Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1993

Paris'te 'nükleer Türk'

Milliyet · 17 Nisan 1993

[Dizi giriş kutusu — Viyana kapılarından bugüne: VİYANA kapılarına ordularımızla dayandıktan yüzyıllar sonra, Almanya'yı, Fransa'yı, Belçika'yı ve daha birçok Avrupa ülkesini içten fethetmiş bir ulusun çocuklarıyız biz. Evet, dirençle karşılaştık. Emekçilerimize haksızlık ettiler. Irkçılar üzerimize yürüdü, yürüyorlar. Ama işçilerimizin elleriyle, tırnaklarıyla tutundukları yabancı toprak parçalarına yer ettik. İçimizden çıkardığımız kadrolar, pek çok ülkede o ülkenin çocuklarının varamadığı su başlarını tuttular, tırmanamadığı zirvelere vardılar. Bu yazı dizisinde, sözünü ettiğimiz kadroların öyküsünü anlatacağız. Kendi kurdukları hastanelerin, büroların, işyerlerinin sahibi Türk doktorlarından, mühendislerinden, işadamlarından, uluslararası platformda etkili bilimcilerden söz edeceğiz. Fransa'da, belki de en çok bu ülkede, çok önemli düzeyde bir "Türk entelijansiyası" var. Burada yalnızca bir bölümünü tanıtabiliyoruz onların. Garip ama gerçek, bu kadroların hiçbiri Fransa'da ırkçılıkla karşılaşmamış, Türk oldukları için zorlanmamışlar. "Acaba eğitim ve öğrenim düzeyi, ayrı bir pasaport mu oluşturuyor insanlar için?" diye düşünüyoruz. Karar sizin.]

ATTİLA, Atilla ya da Atila Darmar. Fransız makamlarıyla yazışmalarını Attila, Türkiye ile mektuplaşmalarını Atilla olarak imzalayan inşaat mühendisi Darmar, Galatasaray'daki öğrenim yıllarında adını yalnızca Atiladiye yazarmış. "Tembellikten" diye açıklıyor bu durumu kendisi. İlginç bir kuramı daha var: "Mühendis dediğin tembel olur ve tembel olduğu için de bir problemi en kısa, en etkin yoldan çözmeye çalışır."

Atilla Darmar, halen Fransa'da nükleer santral inşaatları konusunda uzman dört etüt bürosundan biri olan Galery'nin hem yöneticisi, hem de yüzde 25 hissesinin sahibi. En büyük müşterisi, Fransa'nın dev ulusal kuruluşlarından EDF, yani Fransız Elektrik Kurumu. Atilla Darmar'ın etüt bürosu, bugüne değin 85 nükleer santral ünitesinin proje ve etütlerini yapmış. Bu sırada, Fransız Elektrik Kurumu'nun en yeni ve performanslı projesi, 220 megavat gücündeki teknoloji harikası "gaz türbinli" bir prototip santralın projelerini üretiyor. Ve bu santraldan iki tanesinin daha planları yine Darmar'ın etüt bürosu tarafından yapılacak. Projenin inşaat bölümünü, Fransız Elektrik Kurumu, ALSTOM firması ile birlikte gerçekleştiriyor. ALSTOM şirketinin hızlı trenlerin gerçekleştiricisi ve AIRBUS uçaklarının parça üreticilerinden biri olduğunu söylemek, bilmem projenin teknolojik önemi konusunda bilgi verir mi?

Fessenheim, Tricastin, Gravelines, Dampierre, Blayais, Paluel, Flamanville, Penly, Saint Alban, Nogent... Darmar'ın sağlamlığı kanıtlanmış planlarıyla yapılan nükleer santral üniteleri, saymakla bitmiyor. Aralarında bir de Güney Kore'de yapılan santral var. Çelik ve çimento endüstri tesisleri, amonyak pompaları, dizel jeneratör yuvaları, hidrolik santrallar, köprüler ve daha ne kadar anlayamadığımız tehlikeli maddeleri ihtiva eden binalar da Galery etüt bürosunun geçmiş başarı listesinde yer alıyorlar.

Darmar'ın etüt bürosunda dört mühendis, 16 teknik ressam ve iki sekreter olmak üzere yirmi kişi çalışıyor. "Bir mühendislik etüt bürosunun asıl sermayesi, insan beynidir" diyor. "İki bilgisayar, birkaç tane lojisyenimiz vardır topu topu. Beş franga bir aydınger kâğıdı alırız, üstünde bir hafta çalışır çizeriz, sonra 10 bin franga satarız. Ama yan tarafta 10 bini aşkın plan var. Her birini 10 bin frankla çarparsanız, epeyce dolgun bir tutar çıkar ortaya."

Atilla Darmar, İstanbul'da Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra Fransa'nın Lyon kentinde beş yıl inşaat mühendisliği öğrenimi görmüş. Daha sonra Paris'te iki yıl betonarme ihtisası yapmış. Türkiye'deki Keban projesinde iki yıl Fransızlarla birlikte çalıştıktan sonra iki yılda askerliğini tamamlayıp yeniden Fransa'ya dönmüş.

İşinden "entelektüel bir zevk aldığını" belirten Darmar, ayrıca Paris maratonuna ilk katılan Türk. Ama bir buçuk satte değil, dört buçuk saatte koşabilen "amatör" bir Paris maratoncusu. Fakat müthiş bir tenisçi ve nükleer santrallardan kalan zamanlarında raketine sarılıyor.

Atilla Darmar, 27 yıldır bir Fransız hanımla evli. Bir kızı ve bir oğlu var. Her yıl Türkiye'ye dönüyor ve Fransa'daki Galatasaraylılar Derneği'nin faal bir üyesi.

Darmar ailesinden 1921 yılından beri yetişen dört kuşak "Galatasaray"lıdan biri olarak, Fransa'daki derneğin her yıl ya başkanlığını ya da başkan yardımcılığını yürütüyor. 250 üyesi olan Fransa'daki Galatasaraylılar Derneği'nde, Atilla Darmar'ın adı "Yaşar Abi"ye çıkmış. Ünlü lisede tüm öğrencilerini adı ve numarasıyla anımsayan Yaşar Hoca gibi, Atilla Darmarda Fransa'daki bütün Galatasaraylıların sank ayaklı telefon rehberi.

Atilla Darmar'la görüşürken, konu ister istemez Türkiye'de bugün gündemde olan elektrik santrallarına geliyor. Artık dünyada Yatağan ve Gökova'daki gibi termik santralların yapımının tümüyle durdurulduğunu söylüyor ve "Türkiye için nükleer çok iyi bir çözüm olabilirdi. 'Di', diyorum, çünkü doğru konuşmak gerekirse, Türkiye'de nükleer santralların doğru dürüst işletilebileceğine inanamıyorum. Türkiye'de dikkati hiç dağılmayacak ve her gün binlerce kez en küçük ayrıntının gözden geçirilmesini savsaklamayacak altyapı kadrolarının oluşturulabileceğine ya da atık sorununun güvenli biçimde çözülebileceğine ihtimal veremiyorum" diyor.

[Fotoğraf altyazısı: Bu tablodaki isimler, Fransa'da kurulan yeni bir "Türk şirketi"nin ortakları. Çarpı işaretli yer, Atilla Darmar (üstte). Tam bir "proje küpü" olan Darmar'ın, her biri 10 bin frank eden 10 bin projesi (yanda).]

YARIN: TURİSTİK 'PAŞA' MÜMTAZ TEKER

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1