Türk sinemasının yüzakı: KERIMAN ULUSOY
Milliyet · 21 Temmuz 1993
ALMANYA ve Fransa'ya aynı anda iki dilde yayın yapan Avrupa kültür televizyonu ARTE, 12 temmuz pazartesi gününden başlayarak "Cep Sineması" programında, dört hafta süreyle dört Türk filmini ekrana getiriyor. Tunç Başaran'ın "Uçurtmayı Vurmasınlar" filmi ile başlayan Türk sineması dizisi, Keriman Ulusoy'un ülkemiz sinema sanatı üstüne yaptığı 45 dakikalık bir belgeselle başladı. Keriman Ulusoy'un gerçekleştirdiği Türk sinema belgeseli, Fransız basınında inanılmaz boyutlara ulaşan bir ilgi ve hayranlıkla karşılanmış bulunuyor. Le Monde, Liberation, Le Quotidien, La Croix, Le Figaro ve La Vie gazetelerinin göklere çıkardıklarıKeriman Ulusoy'un "Haberli Bir Ölümün Anatomisi" adını taşıyan Türk sinema tarihi belgeselini seyreden Türkler ise; eğri oturalım doğru konuşalım, geniş genelinde hiç de kaliteli bir geçmişi olmayan Türk sinemasından nasıl böylesine güzel bir belgesel yapılabildiğinin şaşkınlığı içinde, Keriman Ulusoy'a hararetli kutlamalarını iletiyorlar. Ulusoy, belgesel ile ilgili olarak şunları söylüyor: "Filmimde; Türk sinemasını bugüne değin kırsal film örnekleri ile tanıyan Batı kamuoyuna, Türk sinemasında yani toplumunda bir kent yaşamının da var olduğunu anlatan örneklerle seslenmeye çalıştım. İlk dönem yapıtları arasında, hep kadın temalı ve modern Türk kadınını gösteren filmler seçtim. Örneğin Atatürk'ü, Muhsin Ertuğrul'un Kurtuluş Savaşı filmiyle birlikte hep şık kadınlarla birlikte olduğu bölümlerle andım. Yalnızca ezilen kadınların olmadığını göstermek istedim Türkiye'de. Beni en çok sevindiren de, bu mesajımın gazeteciler tarafından algılanması oldu." Türkiye'nin "bilinmeyen Batılı yüzünü" Avrupa'ya tanıtan belgesel, aynı zamanda yansızlığı ile de dikkat çekiyor. Yani Ulusoy, modern Türk kadınını gösteriyor evet, ama son yıllarda gelişen "Islamcı" sinema akımının da hakkını yemiyor ve Türk sineması hakkında söyleştiği "dinibütün" İstanbullulara da gereken yeri veriyor. Her öğenin, her önceliğin bir kuyumcu duyarlılığı ve yansız bir yargıç adaletiyle gerçekleştirildiği söz konusu belgesel, yalnız son yıllarda yapılan en güzel Türkiye programı değil, ARTE televizyonunda dünya sinemasına ayrılan bu programın da en güzel yapımı diyebiliriz.
Keriman Ulusoy,belgeseli gerçekleştirebilmek için özellikle Kültür Bakanlığı Sinema Danışmanı Halil Ergün ve Leyla Özalp'a özellikle müteşekkir. Bizler de, iki ülkeye ve iki dilde yayın yapan böylesine önemli bir televizyonda Türkiye adına yaşadığımız bu enfes belgesel için, kendisini kutluyoruz. Önümüzdeki hafta Alman ve Fransız TV seyircileri, "Hakkâri'de Bir Mevsim", "Kurbağalar" ve "Hazal" filmlerini ARTE'de izleyecekler.
[Fotoğraf altyazısı: Keriman Ulusoy]
