Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1992

Beyaz olimpiyata görkemli tören

Cumhuriyet · 8 Şubat 1992

İlk olimpiyatları bir Fransızın, Baron Pierre de Coubertin'in akıl ettiği ve ilk oyunların 1896 yılında Atina'da düzenlendiği biliniyor. Ama dört bin yıllık Norveç taşıma aracı "ski"yi yine bir Fransızın, Henri Duhamel'in 1879'da yeniden keşfedip Grenoble kentinde kullanmaya başladığını ve bu keşiften tam 55 yıl sonra kış olimpiyatlarının başlatıldığını biz, Albertville olimpiyatları sayesinde öğrendik.

Bugün saat TSI 18.00'de törenle başlayacak olan Albertville Kış Olimpiyatları, 1924'ten bu yana 16.'sı yapılacak bir geleneğin bugüne değin görülmüş en görkemli sayfasını oluşturacak. 64 ülkeden 2030 atletin katıldığı oyunlar için Albertville bölgesine 800.000 ziyaretçi gelmesi bekleniyor. Süper-ekstra-ultra ve daha ne dilden olağanüstü anlamında sıfat varsa kullanılabilecek bir teknolojinin seferber edildiği, 2000'li yıllara göz kırpan olimpiyat köylerinin altyapısı için tam 18 milyar frank (yaklaşık 18 trilyon TL) harcandı.

Bugüne kadar görülmüş en başdöndürücü Bobsleigh koridoru için harcanan para, başbaşına 250 milyon frank. Fransa'nın, Rusya'ya büyük tantanalarla açtığı tahıl alımına yönelik kredilerin toplam 3.5 milyar frank olduğu düşünülecek olursa, bu sayıların önemi daha iyi ortaya çıkar.

Olimpiyatların büyük slalom alanı ise Albertville dağlarında koruma altına alınan "Ancolie" (Hasekiküpesi) çiçeklerini ezmemek amacıyla özel bir güzergâhtan geçirildi ve bu uğurda dağlar düzeltildi.

Başlama töreni sırasında, göz zevkini bozan otoyol gizlenmek üzere koca bir dağ bile "inşa" edildi. Söz konusu törenin, bugüne değin alıştığımız olimpiyat geçitleriyle bando mızıkalarla ilgisi yok. Gerçeküstü bir bale niteliğini taşıyan tören, daha önce Fransız Devrimi'nin 200. yıl kutlamalarını hazırlayan Telema Images gösteri şirketinin koreografı Philippe Decouffle'nin çılgınlığı. Tören müziği olarak düşünülen Beethoven bu koreografın görülmemiş hayal gücüyle başedemediği için Kostas Samaras adlı bir Yunanlı besteciye ısmarlandı. Klasik müzik aletlerinin hiçbiri, hemen hemen yok. Ziller, tahtalar, maden parçalarına giyinmiş insan şakırtıları, törenin fon sesini oluşturacak. Toplam iki bin oyuncunun rol alacak töreni, Fransız basını "Titanlara layık" olarak tanımlamakta.

Olimpiyat madalyaları da özgün ve güzellikte, bugüne değin yapılanların hepsini geçiyor. Çevresi altın kaplı madalyalar, kristal ve dünyaca ünlü kristal ustası Lalique'in imzasını taşıyor. Yani eski madalyaların altın değerine, bir de Lalique'in hiç de ucuz olmayan adı eklenmiş durumda.

Albertville Kış Olimpiyatları, modern gladyatörlerin olduğunca, medyaların da savaşı. 2 milyar 200 milyon seyirciye iletilecek televizyon yayınları için seferber edilen teknoloji, olayın önemine uygun düzeyde: 180 kamera, 220 videokamera, 500 yorumcu muhabir kabini ile çalışan birleşik televizyonlar kurumu ORTO (bu iş için kuruldu), 320 saatlik bir yayın öngörüyor. Uluslararası TV Radyo Kurumu merkezi servisleri 22 bin metrekareye yayılıyor ve 2500 görevlinin yer aldığı bu dev bunker, Fransa Merkez Bankası'ndan daha iyi korunuyor. Hertz ışınları, optik kablo ve uydular aracılığıyla dağılacak yayınlarda, yarının televizyon teknolojisi deneniyor. Her olimpiyat oyunlarına kendi ekipleriyle giden Amerikalılar bile bunca teknoloji karşısında güven duyup, yalnızca tek bir denetçi gönderdiler söz konusu yayın organına. ORTO adlı organizasyon, hepsi Fransız olan Antenne 2, FR3, Radio France, TDF ve tabii altyapı olarak Telecom şirketinin bir ortaklığı.

Bugün yapılacak olan tören iki buçuk saat sürecek ve 110 milyon franka mal oldu. Nasıl olmasın ki? 200 kişilik dansör ve göstericiyi giydirmek için garip adlı, yepyeni kumaşlar bile icat edildi; bazı tekstil sanayicileri çevrecileri kızdırmamak için […]. Mizansende 800 çocuk var. Törenin yapılacağı stadyum, 33 bin kişilik olmasına karşın portatif. Takılıp çıkartılabiliyor yani. Rengârenk flamalarla çizilen figürler, birbirinden eksantrik giysilerle yapıla[…].

Bütün bu yayınların dev bir örümcek ağı gibi […]. Megalomani derecesine varan bu gösteri, sanki bir düş. Hem de geniş hayal gücü olan birinin gördüğü canlı bir düş. İş kalıyor sporcuların yeteneğine ve bilek gücüne.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1