Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1992

Ya doktorlar kördü ya da Maxwell'in cesedini dövdüler

Cumhuriyet · 13 Ocak 1992

PARİS — Fransa'nın haftalık magazin dergilerinden Paris Match son sayısında, Robert Maxwell'in denize düşmeden dövüldüğünü iddia eden yayınıyla haftanın en çok satan medyası olma rekorunu kırdı. İngiltere ve Fransa'daki bütün günlük gazete ve radyo televizyon haberlerinin alıntılar yaptığı iddianın, üzerinden henüz iki gün geçmeden ise abartılı ve yanlış olduğu ileri sürüldü. Söz konusu dergi, İngiliz basın kralının cesedine İsrail'de uygulanan ikinci otopsinin video kayıtlarına dayanarak, Maxwell'in gövdesinde on iki "dayak" darbesi bulunduğunu belirtiyordu. Dergide yer alan iç paralayıcı fotoğraflar, gerçekten de iki otopside kesilip biçilen cesette çok sayıda "darbe" izini göstermekteydi.

Paris Match, dünya basının tarihsel isimlerinden Maxwell'i, paramparça fotoğraflarıyla kamuoyunun göz merakına sunmakla kalmamış, "darbelerin" hangi bölgede olduğunu daha iyi anlatmak amacıyla cesedin bir de "coğrafya" haritasını çıkarmıştı. Maxwell'in şişmiş suratıyla biçimsizleşmiş gövdesi, söz konusu dergide, kasaplardaki hayvan şemaları gibi buttaki yara, alındaki darbe, omuz, döş, incik ve gerdan türünden, numaralı bölgelere ayrılmıştı. Bütün bu bilgiler, az çok önemli 12 adet darbe ve yaraya işaret ediyordu.

Bunların en kayda değeri, burnun kırılmış olmasıydı. Ayrıca elde bir kırık, alında bir bere, sağ gözde bir yara, ensede darbe, bol miktar çürük ve bir kulak yırtığı vardı. Ve sayılan yara berelerin, "prensip olarak", uygulanan iki otopsi sonucu olamayacağı belirtiliyordu. Dergi, fotoğraf ve "haritalara" ek bilgi olarak, otopsinin videoya çekimi sırasında doktorların kendi aralarındaki konuşmalarını veriyor, bu konuşmalar sırasında doktorlardan biri: "Denize düşen adamın hali bu olamaz!" türünde bir şaşkınlık gösteriyordu örneğin. Paris Match, Maxwell ile ilgili açıklamalarını, basın kralının denize atılmadan önce şiddetle dövüldüğünü ileri sürerek bitiriyordu.

Oysa, Maxwell'e ilk otopsiyi uygulayan Kanarya Adaları'ndaki doktorlar ekibinin şefi İspanyol Carlos Lopez de Lamela iddiayı gülünç bulduğunu belirterek; "Bizim saptadığımız tek darbe iri, alındaydı" diyor. İsrail'deki ikinci otopsiye katılan İngiliz doktor West ise şöyle konuşmakta: "Paris Match'ın yayınladığı bölüm, bir özet değil, bir konuşma parçasıdır. Ayrıca çeviri yanlışları yapılmıştır. Bizim bu darbe izlerinin gemiden düşüş sonucu olmayacağını söylediğimiz doğru değildir."

Doktor West, derginin yayımladığı konuşmaların bütününü yalanlamamakla birlikte, otopsi ekibinin bir dayak sonucuna vardığı biçimindeki yorumu reddediyor. Olayla doğrudan ilgisi olmayan ve düşüncelerine başvurulan bazı Fransız doktorları ise ilk otopside kaydedilmeyen yara berelerin, Maxwell'in denize düşmeden önce teknenin güvertesinde kapaklanması, yuvarlanması ve toparlanmaya çalışırken bütün bütün dengesini yitirip denize düşmesi sonucunda da olabileceğini belirtiyorlar.

Bu arada merak edilen en büyük konu, kötü kalitede olmalarına karşın Paris Match'ın nasıl olup da otopsi videolarını ele geçirdiği. Tel Aviv'deki Abu Kabir Sağlık Enstitüsü Müdürü, video bantlarının çalınması ile ilgili olarak polise bir duyuru yapmış bulunuyor. İsrail Ulusal Güvenlik Örgütü, olayla ilgili bir soruşturma başlattı. Ölümüyle dünyanın gözlerini üstüne çekmeye devam eden Maxwell, cesedi üstündeki ikinci otopsi, Lloyd's sigorta şirketinin isteği doğrultusunda yapılmıştı. İster dövülmüş, ister kendiliğinden düşüp yaralanmış olsun, bütün bu olayda yadsınamayacak tek gerçek var: Maxwell'in gövdesinde, ilk otopside belirtilmeyen yara bere, […] kırıkların olduğu kesin. Sorulacak soru şu: Maxwell'in cesedi mi dövüldü, yoksa İspanyol doktorlar kör müydü?

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1