Jerry Lewis, Paris'te
Milliyet · 9 Mart 1993
IŞIKLAR kenti Paris, pek çok dünya sanatçısını mıknatıs gibi kendisine çekiyor. Aslında herkesi çekiyor da, gelen var, gelmeyen var. Gelip de dönemeyen, dönüp de yananlar olduğu gibi... James Baldwin, Marlene Dietrich, Josephine Baker, Rudolf Nureyev ve daha pek çokları burada öldüler. Roman Polanski, Milan Kundera burada yaşıyorlar; Madonna ev almak istiyor. Bu kervana, son olarak Jerry Lewis de katıldı. "Doktor Jerry ve Mister Love"ın unutulmaz kahramanı, çocukluğumuzun kahkaha prensi Lewis, Fransa'ya bayılıyor, Fransa da Lewis'e... 1993 Saint Denis "Oyuncular Sahneye" sinema festivalinin onur başkanı olarak bir süredir Paris'e yerleşen Jerry Lewis'in varlığı yüzünden söz konusu festival, çocukların hücumuna uğradı. Jerry Lewis'in çocuklar üzerindeki mıknatıs etkisi, kendisinin yorumuna göre kesinlikle sayısal bir "yaş sorunu".
"Altmış yedinci doğum günüme az kaldı" diye anlatıyor Jerry Lewis. "Ama ben elli sekiz yıldan beri yaşlanmıyorum. Çocuklar, bunu hissediyorlar. Kendilerinden biri olduğumu biliyorlar, çünkü tam dokuz yaşındayım. Dikkatinizi çekerim, sekiz yaşında değilim. Çok kısa kalır. On yaşında da değilim, fazla uzun olur. Dokuz yaş, en güzel çağ. Stan Laurel de tam dokuz yaşındaydı, Fransız meslektaşım Pierre Etaix'nin yaşı da dokuz. Pierre Etaix, benim en iyi dostum. Çünkü o, tek kelime İngilizce bilmiyor. Ben de tek kelime Fransızca bilmiyorum. Yalnızca işaretlerle konuşuyoruz ve inanın, pek çok yanlış anlamayı engelliyor bu durum."
Bugünlerde Fransız sinemaları, Richard Attenborough'un "Chaplin" filmini gösteriyor. Büyük usta Charlie Chaplin, 1963 yılında kendi yaşamının filmini aslında kendi yönetiminde ve Jerry Lewis'e çevirtmek istemiş. Jerry, Stan Laurel'in biçemini Charlot'ya tercih ettiği için kabul etmemiş. "Söyleyin bana" demiş büyük Chaplin. "Bu Stan, benim kadar iyi mi ki?" Jerry Lewis, içinden "evet" diye düşünerek, "Aşağı yukarı" yanıtını vermiş. Chaplin, cık cık ederek başını sallamış: "Jerry, siz diplomat olmak için yaratılmışsınız!"
Bazı kişiler, mesleklerinin bir parçası haline gelen olayların ortasında yaşarlar hep. Jerry Lewis'in yaşamı gülünç olaylara tanık olmakla geçiyor Paris'te. Geçen hafta TGV yüksek hız treniyle bir kentten diğerine yolculuk eden Jerry'nin treni, programda öngörülmeyen bir istasyonda acil duraklama yaptı. Yolculuk sırasında tuvalete giren bir adamcağız, kimlik kartını klozete düşürmüş, elini daldırıp geri almaya kalkınca, bir teknoloji harikası olan tuvaletin çelik süpabı adamcağızı bileğine kadar yutup geri bırakmamıştı. İmdat freniyle duran trenden, özel uzmanlar ve aygıtlarla klozeti içinde kalan el ile söküp elin bitimindeki talihsiz yolcuyla birlikte perona indirdiler. Jerry Lewis ve diğer yolcuların tutamadıkları kahkahalar arasında klozeti parçalayıp içinde kalan el ile sahibini kurtardılar.
Televizyonların canlı yayın verdikleri bu habere, kamuoyu önce Jerry Lewis'in seyirciler arasında olması dolayısıyla inanmadı ve şaka sandı. Gerçek olduğunu anlamaları için cellat klozet, kurban el ve tanık Jerry olayını, tüm TV kanallarının akşam haberlerinde yayınlamaları gerekti. Tabii bu arada Jerry Lewis ve sırtında taşıdığı on aylık kızı pek eğlendiler.
