ve radyo gerekse gazeteler, Gerland Stadı'nı dolduran Türk taraftarlardan övgü ve saygı ile söz ediyorlardı. Türk seyircilerin "iyi niyetli" ve terbiyeli coşkusu, Fransız futbolseverlerini Trabzonspor'un zaferi kadar etkilemiş durumda. France Soir gazetesi, Lyon'luların Gerland Stadı'nda "deplasmanda" gibi olduğunu vurgulayarak Türk seyircilerin Trabzonspor'a yaptığı dev tezahürata dikkati çekiyor. Yine aynı gazetede, Trabzonspor'un aslında "ne kadar tehlikeli" bir takım oluşunun, maç öncesi Lyon tarafından yeterince anlaşılmadığı ileri sürülüyor. Bu konuda, Fransa sahalarının Türklere uğur getirdiği ve daha önce F.Bahçe'nin Bordeaux, Galatasaray'ın Monaco önünde aldığı maçlar anımsatılıyor.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1