Suikast girişimine aldıran yok
Milliyet · 8 Temmuz 1992
FRANSA Cumhurbaşkanının eşi Danielle Mitterrand'ın Kuzey Irak'ta uğradığı bombalı saldırıya Fransız kamuoyu, "oralı bile olmadı" denilecek kadar kayıtsız kaldı. Sansasyon gazetesi France Soir dışında hiçbir yayın organı, olayı birinci sayfasında manşetten yansıtmadı.
"Önem vermeme", Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün, olaya, "herhangi bir habere gösterilecek yaklaşımdan farksız tavrı" ile kendisini gösterdi.
France Soir gazetesi, Bayan Mitterrand'ın koruma görevlilerinden üçünün bomba patlamasında ölmeleri ile sonuçlanan olayı "gösterişli" biçimde yansıtırken Le Monde gazetesi aynı haberi birinci sayfasından yansıtmasına karşılık iç sayfalarda birkaç satırla geçiştirdi.
Aynı habere Le Figaro gazetesi 4. sayfada, Liberation 21. sayfada, Le Parisien ise 7. sayfada yer verdi.
KÜRT POLİTİKASI
Fransa'nın başında 10 yıldır bulunan ve dış politikada birinci derecede yönlendirici sorumluluğu bulunan Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın Kürt politikası son bir yılda değişti. 1991 yılı başlarına kadar, Türkiye, İran ve Irak'ta yaşayan Kürtler için ileride bağımsız bir devletin ilk kilometre taşı olarak her üç ülkede özerk bir bölge ve yönetim salık veren Mitterrand, Körfez Savaşı'ndan bu yana, yavaş yavaş böyle bir statünün ne gibi karışıklıklara yol açacağının bilincine vararak görüşlerini törpülemeye başladı.
Mitterrand'ın bu görüş değişikliğinin gerisinde dört neden yatıyor. Bunlardan birincisi, Türkiye'nin bölgede nüfuz kazanması ve Fransa'nın vazgeçilmez bir ekonomik partneri haline gelmesi oldu. İkincisi, İran'ı fazla yakınlaştırmadan uzaklaştırmamak ve İran alternatifini kollamak, özerkliği bu ülke için de yüksek sesle savunmamasına yol açtı. Üçüncüsü ise, Kürtlerin kendi aralarında tam bir siyasal birlik sağlayamamaları, Mitterrand'ı kuşkuya düşürdü.
Fransa Cumhurbaşkanı böylece, artık özerk yönetimi Türkiye ve İran için ağzına almıyor, Irak'taki Kürtler için ise "yarımağız" istemeye devam ediyor.
Şu andaki gerçek Kürt politikası, bu toplulukların yaşadıkları bölgelerde kültürel ve sosyal haklarına kavuşturulması olarak özetlenebilir.
Mitterrand'ın bu görüş değişikliğini pekiştiren bir başka etken de, Fransa içinde siyasal sığınmacı olarak yaşayan pek çok Kürt kökenli kişinin eroin kaçakçılığı, Türk ve Kürt esnaftan tehdit yoluyla haraç aldıklarının artık açıkça anlaşılması oldu. Fransız gizli servisleri bir süredir, harıl harıl tüm Fransa'da sayıları 18'i bulan Kürt dernekleri konusunda bilgi topluyor.
Milliyet Paris bürosunun güvenilir bir kaynaktan aldığı habere göre, Fransız hükümeti bu derneklerin hem faaliyetlerini daha yakından denetleyen, hem de bu derneklere devlet eliyle yapılan yardımları kısıtlayıcı hazırlık içinde. Kaynağın belirttiğine göre, para yardımının yeniden gözden geçirilmesi, "Danielle Mitterrand cumhurbaşkanı eşi olarak kaldığı sürece zor..."
François Mitterrand'ın Kürt politikasındaki değişimi, eşi Danielle Mitterrand ve vakfı Frances- Libertes için söz konusu değil. Bayan Mitterrand, her üç ülkede yaşayan Kürtler için hâlâ ilk aşamada özerklik, ikinci aşamadaysa tercihan bağımsızlık diliyor.
Kürt sorunuyla yakından ilgilenen dış politika uzmanları, Danielle Mitterrand'a yönelik son suikastın, Fransa'nın değişen Kürt politikasına bağlı ve denetlenemeyen bir grubun eylemi olabileceğini söylüyorlar.
