Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1993

'Dört dörtlük bilimci'

Milliyet · 20 Nisan 1993

DOKTOR Fitrat Demir Önger, aslında Fransız kardiyoloji cemiyeti üyesi, değerli bir kalp uzmanıdır. Ama nezleden sarılığa, sistitten prostata, tüm Türklerin sağlığı ondan sorulur. Yalnız sağlığı sorulsa iyi. Önger'in bulunduğu merkezler, ki ne kadar çok olduklarını bu yazının devamında göreceksiniz, sınırda "vize" muayenesinden geçemeyen Türklerden, Paris'e sergi açmaya gelmiş Türk sanatçılarına kadar tüm "sorunların" toplandığı ve tedavi altına alındığı yoğun bakım yerleridir.

Fitrat Demir Önger için, Le Matin gazetesi, 16 Kasım 1986 yılındaki sayısında şunları yazıyordu: "Fransa'da tıp mesleğini icra eden doktorların sayısı çok az. Bu doktorlar kimi kez canlarını dişlerine takarak, aynı soydan oldukları göçmen topluluklarının sağlık sorunlarında ortadirek görevi yükleniyorlar. Demir Önger,dört dörtlük bir bilimci. Kardiyolog olmasına karşın, hastaları tarafından uzmanlık dalı dışına taşırılıyor. Randevusuz gidilen bir muayene saatleri uygulamasına başlamış, her cumartesi öğleden sonralarını Türklerin binbir çeşitli hastalığına ayırmış bulunuyor."

Fitrat Demir Önger'in gerçekten her türlü hastalığın iyileştirildiği, ama kalplerin zorunlu muayeneden geçirildiği bir muayenehanesi var. Ama yalnızca muayenehanesi yok. Bir de hastanesi var. Hastanenin iki sahibinden biri, müdürü ve başhekimi. Yalnız bunlar olsa, yine iyi. Demir Önger'in bir de "Anadolu Kültür Merkezi" var. Bu merkezin başkanlığı var. Bütün bunlar olsa, yine haydi neyse. Bir de "UNION"u var Demir Önger'in. Türkiye'deki Fransız liseleri mezunlarının derneği. Buranın da kurucusu ve ikinci başkanı. "Niçin birinci başkanı değil?" diyoruz. "O zaman tekelleşiyor derler", diye [Alıntı kutusu: Dr. Demir Önger'in muayenehanesi ve hastanesi var. Ama hayatı, bununla sınırlı değil. Paris'te Anadolu Kültür Merkezi'nin kurucusu ve başkanı. Türkiye-Fransa Komitesi'nin yönetiminde. Union'un ikinci başkanı...] gülüyor. Bunlar da bir şey değil, derseniz, Doktor Önger, karşınıza Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktalarından birinde, "Comite France Turquie" yönetim kurulu üyesi kimliğiyle çıkıyor.

Demir Önger, Fransa'da ufak ufak bir Türkiye kuruyor aslında. Fransa'nın haberi yok. Var da, çaktırmayı şanına yakıştırmıyor.

Eskişehir'de sancısı tutan annesi tarafından, trende dünyaya getirilmiş bir İstanbullu Fitrat Demir Önger. Türkiye'ye kendi deyişiyle "sağda" ve "solda" hizmet etmiş köklü bir aileden geliyor. Raif Önger, eski odalar birliği başkanı olarak sağda. Fahir Önger ilk şiir antolojisini basmış kişi olarak solda, yengesi Veriya Öngerise İlerici Kadınlar Derneği Başkanı olarak "ortada" İstanbullu ailenin ünlü kişileri arasında yer alıyorlar.

İstanbul Saint Michel ve Saint Benoit okullarından mezun olduktan sonra Paris'te tıp fakültesini bitiren Demir Önger, bir dizi parlak diploma ve tezden sonra, kalp ve damar uzmanlığına hak kazanmış. 1980 yılında muayenehanesini açan Türk doktoru, 80 ve 89 yılları arasında karşımıza, Anet Kalp Hastanesi'nin önce klinik, sonra başhekimi olarak çıkıyor. 89 yılında bir arkadaşıyla birlikte şimdi başhekimi ve müdürü olduğu Gerontoloji Hastanesi'ni açan doktorumuzun Fransa'daki tek Türk kültür kuruluşu olan Anadolu Kültür Merkezi öyküsü çok ilginç.

"1984 yılında, dönemin ağır koşulları altında bazı Fransız dostlarla bir araya gelip bu kültür merkezini kurduk. Buradaki Türkoloji profesörleri Bazin, Mantran, Baquet de Grammont, Michel Nicolas gibi değerli insanlardı bunlar. Bir de benim Fransız eşimin Türkiye dostu akrabaları. O dönemde böyle bir Türk kültür merkezi kurmak riskli bir işti. 81'den öteye, Türk olduğunuzu söylemek bile tehlikeli hale gelmişti Fransa'da."

Demir Önger'in, alçakgönüllülükle söylemediği şey, kültür merkezi iki yıl önce Lafayette Sokağı'nda pek güzel ve görkemli bir lokal satın alırken Türkiye'nin "Paramız yok" diye yardımı reddetmesine karşılık, Türk doktorun 3 milyon 900 bin franklık bir borcun altına tek başına girdiği ve Paris'teki Anadolu Kültür Merkezi'ne bu lokali şahsi gücüyle sağladığı... Ama söylemeden duramadığı başka bir şey var:

"Bir yandan AT'a gireceğiz, Türkiye'yi Avrupa'da tanıtalım falan deniyor; bu tanıtma bütçesinin dörtte üçü Amerika'ya gidiyor. Amerika'ya 1.5 milyon dolar akıtıldı. Hala AT'a inanıyorsak, Avrupa'da Amerika'daki gibi yalnız entelijansiya değil, ortada olan bir Türk işçi kitlesi var. Bu kitlenin o ülkelerde daha iyi kabul görmeleri için, bizim kültür, dilimizi, âdet ve örflerimizi Avrupa'da iyi tanıtmamız gerek."

[Fotoğraf altyazısı: Dr. Demir Önger, "Türkiye'ye borcum var. Orada yetiştim. Eğitimimi, kültürümü, benliğimi ona borçluyum. O kültüre sahip çıkıyorum" diyor.]

[Fotoğraf altyazısı: Paris'te hangi Türk biraz rahatsızlansa, "çat kapı" Dr. Önger'in muayenehanesine giriyor. O, bundan hiç rahatsız değil.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1