Silahlarda top İngiltere'de
Milliyet · 25 Eylül 1992
DİYARBAKIR'da bir Fransız uçağında bulunan patlayıcılarla ilgili gazetemizin haberine ilişkin olarak, Fransız Dışişleri ve Savunma bakanlıkları, dün gazetemizin Paris muhabirine bir açıklama yaptılar. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maurice Gourdault Montagne, olayla ilgili olarak şunları söyledi: "15 Temmuz günü Diyarbakır'da arama yapılan C-160 Transal tipi uçağın, Fransız Hava Kuvvetleri'ne bağlı olduğu ve mürettebatının Fransız olduğu doğrudur. Ancak, Kuzey Irak'taki Kürtlere yönelik insani yardım kampanyası doğrultusunda, bu uçak, Avrupa Komisyonu'nun onayı ile ONG, yani hükümetlere bağlı olmayan bir yardım organizasyonunun emrine verilmiştir. Bu organizasyon dahilinde söz konusu C-160, yardımı gerçekleştiren İngiliz Handicap International ve Mine Advisery Group adlı mayın tarama ve yok etme konusunda uzmanlaşmış bir kuruluşun verdiği malzemeyi, Londra'da yüklemiş ve Kuzey Irak Kürt bölgesine götürmek üzere hareket etmiştir. Uçağın taşıdığı tüm patlayıcılar, tümüyle bölgedeki mayınları arama ve zararsız hale getirmek için öngörülen malzemedir. Aynı biçimde, haberde adı geçen çelik yelekler, aslında mayın patlatma uzmanlarının taşıdığı cinstendir. Bu malzemeler arasında tüfek, bomba gibi benzeri savaş malzemesi yoktur."
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Milliyet'in, "Malzeme, Londra'da yüklenmiş ve İngiliz malıysa, ne olup ne olmadığını bu kadar kesinlikle nasıl bilebilirsiniz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Türk yetkililerin yaptıkları arama, Fransız pilotların önünde yapılmış ve uçak mürettebatı, çıkan malzemenin ellerindeki listeye uygun ve yalnızca mayınları yok etmeye yönelik patlayıcılar olduğunu doğruluyor."
Fransız Savunma Bakanlığı da Milliyet'e ayrıca yaptığı açıklamada, Dışişleri'nin bu yorumuna sadık kaldı. Ancak, her iki bakanlık da, eğer gerçekten mayınları zararsız hale getirmeye yönelik bir askeri malzeme söz konusu ise bu malzemeye niçin Türk tarafınca el konulduğunu açıklayamıyor ve "Niçin el konulduğunu bilmiyoruz, bu konuda Türk hükümeti bir yanıt verebilir" biçiminde konuşuyorlar.
Bu aşamada, uçağın ve mürettebatın Fransız, ancak taşınan patlayıcıların İngiliz olduğu anlaşılmış bulunuyor. Yansız bakılacak olursa, Fransız yetkililerin, Londra'da İngilizler tarafından yüklenmiş bir uçağın içinde kesinlikle ne olduğunu bilemeyecekleri ya da "mayın içindi, ya da değildi," güvencesini verebilmeleri olanaksız.
Görüldüğü gibi, Fransa, Türkiye'deki Türk yetkililerin yaptığı açıklamadan farklı olarak, uçakta bulunan patlayıcıların mayın tahriplerinde kullanılmak üzere hazırlandığını söylüyor.
