Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1993

OECD'de üç Galatasaraylı

Milliyet · 7 Temmuz 1993

MERKEZİ Paris'te bulunan "Uluslararası Ekonomik İşbirliği Teşkilatı" OECD, Türkiye'nin de üye olduğu dev bir dünya kuruluşu. Bu örgütte birçok ulustan ve Türkiye'den insanlar çalışıyor. OECD'de, Türkiye delegasyonunun bizim devletimizin görevlendirdiği memurlarından başka, OECD'nin açtığı sınavlara girerek kazanmış ve aylıklarını doğrudan bu kurumdan alan, uluslararası çapta uzmanlar arasında pek çok değerli Türk de var. Bu uzmanlar arasında "üst yönetici" payesiyle ilk üç sırayı işgal edenlerin üçü de Galatasaraylı. Adları: Atilla Alpöge, Cengiz Tarhan ve Rauf Gönenç.

ATİLLA ALPÖGE

57 yaşındaki Atilla Alpöge, İTÜ İnşaat Fakültesi mezunu. Ulaşım planlaması dalında uzmanlaşan mühendis Alpöge, ABD ve İngiltere'de uzun yıllar çalıştıktan sonra THY ve İstanbul Belediyesi'nde Türkiye'ye hizmet etmiş. 1981 yılında OECD'ye giren Atilla Alpöge, bu dev kurumun kamu yönetimi bölümünde "principal administrator", yani üst yönetici.

İTÜ tiyatrosu, Genç Oyuncular ve Dostlar Tiyatrosu'nun kurucuları arasında yer alan Alpöge,OECD'deki görevini şöyle tanımlıyor:

"Burada üç sorumluluk taşıyorum. OECD'nin kamu yönetimlerini iyileştirmek için özel bir fonu var. Türkiye 1960'tan beri bu fondan yararlanıyor. Başbakanlık, Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve belediyeler düzeyinde kullanılıyor. Örneğin, bizdeki vergi sisteminin bilgisayara geçirilmesinde bu fonun büyük katkısı oldu. Bu yıl son. Artık Türkiye de kullanmayacak bu fonu. İkinci sorumluluğum OECD'de, tüm dünya ülkeleri kapsayan bir kamu kuruluş performans ölçümü projesini yürütmek. Yani, kamu kuruluşlarının bütçeye yansıyan performanslarını ölçüyoruz. Üçüncü görevim ise, OECD'nin çalıştığım bölümünde iç bütçe ve personel politikalarını belirlemek."

CENGİZ TARHAN

39 yaşındaki Cengiz Tarhan, tabii Galatasaray'dan sonra Paris'teki ENSAE, yani Devlet İstatistik ve Ekonomi Yönetimi Okulu'nu bitirmiş. Temel uygulamalı matematik "master" ve uygulamalı ekonomi yüksek lisansı sahibi olan iktisatçı Tarhan, bilgisayar alanında uzmanlaşmış. Ve 1979'dan beri çalıştığı OECD'de "Bilgisayar ve Tele İletişim" bölümünde üst yönetici.

Cengiz Tarhan, OECD'de geçirdiği uzun yılları şöyle özetliyor: "Kuruma o sırada kullanılan ekonomik araştırma ve istatistik yazılımlarından (bilgisayar dili elbet) sorumlu olarak girdim. Bu devam ediyor. Ayrıca yeni teknolojileri izleme bölümünün başkanlığını yapıyorum. Budapeşte, Prag, Türkiye, Tokyo her yere geçici sürelerle gidip bu yeni teknolojilere ihtiyaç duyan üye ülkelerin yeni sistemlere geçişini sağlıyor, kısa zamanda yüksek performans elde etmelerine yönelik eğitimleri yapıyoruz".

RAUF GÖNENÇ

"Galatasaraylı" OECD'liden en genci olan Rauf Gönenç, 1957 doğumlu. Paris Siyasal Bilgiler Okulu, yani "Sciences Po" mezunu ve Paris Üniversitesi İktisat Fakültesi'den lisans ve doktorası var. "Doğrusu bu okullar en yüksek derecelerle bitti" diye itiraf ediyor Gönenç, övünç gizli hafif bir boyun büküşle. Paris, Washington, Brüksel, Roma ve Milano üniversitelerinde çeşitli proje çalışmaları yapan Rauf Gönenç, birkaç ay önce ABD'nin davetlisi olarak on Amerikan eyaletindeki ekonomik koşulları incelemek üzere yaptığı beş haftalık gezinin sonuçlarını, yakında bir kitapta toplamak niyetinde. Gönenç, halen OECD'nin "sanayide devlet teşvikleri projesi"nin sorumlusu ve "sanayi politikaları" bölümünde yine üst yönetici sıfatıyla görev yapıyor.

Yaptığı işi, "OECD ülkelerinin sanayie yönelik politikalarını şeffaf hale getirmeye çalışıyoruz" diye açıklıyor genç uzman. "Her ülkede yapılmakta olan binlerce iş ve yatırım var. Bunların en önemlilerini tespit edip mekanizmalarını anlaşılır hale getirmeye uğraşıyoruz. Vergi düzenlemeleri, kamu bankalarının sanayie açtıkları krediler, kamu şirketleri, kamunun sanayie katkısı... Her şey var araştırı sepetimizde."

Başka bir deyişle, Tansu Çillerile Rüşdü Saracoğlu'nu doğrudan ilgilendiren konularda kilit bir yerde duruyor Rauf Gönenç. Bu yıl yayınlanan OECD raporu, Gönenç'in kamu sektörünü teşvikle ilgili eleştirileriyle dolu. "Siz mi yazdınız bu raporu?" diyoruz. "Hayır, ama hazırlayan arkadaşlar gelip bilgi alıyorlar" diyor. Aman Tansu Hanım dikkat! Paris'te bir Galatasaraylı "külyutmaz" takımı var ki, Türkiye'deki "gerçekleri" pek çok "gerçekçiden" daha gerçek izlemekte.

YARIN: UNESCO'DAKİ TÜRK

[Fotoğraf altyazısı: Rauf Gönenç (solda), Atilla Alpöge (ortada) ve Cengiz Tarhan. Paris'te ayrılmaz üçlü.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1