Sağcıların tarihi zaferi
Milliyet · 30 Mart 1993
FRANSA'da genel seçimler, beşinci cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir parlamento aritmetiğine geçit vererek, merkez sağcı muhafazakâr partilerin ezici çoğunluğuyla sonuçlandı.
Jacques Chirac'ın liderliğindeki Cumhuriyetçi Birlik (RPR) ve Valery Giscard d'Estaing'in başkanı olduğu UDF partilerinin oluşturduğu Fransa Birliği koalisyonu, kendisiyle birlikte hareket eden Cumhuriyetçi Parti ve sağ bağımsızlarla, 577 milletvekilliğinden 484'ünü kazanmış bulunuyorlar. Sosyalist Parti ise, yalnızca 70 milletvekili ile parlamentoya girebildi.
Oysa, bir önceki oluşumda bu gruplaşma, Meclis'te 277 iskemle sahibiydi. Sosyalist Parti'nin bu çözülmesine karşın, komünistler, parlamentodaki varlıklarını korudular ve 23 milletvekilliği kazandılar. Bu sayı, eski parlamento grafiğinde 27'ydi.
Fransız seçmeni, aşırı sağcı ve ırkçı Ulusal Cephe Partisi'yle, lideri Jean Marie Le Pen'i parlamentoya sokmadı ve bu parti ikinci turda sosyalist seçmenlerin de merkez sağ koalisyonu desteklemesi sonucu milletvekili çıkaramadı.
Seçimlerin, sosyalistler kadar mağlup bir ikinci oluşumu da, iki çevreci partinin koalisyonu oldu. Çevreciler de, aşırı sağcılar gibi parlamentoya giremediler.
Eski iktidar Sosyalist Parti saflarından Dışişleri Bakanı Roland Dumas, eski Başbakan Michel Rocard ve Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın oğlu Gilbert Mitterrand da aralarında olmak üzere, toplam 9 sosyalist bakan ve pek çok eski milletvekili, parlamentoya giremediler.
Gilbert Mitterrand'ın seçilememesi, babasının da cumhurbaşkanı olarak artık kamuoyunun desteğine sahip olmadığını göstermesi bakımından önem taşıyor. Aynı önemde, Michel Rocard'ın da milletvekilliğini yitirmesi var. Rocard, 1995 cumhurbaşkanlığı seçimleri için, Sosyalist Parti tarafından "doğal aday" ilan edilmişti. Bu durum, Rocard'ın cumhurbaşkanlığı parkurundaki şansını azaltıyor. Bu durum, Fransız halkının kesinlikle bir sağ iktidar istediğini, ama sosyalist cumhurbaşkanı seçebileceğini göstermekte. Çünkü unutulmaması gereken önemli bir gerçek, sağ muhafazakâr partilere 484 milletvekilliği kazandıran seçimlerde, seçmenlerin yüzde 33 gibi ezici bir oranda sandık başına gitmedikleri. Fransız sağının muhteşem zaferi, iki yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerini de kazanacağı anlamına gelmiyor ve hatta Fransızların "sosyalist cumhurbaşkanı ve sağ iktidar" biçiminde bir devlet yönetimini benimsedikleri izlenimini veriyor.
Mitterrand'ın, bugün, en büyük parti olarak merkez sağ koalisyonun lideri durumundaki Cumhuriyetçi Birlik partisinden (RPR) Edouard Balladur'u, yeni hükümeti kurmakla görevlendirmesi bekleniyor. Chirac, 1995 cumhurbaşkanlığı seçimine aday olarak katılmak istediğinden sadık yandaşı İzmir doğumlu Edouard Balladur'u başbakan adayı olarak göstermiştir.
[Fotoğraf altyazısı: BAŞBAKAN ADAY: İzmir doğumlu, Eduard Balladur, kampanyalar boyunca büyük destek gördü. Mitterrand'ın Balladur'ü yeni hükümeti kırmakla görevlendirmesi bekleniyor.]
