Avrupa Birliği'nin kaderi Fransa'da
Milliyet · 4 Eylül 1992
AVRUPA Birliği'ni, bir ortak pazar kavramının ötesinde sağlayıcı ve bağlayıcı nitelik taşıyan Maastricht kararlarının Fransa'da halkoylaması yoluyla kabul ya da reddedilmesine iki hafta kaldı.
Referandum öncesi çeşitli araştırma kurumları tarafından yapılan ve "evet-hayır" oranlarında tam bir belirsizliği gösteren anket verileri, Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın bizzat referandum polemiğine girmesine yol açtı.
Mitterrand, dün gece ülkenin en önemli televizyon kanalı TF1'in Sorbonne Üniversitesi'nin büyük amfisinde düzenlediği bir tartışmaya katıldı. Fransız medyalarında, "Mitterrand arenaya indi" biçiminde yorumlanan tartışmada, Cumhurbaşkanı halkın arasından titizlikle seçilen 10 yurttaşın sorularına yanıt verdi ve Maastricht'e muhalefetin başını çeken muhafazakâr Cumhuriyetçi Parti RPR'in ileri gelenlerinden Philippe Seguin ile tartıştı.
AT senfoni orkestrasının çaldığı Beethoven imzalı "Avrupa marşı" ile açılan ve bir Fransız şarkıcısı Julien Clerc'in "Fransa Toprağı" adlı parçasıyla kapanan bu olağanüstü televizyon şovunun bir diğer yıldızı da Alman Başbakanı Helmut Kohl idi. Sorbonne Üniversitesi'nin büyük amfisini doğrudan Bonn'a bağlayan dev bir ekranda Helmut Kohl, sorulara verdiği yanıtlarla tartışmaya katıldı ve referanduma "evet" kampanyasında Mitterrand'ın yardımına geldi.
Fransız Komünist Partisi Genel Sekreteri Georges Marchais'nin "Ülkenin bir iç tartışmasında yabancı bir liderin yer alması hakarettir" biçiminde yorumladığı Kohl'ün referandum kampanyasındaki varlığı, "evet" oylarını ne denli yükseltecek, henüz bilinmiyor. Fakat yine aynı amaçla önceki gün Sosyalist Parti Genel Sekreteri Laurent Fabius'un davetlisi olarak Strasbourg'daki Avrupa parlamentosuna gelen İspanya Başbakanı Felipe Gonzales'in "evet"e verdiği desteğin yararı olduğu kesin. İktidardaki Fransız Sosyalist Partisi, şaşaalı bir biçimde ağırladıkları Gonzales'in ülkedeki İspanyol kökenli Fransız seçmenlerini olumlu yönde etkileyeceğini umuyorlar.
Danimarka'da yapılan referandumda ilk kırmızı kartı gören Maastricht'e, Fransa'nın "hayır" demesi, tüm uzmanların ortak görüşüne göre Avrupa Birliği'ne ölümcül bir darbe vuracak.
Alman ve İngiliz basınında "Fransa, Avrupa'nın boynuna ilmiği geçirmeye hazırlanıyor" biçiminde yorumlanan durum, AT'ı cidden tehdit ediyor. Bilindiği gibi Fransa, Almanya ile birlikte AT'in en önemli iki üyesinden biri ve Avrupa fikrinin babası.
