Paris'ten yakın takip
Cumhuriyet · 13 Ocak 1992
PARİS — Bağımsız Cezayir tarihi içinde ülkenin askeri kökenli tek partisi Ulusal Kurtuluş Cephesi tarafından devlet başkanlığına getirilen Şadli, otuz yıldır ilk kez düzenlenen serbest seçimlerin ikinci turuna altı gün kala yine aynı partinin marifetiyle istifasını vermeye zorunlu kılındı.
Cezayir'deki son gelişmeler, ülkenin eski "patronu" Fransa tarafından, elbette büyük bir dikkatle izlenmekte. Başkan Şadli'nin istifası ve Cezayir'deki askeri önlemler, pazar günü bu ülkeden Fransa'ya yine büyük bir göçe yol açacak. Oysa dünyanın bütün mazlumlarını kabul edemeyeceğimiz açık.
Fransa'da bir milyon Cezayirli yaşıyor. Pazar günü bu Cezayirliler arasında yapılan röportajlarda kimi, "Ordunun diktatörlüğünü FIS'in başa geçmesini yeğleriz" diye fikir belirtirken kimisi kameralara karşı: "Yaşasın FIS! Savaşacağız!" diye bağırıyorlardı.
Olayla ilgili olarak görüşlerine başvurulan Fransız politikacılarının bir bölümü, Şadli Bin Cedid'in istifasını isteyen Seyit Ahmet Gazali'yi işaret ediyor.
Bincedid'in istifası Cezayir'in demokratikleşme sürecine indirilmiş bir darbe olarak yorumlanırken, Fransız aşırı sağ partisi Ulusal Cephe lideri Jean Marie Le Pen şunları söyledi: "Cezayir'deki karışıklıklar, bu ülkeden Fransa'ya yine büyük bir göç yol açacak. Oysa dünyanın bütün mazlumlarını kabul edemeyeceğimiz açık. Eğer Cezayir'de FIS (İslamiyetçi Selamet Cephesi) ağırlık kazandıysa, bu sonucu ilkeyi otuz yıldır idare eden Sosyalist Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin, Cezayir'i 'müslüman ve Arap' bir ülke ilan etmesine ... […] Fransa'ya gelmesinler."
Fransa'nın Cezayir Büyükelçisi Jean Andibert, medyalara telefon yoluyla şu demeci verdi: "Önümüzdeki günler kolay olmayacak. Durum şimdilik sakin ve bu sükûnet, tankların ve askeri barajların varlığına rağmen sürüyor. Söz konusu olan askeri bir darbe değildir, her şey anayasa ve meşruiyete uygun koşullar içinde cereyan ediyor."
Fransız televizyon ve radyolarının Cezayir içinde yaptığı röportajlarda görüşleri alınan modahale halktan kişilerin, ayrıca Türkiye'deki askeri darbelerden sonra söylenen yorumlara benzer yorumlar yaptıkları dikkati çekiyor. Bu yorumlar, "Darbenin kansız oluşu", "Ordunun demokrasinin koruyucusu" ve "Askerler yurdu anarşiden kurtaran kardeşler" niteliklerine ağırlık veriyor. Demokratik sürecin kesilmeyeceği ve demokrasinin devamı için ordunun müdahale ettiği vurgulanıyor.
Fransa, Cezayir'in yeni güç adamı olarak sözüm ona serbest seçimleri düzenlemek için iş başına getirilen ve sonunda ordudan Şadli Bin Cedid'in istifa ettirilmesini isteyen Seyit Ahmet Gazali'yi işaret ediyor.
