Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1992

İnsan hakları için tazminat

Milliyet · 27 Temmuz 1992

TÜRKİYE Birleşik Komünist Partisi (TBKP) yöneticileri Haydar Kutlu, Nihat Sargın ve Dev-Yol ana davasının önde gelen adları ile, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na açtıkları ve haklı görüldükleri dava için tazminat önerildiği öğrenildi.

Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin tarafından yalanlandı. Çetin, "Bu olay, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nun uzlaşma metodudur" dedi.

Bakan Çetin, olayın "Rüşvet değil, tazminat" olduğunu belirterek, "Bütün dünyada olan bir şey. Avukatları istemiş. Bu bir uzlaşma yöntemidir. Bu ya böyle devam edecek ya da uzlaşılacak. Kendi avukatları, Avrupa Konseyi nezdinde Daimi Temsilcimiz Büyükelçi Sönmez Köksal'a öneride bulunmuşlar. Sayın Köksal da bize iletti. Normal bir mekanizmadır. Bu mekanizma, Türkiye'de henüz başlamadı. Bu olayın işkence ile de ilgisi yok. Olayın uzayıp gitmemesi için, uzlaşma yoluna gidiliyor" diye konuştu.

Adalet Bakanı Seyfi Oktay ise, hükümetin belli bir miktarda tazminat verebileceğini söyleyerek, "Tazminat alacaklar, bu tazminatı, devlet, 'Biz verelim' demiş olabilir" dedi.

Oktay, gözaltında kalan kişilerin kayıtları olduğunu, bu tür olayların saklanacak, örtülecek bir olay olmadığını belirtti.

TBKP yöneticileri Nihat Sargın, Haydar Kutlu ve Dev-Yol'un önde gelen adlarından Oğuzhan Müftüoğlu ile Nasup Mitap ve İzmir'den başvuran N. Hazar, G. Hazar ve R. Açık adlı sanıklar uzun süre tutuklu kaldıkları ve işkence gördüklerini belirtmiş ve Türkiye'de yasal yollardan bir sonuç alamadıkları gerekçesi ile avukatları aracılığıyla devlet aleyhine dava açmışlardı.

Avrupa İnsan Hakları Komisyonu da, 1991 ekim ayı içinde yaptığı incelemede, davacıların uzun süre haksız yere tutuklu kaldıkları, işkence gördükleri, yargılandıkları, Sıkıyönetim ve DGM'lerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı bulunduğu yolunda karar vermiş ve Türk hükümetini kusurlu bulmuştu.

Öğrenildiğine göre, davacılar, kendilerine önerildiği bildirilen 150'şer milyon lirayı kabul etmediler.

KÖKSAL'IN SÖZLERİ

Avrupa Konseyi Başkanı Büyükelçi Sönmez Köksal da, Özgür Gündem gazetesinde iddia edildiği gibi davacılara rüşvet teklif edilmesinin sözkonusu olmadığını, İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince "Dostane Çözüm" önerildiğini, bu önerinin de doğrudan değil, İnsan Hakları Komisyonu aracılığıyla yapıldığını söyledi.

Paris muhabirimiz Mine G. Saulnier'in haberine göre, Sönmez Köksal, iddialarla ilgili şu açıklamayı yaptı:

"Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nda bir dava açıldığında, şikâyetçinin şikâyeti haklı bulunduğu takdirde:

1- Haksız bulunan taraftan, şikâyetçinin şahsi dava masraflarının tazmini istenir.

2- Şikâyetçinin şikâyetine konu olan mevzuat değiştirilir.

Haydar Kutlu, Nihat Sargın ve Oğuzhan Müftüoğlu'nun şu anda İnsan Hakları Komisyonu'nda iki davaları var. Birinci davaları 15 gün gözaltında tutulmalarıyla ilgilidir. İnsan Hakları Komisyonu, bu süreyi dört buçuk gün olarak öngördüğünden, şikâyetlerini haklı bulmuş ve konu Avrupa Konseyi'nin gündemindedir. İnsan Hakları Komisyonu normal prosedüründe, 'Dostane Çözüm' adlı bir anlaşma olanağı iki taraf için de tanınmaktadır. Ve sözkonusu prosedür, İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer almaktadır.

Türkiye, bu prosedür çerçevesinde, kötü muameleyle ilgili ikinci dava konusunda şikâyetçi tarafa bir 'Dostane Çözüm' teklif etmiştir. Fakat bu teklif kendilerine şahsen değil, komisyona önerilmiş ve İnsan Hakları Komisyonu da bunu şikâyetçilere iletmiştir.

Dolayısıyla rüşvet iftiraları ve ithamı; son derece yersiz, çirkin ve Dostane Çözüm prosedürünü içeren İnsan Hakları Sözleşmesi'nin gizlilik kuralına aykırıdır. Şikâyetçi taraf, şu anda İnsan Hakları Sözleşmesi'nin bir koşulunu da ihlal etmiş bulunmaktadırlar. Dostane Çözüm, bize yasal olarak tanınan bir haktır. Avusturya'nın sorunlu bir davasında Dostane Çözüm prosedürü üç yıl sürmüştür."

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1