'Alis Harikalar Dünyası' bitti
Cumhuriyet · 24 Şubat 1992
Albertville Olimpiyatları, pek çok alanda şampiyonlara yakışır performansların gösterildiği bir spor şenliği oldu. Gündüzleri, insan gücünün sınırı ötesinde yarışan atletler, Albertville'in sevimli dağ otellerinin şömineli gecelerinde de epey "spor" yaptılar. Fransız devlet televizyon kanalı Antenne 2'nin yaptığı şaşırtıcı araştırmaya göre on beş günlük kış olimpiyatları sırasında, Albertville olimpiyat köyünün otomatik "prezervatif" makinelerini iki saatte bir yeniden doldurmak gerekiyordu!
Albertville Olimpiyatları'na katılan sporcuların, şampiyonu belli olmayan bu müthiş performansı karşısında, Fransız Olimpiyat Komitesi Başkanı ve eski kayakçı Jean Claude Killy: "Bu gidişle Jean Claude değil, Madame Claude diye çağıracaklar beni" deyiverdi.
Dün gece, Albertville'in portatif stadyumunu dolduran otuz üç bin talihli ile ekranlarıyla yetinmek zorunda kalan milyonlarca seyirciyi bir kez daha Alis'in harikalar diyarına götürüp getiren Philippe Decouffle'nin eşsiz gösterisi başta olmak üzere Fransızlar; biten oyunların ardından hak edilmiş bir zafer işareti yapıyorlar. Her şey öylesine aksaksız ve öylesine düzenliydi ki bazı basın organları, "biraz fazla kusursuzluktan" bile yakındılar.
Kış olimpiyatlarının Albertville'deki akışını belki de tek bozan olay, Alberto Tomba ile Marco Girardelli'yi yüreklendirmek üzere, kimisi 800 km araba kullanarak İtalya'dan gelen 20 000 taraftar oldu. Kayak "As"ları Alberto ile Marco'yu görmek üzere yollara düşen bu coşkulu İtalyanlar, daha önceden yer falan ayırtmamışlardı elbet. Turistik tesisleri tıka basa dolu olan Albertville, İtalyan seyircileri nereye koyacağını bilemedi önce. Sonra, belediye meclisinin aldığı bir kararla, barlar ve kahveler, İtalyanların bölgede bulunduğu gece, sabaha kadar açık kalmaya "zorunlu" kılındılar. Böylece, kimi arabasında yatıp, kimi kahve masalarında uyuklayan İtalyanlar, Albertville gecelerinin -12 derecelik soğuğunda, (üstelik favorileri Alberto ve Marco belki de prezervatif makinelerini boşaltırken) donmaktan kurtarıldılar.
Kış olimpiyatlarının tek tatsız olayı, Nicolas Bochatay adlı sporcunun ölümüydü elbet. Fakat bu konuda. Türkiye'de sizin, bizim Fransa'da olduğumuzdan daha bilgi sahibi olduğunuza kuşkum yok. Fransız medyaları, sanki sözleşmiş gibi olimpiyatların kapanışından bir gün önce oyunların kusursuz akışına gölge düşürmemek ve moral bozmak için herhalde, söz konusu atletin ölümünü satır arası ve kısacık bir gevelemeyle geçiştirdiler.
Bugün, gerek televizyon, gerekse yazılı basın, açılışıyla, kapanışıyla bir "yaratıcılık devrimi" niteliğini taşıyan Albertville Olimpiyatları'nı düzenleyen 25 bin görevliye, koregraf Decouffle, olimpiyat komitesi Başkanı Killy ve en önemlisi, Albertville Belediye Başkanı Michel Barnier'ye son alkışı tutuyor, son "bravo"larını bağırıyor.
Bundan sonra Albertville'in ne olacağı sorusu gündeme gelecek. Kentin sağ merkezci belediye başkanı Michel Barnier, olimpiyat oyunlarıyla ilgili olarak girdikleri "korkunç" borçların, aslında kentin bütçesine % 5 oranından fazla yansımayacağını ileri sürüyor. Barnier, hırslı bir politikacı ve olimpiyat oyunlarını, Albertville ile birlikte aday olan Paris'in ve Paris Belediye Başkanı Jacques Chirac'ın elinden aldı. Kendisinden geleceğin bakanı olarak söz ediliyor.
Ancak Barnier'nin bakan olup olamayacağı, olimpiyat faturasının Albertville ve çevresine ne zaman ve nasıl ödetileceğine bağlı. Gırtlağına kadar borca girmiş, milyonlarca kredi harcamış 60 haneli köyler var. Kış ve yaz turizmi, toplamı 6 milyar frankı bulan bu yatırımları, ne kadar sürede amorti edebilir?
Bütün bunları önümüzdeki günlerde göreceğiz. Fransız halkı garip bir yapıya sahiptir. İnsanı bir günde vezir, ertesi gün rezil eder. Bugün için yapılan yollardan, geçirdiği eğlenceli 15 günden, görkemli tesislerden pek mutlu. Ama yarın, göklere çıkardığı yöneticileri, önüne katıp giyotine yollamasa bile kapı dışarı edebilir.
[Fotoğraf altyazısı: İtalyanların büyük gururu Alberto Tomba bu kez sürpriz yaptı. Calgary Olimpiyatları'nın iki altın madalyalı ismi Tomba'dan Albertville'de de iki birincilik bekleyen İtalya, hayal kırıklığına uğradı. İlk yarışta fırtına gibi eserek altın madalya kazanan Tomba'ya slalomda da rakip gösterilemiyordu. Ancak Tomba, Jagge'ye geçilerek gümüş madalyada kaldı.]


