Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1992

Habbaş, polis gözetiminde

Cumhuriyet · 1 Şubat 1992

Beyin kanaması geçirdiği Tunus'tan Fransız Kızılhaç Örgütü aracılığıyla Paris'e getirilerek tedaviye alınan Habbaş, üst düzeyde üç bürokratın görevine son verilmesine ve Mitterrand'ın danışmanının istifa etmesine neden oldu.

Filistin Halk Kurtuluş Ordusu lideri George Habbaş, Paris'in 16. bucağındaki Kızılhaç malı Henri Dunant hastanesine yatırıldığı önceki günden bu yana Fransız devleti içinde sağlıklı olsa başaramayacağı çapta büyük bir karışıklığı, hasta haliyle yaratmış bulunuyor.

Medyaların Sosyalist Parti iktidarı süresinde kopan ikinci büyük fırtına (birincisi Fransız gizli servislerinin batırdığı Greenpeace teknesiydi) olarak tanımladıkları George Habbaş sorunu şöyle gelişti:

Tunus kentindeki ikametgâhında pazartesi günü bir beyin kanaması geçiren George Habbaş, "insancıl amaçlarla" araya giren Fransız Kızılhaç örgütü tarafından ve uçakla Paris'e getirildi. Henri Dunant hastanesine yatırıldı.

George Habbaş'ın Fransa'ya girebilmesi için gerekli izni, görünüşte dört kişiden almıştı. Fransız Kızılhaç Örgüt Başkanı ve Cumhurbaşkanı Mitterrand'ın "uyuşturucuyla mücadele" danışmanı, eski Sağlık Bakanı Georgina Dufoix, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı François Scheer, yine Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Bernard Kesecian ve İçişleri Bakanlığı Danışmanı Christian Vigouroux.

Tümüyle insancıl amaçlarla hareket ettiklerini ve Fransa'nın sağlıkla ilgili böyle bir talebi geri çevirmek geleneği bulunmadığını belirten "sözümona" sorumlular, dün sabah Başbakan Edith Cresson'un isteği üzerine bağlı oldukları bakanlıklara istifa mektuplarını sunmuş bulunuyorlar.

Eski Sağlık Bakanı ve Mitterrand'ın "göz bebeklerinden" olan Georgina Dufoix ise Uyuşturucuyla Mücadele Programı Başkanlığı'ndan istifasını "kendi isteğiyle" cumhurbaşkanına verdi ve istifası Mitterrand tarafından hemen kabul edildi.

Sosyalist Parti iktidarının doğruluk derecesi henüz açıklığa kavuşmayan iddiasına göre bu dört kişi George Habbaş'a Fransa'ya giriş iznini gerçekten bağlı oldukları bakanları ve zaten Umman'da bulunan Cumhurbaşkanı'nı haberdar etmeden vermiş bulunuyorlar.

Fransa, "şaibeli" kişilere sağlık ya da başka nedenlerle ülkeye giriş hakkını gerçekten de ilk kez vermiyor. Pek çok Afrika diktatörü ve elini kana bulamış devlet adamı eskisi Cannes ve Saint Tropez'deki villalarında günlerini gün etmekteler.

George Habbaş'ın eylemlerine bakıldığında da en kanlı terörist bu eski çocuk doktoru değil. Ancak Fransa'ya kabulü, sağ muhalefetin umulmadık ölçüde büyük bir tepki göstermesine yol açtı.

Bunun nedeni George Habbaş'ın Fransa'da ve Fransızları hedef alan terör olaylarına imza atmış olması. Yani George Habbaş, Fransa'da kimsenin ölümüne neden olmamış ve başka ülkelerde binlerce yüz binlerce insanın kanını dökmüş bulunsaydı hükümet zor durumda kalmazdı.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1