Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1993

'Uykularım kaçıyor'

Milliyet · 27 Mayıs 1993

TARİHİN tekerrürden ibaret olduğunu söyleyenler haklı çıktılar. Bir zamanlar Fransa'da bir François vardı ve kraldı. Osmanlı İmparatorluğu'nu ise bir Süleyman yönetiyordu, "Kanuni" idi lakabı. Bugün Fransa Cumhurbaşkanı yine bir François (Mitterrand), Türkiye'nin başında ise yeni bir Süleyman var, soyadı Demirel. Çağdaş François'nın, yirmi birinci yüzyıl Türkiye'sine Başbakan olarak Tansu Çiller'i "favori" gördüğü anlaşılıyor.

Bugün Türkiye nüfusunun 60, 70 oranında Türk halkının bir kadın başbakan görmek istediği ortaya çıkıyor. Bu çok yüksek bir oran ve Türk halkının ufkunun genişliğini, düşünce açıklığını göstermesi açısından ilginç. Batılısıyla, güneylisiyle, özellikle doğulusuyla halkımızın bu yaklaşımı, beni çok duygulandırıyor.

Türkiye'nin başbakanlık arayışı içinde adı geçen en güçlü üç adaydan biri olan Devlet Bakanı Tansu Çiller, Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın özel davetlisi olarak Paris'e geldiğinde, Milliyet'le görüştü.

"Türkiye başbakanlığına gerçekten aday olduğunuzu söyleyebilir misiniz?" sorumuza karşılık, Çiller uzunca bir cevap veriyor:

"Başbakanlık adaylığımı ciddi olarak düşünüyorum. Hatta, bu adaylığın, önümüzdeki günlerde uykumu kaçıracak tek düşünce olduğunu söyleyebilirim. Aday olmanın da, olmamanın da bir sorumluluğu var. Adaylığım konusunda şu aşamada bana ilginç gelen, Türk halkının bana göstermiş olduğu güvendir. Kamuoyu araştırmalarında yüzde 80'i kadın ve gençlerden oluşuyor. Dolayısıyla gençleri ve kadınları dışlayarak DYP'nin bir yere gelmesi mümkün değil. Partimiz bunun da bilincinde. Bu kesimi dışlıyor demiyorum ama, bu tabanı mümkün olduğu kadar genişletmekte yarar var. Çoğunluk burada çünkü. Önümüzdeki günlerde delegelerle birlikte bütün bunların hesabını yapacağız."

Tansuhanım, son olarak, başbakan olduğu takdirde yüklendiği misyonu tanımlarken, sadece şu altı kelimeyi kullanarak özetliyor: "Türkiye'yi kendi kişisel çıkarlarımın önüne almak."

Bu arada Milliyet muhabiri Burhan Eliş'in haberine göre Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in kendisine icazet vermediği ve "Dur" dediği yolunda basında çıkan haberleri yalanladı.

DÖNDÜ

Çiller temaslarını tamamladıktan sonra dün Türkiye'ye döndü.

'1996 aşamasını düşünüyorum'

Milliyet'in "Siz başbakan olursanız, Türkiye'yi nasıl yönetecek ve DYP'yi birinci parti yapmak üzere başkalarından farklı neler yapacaksınız?" sorusunu ise şöyle yanıtladı Tansuhanım:

"Kim bu konuma gelirse gelsin, kaçınılmaz olarak yapacağı bazı şeyler var. Halkı dinlemek ve öne almak gibi. Türkiye ekonomisinin bazı sorunları var: Örneğin, aile ekonomisinde bir gedik var Türkiye'de. Aileler sürekli borç ödüyor. Türk halkı artık borç ödemekten bıktı. Bu borcun nedeni KIT'ler. Burada çok önemli bazı özelleştirme projelerini gündeme getirmek gerek. Biz bunları planladık ve hazırladık. Belki şu aşamada neler olduğunu açıklamak için erken. Ancak çok önemli bir prensip var ki, o da halka doğruyu söylemek. Gününü kurtarmak için hareket etmemek, işin doğrusunu yapmak. Bugünden yarına bazı sorunların çözümü yok. 1996 aşamasını düşünerek yola çıkmak gerek. Bu tarihe kadar da yapılacak şeyler var. Ondan sonra Türkiye'nin önünü açmak mümkün. Ama bütün bunları yaparken doğruyu söylemek, bilgilendirmek çok önemli. Türk halkı, artık kendi önceliklerinin bilincinde bir halktır. Zoruyla, kolayıyla doğrusunu bilecek ufuk genişliğine sahiptir. Bu yüzden kendi önceliklerini kendi belirlemek, kendisi hakkında verilecek kararda doğrudan söz sahibi olmalıdır."

Başbakan adayı Tansu Çiller'e göre, Türkiye'nin en büyük sorunu "eğitim" ve yarınlarınızın güvencesi olarak tanımladığı "gençlik". Bu konuda, eğitime ağırlık veren bir hükümet yönetiminden yana. "Gençlerin önünü açmak ve ilerde bizi yönetecek insanları eğitmek birinci görevimiz" diyor.

[Fotoğraf altyazısı: PARİS ALIŞVERİŞİ. Tansu Çiller, Paris gezisi sırasındaki yoğun toplantı ve randevu trafiği arasında yarım saatini kendisine ayırdı. çarşıda gezdi ve Fransa'nın ünlü mağazası Charles Jourden'den üç çift ayakkabı ve bir çanta aldı. Çiller'in aldığı ayakkabıların toplam fiyatı 3200 frank (6 milyon lira), lacivert-beyaz çanta ise 1100 frank (2 milyon lira) tuttu.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1