Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1992

Sylvester Stallone aydın olduğunu kanıtladı

Cumhuriyet · 1 Mart 1992

Gerçek yaşamda onun bunun hırpaladığı insanlar, kırılan onur yaralanımı düşsel üstünlüklerle sararlar. Evire çevire dövülen zavallı, düşünde ona ciyet ödenleri pataklarken görür kendisini. Amerika'nın dev Birleşik Devletleri, minicik Vietnam'da yediği dayağı hala hazmedemedi.

Sylvester Stallone'un canlandırdığı Rambo filmleri, Vietnam'da onuru ayaklar altına alınan Amerika'nın düşsel intikamıdır. Rambo Sylvester Stallone, geçenlerde Paris'e geldi. Kültür Bakanı Jack Lang'ın elinden Fransa'nın ünlü madalyası Legion d'Honneur ile onurlandırıldı.

Stallone, Fransız basınında doğrusu pek tutulan bir aktör değil. Rambo'yu Paris'te bekleyen gazetecilerin dilinde tek bir soru vardı: "Sylvester, bazıları sizin pek akıllı olmadığınızı ileri sürüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" Ne düşünsün zavallıcık? Ömrü boyunca acı çekmişti kendisine sık sık sorulan bu soru yüzünden. Neler yapmamıştı ki aptal görünmemek için. Düşük göz kapaklarını ameliyatla kaldırtmıştı. Yine bakık gibi alık bakıyordu, ama daha yuvarlaktır artık gözleri. Sonra içeri kaçık çenesini, ileri doğru uzatmıştı silikon poşetleriyle. O da yetmemiş, fazla yukarıda duran kulaklarını aşağı çektirmiş, burnuna da ince bir kavis verdirtmişti.

Şom ağızlılar Rambo'nun düztaban olduğunu söylüyorlar. Hatta iri pazulu Sylvester, bu düztabanlık yüzünden askere de alınmamış diyorlar. Bir makineliyle orduları alt eden Rambo'yu silah altına almayan Amerikan ordusuna çok ayıp doğrusu. Fakat asıl ayıbı, Paris'te salak bir Sylvester Stallone bekleyen ve kıracağı potlara gülmeye hazırlanan biz gazeteciler yaptık. Bir kez, o kadar milyon dolar kazanan biri salak olamazdı. Fakat entelektüel olmak zorunda da değildi.

Gerçek beyefendi

Oysa Sylvester Stallone, Fransa'nın başkentine gerçek bir beyefendi olarak çıkageldi. Kültür Bakanı Jack Lang, Sylvester'in Ritz otelindeki dairesine, daha önce ünlü Amerikan tenisçileri Agassi ve McEnroe'nin yaptıkları gibi pizza ve hamburger ısmarlamasından korkuyordu. Oysa Rambo'nun, Fransız mutfağını bütün incelikleriyle bildiği ortaya çıktı. Sonra aynı otel dairesine kadın çıkartmasından çekinildi. Fakat Rambo, kültür bakanıyla birlikte Toulouse Lautrec'in resimlerindeki kadınları ziyaret etmeyi yeğledi. Ve birdenbire Rambo'nun müthiş bir resim koleksiyoncusu olduğu, bu konuda uzman sayılacağı, çok okuduğu ve Fransız edebiyatından oldukça haberi olduğu ortaya çıktı. Legion d'Honneur ödülünün Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği madalyasını alacağı törene beklerken kocaman cilveli tutuşturulan minicik Saxe porseleni fincanı kırmadan kahvesini bitirdi.

Törene az kala Jack Lang ve Sylvester Stallone, balkona çıkıp Palais Royal sarayının bahçelerinde güneşin batışını izlediler. Uzaktan, Buren Kolonları diye anılan eşsiz sanat yapıtları görünüyordu. Sylvester bir ara: "İlk bakışta bu siyah beyaz çizgiler insanı şaşırtıyor elbet" dedi Buren Kolonları hakkında. "Gnular animsatıyorlar bana." Aptal Sylvester'in sözlerinden bir şey anlamayan akıllı gazetecilerin boş bakışlarını görünce de bir öğretmen hoşgörüsüyle açıkladı: "Arkalarında zebra çizgileri taşıyan antiloplar var ya, onlara gnu denir." Jack Lang, Sylvester'i tatlı bir bakışla kucaklayarak gazetecilere seslendi: "Ne hoş bir insan değil mi?"

Hoş sürpriz

Daha sonraki Cesar sinema ödülleri töreninde ise dört dörtlük bir konuşma yaptı Rambo. Evet, Hollywood'da da bir Oscar ile ödüllendirilmişti. Ama Paris'te aldığı bu Cesar yüreğini ısıtıyor ve mutfağını, başkentini, kadınlarını ve filmlerini bunca sevdiği Fransa'da layık görüldüğü bu karşılama onu onurlandırıyordu. Uzun sözün kısası, Sylvester Stallone Fransa'dan kendisini salak sananlara hoş bir sürpriz yapıp dalga geçmek isteyenlere göz kırpan bir yıldız gibi geçip gitti. Paris sanat çevrelerinde kendisine değgin üretilen son fıkra, Sylvester'in kendi clivie senaryolarını yazdığı filmlerindeki Rambo adını aslında ünlü Fransız ozanı Rimbaud'ya (Rembo okuyunuz) atfen aldığı yolunda.

Sylvester Stallone'un süzme bir aydın olduğuna artık tüm varlığımızla inanıyoruz. Ancak bir soru yine yanıtsız kaldı. Her şey iyi güzel de bunca zeki ve duygulu Sylvester Stallone o Rambo ve Rocky senaryolarını niye yazdı ve oynadı?

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1