Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1992

Fransa'da 'Alman sendromu'

Milliyet · 9 Eylül 1992

HEP Almanlar yabancılara karşı ırkçılık yapacak değğil ya; Fransa'da 20 Eylül'de yapılacak Maastricht kararlarına ilişkin referandum polemiği, ülkedeki tarihsel "Germen düşmanlığını" uyandırmış bulunuyor.

Maastricht kararlarına halkoyu yoluyla "evet" yandaşı Fransız politikacıları, olumlu oylarını, "Avrupa meydanını Almanya hegemonyasına boş bırakmamak" amacına bağlıyorlar. "Hayır" yandaşları ise, Maastricht kararları onaylanırsa, Fransa ekonomisinin Alman güdümüne gireceğini savunuyorlar. Her iki biçimde de, Avrupa Birliği olgusunun Almanya önünde diz çökmemek hedefini gösterdiği referandum kampanyası, sonunda Almanları rahatsız etmeye başladı.

Ikinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, önce General De Gaulle ve Adenauer, sonra Helmut Schmidt ve Valery Giscard d'Estaing, şimdi ise Helmut Kohl ve François Mitterrand'ın çabalarıyla sağlamlanan Fransız Alman dostluğunun, uzun süredir gömülü duran "çirkin Alman", "fanatik Nazi" imgeleriyle gölgelenmesi, Alman basını tarafından kırgınlıkla karşılanıyor.

Fransa, oldum olası ekonomik alandaki Alman üstünlüğünü bir tehdit olarak görüyordu. Ama son olarak başlayan "Germen fobisi", büyük ölçüde Almanya'da yaşanan ırkçılık ve şiddet hareketlerine bağlı. Yabancı göçmen ve sığınmacılara yönelik ve daha çok Doğu kökenli Almanlar arasında yayılan faşist davranışlar, Fransa'da eski Nazi Almanyası'nın bir gün yeniden dirilebileceği biçiminde yorumlanıyor. Bu yaklaşımı abartılı sayan ve Fransa'nın Alman demokrasisinden kuşku duymasını yeren Alman televizyonunda, konuyla ilgili bir yorum, "Asteriks gibi konuşmak gerekirse, bu Fransızlar deli!" tümcesiyle bitirildi.

Konuyla ilgili ilginç bir gelişme de, son olarak Amerikan ve Fransız televizyonlarında gösterilen ve Rostock'lu çocukları "Hitler selamı" verirken resimleyen bir program. Alman polisi, bu görüntüleri çekebilmek için Amerikalı ve Fransız televizyoncuların çocukların cebine 100'er mark para koyduklarını öne sürüyor. Görüntüleri Fransa'da ekrana getiren Antenne 2 ve TF1 kanalları ise bu suçlamayı kesinlikle reddediyorlar.

Maastricht referandum kampanyasıyla ilgili olarak, François Mitterrand'ın söz aldığı son televizyon açıkoturumunda Helmut Kohl'e yer verilmesi, kimi Fransız politikacılar tarafından kıyasıya eliştirilince, Almanlar, Fransızları ülkelerine karşı milliyetçilik yapmak ve Avrupa Birliği'ni sabote etmekle suçlamaya başladılar.

TV tartışmasından sonra "evet" yönünde ağırlık kazanmış bulunuyor. Son kamuoyu yoklamalarına göre şu anda "evet"e tanınan şans yüzde 56, "hayır"cı ve "kararsız"ların oranı ise yüzde 44'e indi. Fakat "Germen fobisi"nin oy tercihinde birinci derecede rol aldığı kesin. "Evet" diyecekler, bu seçimleriyle "olası bir Germen üstünlüğüne karşı minder dışı kalmamak", "hayır" diyecekler ise "olası bir Germen üstünlüğüne karşı sınırları kaldırmamak" hedefini güdüyor.

[Fotoğraf altyazısı: Fransız horozu, kendisinin yarattığı Alman kartalının gölgesinde tir tir titriyor]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1