Feminizm, Asterix'in köyüne de geldi
Cumhuriyet · 28 Ekim 1991
PARİS — Büyülü iksiri mideye indirince koca bir Roma ordusunun hakkından gelmek kolay. Asterix'in son albümünde başına gelenler, öyle büyülü iksir, kaba güçle çözülecek cinsten değil! Bu yıl otuz yaşına basan ünlü çizgi roman kahramanları Asterix, Obelix ve görkemli Roma İmparatorluğu'na kafa tutan küçük Gaulois köyünde feminizm rüzgârları esiyor ve kadınlar ele geçiriyorlar yönetimi.
Aslında gecikmiş bir feminizm bu: Köye yeni gelen Maestria adlı öğretmen hanım, Fransa'da tam yirmi yıl önce yaşandığı gibi bir bilinçlendirmeyle köy kadınlarını toplayıp eskimiş söylevler çekiyor ve kazan kaldırmalarına yol açıyor. Asterix'in çizeri Uderzo, hiçbir zaman entelektüel zekâsıyla parlamamıştı. Feminizmi de yirmi yıl önceki haliyle ancak toparlayabilmesi doğal karşılanıyor. Fakat dünyanın en çok tutulan çizgi romanlarından biri olan Asterix'in, "Gül ve Kılıç" adını taşıyan bu son öyküsü yine de büyük heyecana yol açtı ana yurdu Fransa'da. Çünkü okuyucular, erkek arkadaşı Obelix'in yakasını bırakmayan küçük kahramanları konusunda, "Acaba sakın öbür türlü olmasın" diye sorgulamaya başlamışlardı kendilerini. Şişko Obelix'in hiç yanından ayırmadığı Menhirler'in ilginç biçimi ve sivri uçları da giderek merak konusu oluyorlardı. Asterix'in maceralarına tam zamanıydı biraz "kadın kokusu" karıştırmanın ve de görünüşü kurtarmanın. Çünkü son öyküde bile ancak görünüş kurtarılıyor ve Maestria adlı feminist öğretmen hanım, Asterix'i kendisi ile aynı evde oturmaya razı edemediği gibi... bir de tokat yiyor küçük Gaulois'dan. Ancak özgürlüklerini ilan eden köy kadınları, o pek sevdiğimiz erkek kahramanları kapı dışarı ediveriyorlar.
Rastlantı bu ya, köye Maestria adlı öğretmenle sökün eden feminizm, meğerse Roma İmparatorluğu'na da kadın askerlerle gelmiş o sırada. Böylece Gaulois köyünü ele geçiren bizim kadınlarla, Romalı asker hanımlar ordusu karşı karşıya kalıyorlar ve olay, bu kez büyülü iksir olmadan, kadın "fendi"yle çözülüyor. Ama bu çözümü, Uderzo yine Asterix ve erkek arkadaşlarına akıl ettirmiş oluyor.
Asterix'in her yeni çıkan sayısı, 1977 yılında ölen Rene Goscinny'yi bir kez daha özlemle anmamıza neden. Çizer Uderzo'nun başkalarına yazdırdığı ya da bu son sayıda olduğu gibi kendi yazdığı senaryolar, Goscinny'nin üstün mizahından sonra pek yavan gelmekteler.
Ari Fransızların ecdadını konu alan ve son otuz yılın tipik Fransız imgesi haline gelen Asterix'in yaratıcısı yazar Goscinny Yahudi asıllı olup Polonyalı, Arjantin, Amerikalı ile karışık bir Fransızdı! Çizeri Uderzo ise İtalyan göçmeni bir ana babanın "Fransızlaştırılmış" oğulları. Goscinny, tek sözcükle büyük bir yazar, bir mizah dehasıydı. Çizer Morris ile birlikte, yeryüzünün en sevimli ve en kovboy Amerikalısını, "Red Kit"i yarattı. Uderzo ile birlikte ise bildiğiniz gibi en asli Fransız, "Gauloish Asterix"e can verdi. Bundan 14 yıl önce, bir kalp krzi sonucu 44 yaşında dünyaya gözlerini kapadı. Son şakası, ölümünden 48 saat önce kendisini bisiklet üstünde soluk soluğa bırakıp "eforlu elektrosunu" çeken ileri zekâlı hekimden, "turp gibisin" raporunu alması olmuştu.
O gün bugündür, gerek Red Kit, gerekse Asterix, düpedüz öksüzler. Ya da yetim mi demeli? Her neyse, gerçek şu ki Morris ile Uderzo'nun devam ettirdikleri öyküler epeyce topallıyor gibi. Ünlü l'Express dergisinin Asterix'i kapak yaptığı günler geride kaldı. Le Monde gazetesinin, de Gaulle ile Asterix'in, "yalnız büyük burunlarının mı birbirlerine benzediği" sorusunu ciddiyetle ele aldığı köşe yazıları da tarihe karıştı artık.
Asterix her ne kadar ilkel çağlarda geçen maceralar yaşıyorsa da sahipleri piyasa ekonomisinin en ileri aşamasına geçmiş bulunuyorlardı.
[Fotoğraf altyazısı: Bu yıl 30 yaşına basan ünlü çizgi roman Asterix'in köyünde feminizm rüzgârları esiyor ve kadınlar yönetimi ele geçiriyorlar.]
