Fransız bakanın PKK tanımı
Milliyet · 2 Aralık 1993
BAKANLAR Kurulu'ndan çıkardığı kararnamelerle, toplam yedi Kürt derneğini kapatma işlemine başlayan Fransa İçişleri Bakanı Charles Pasqua, yaptığı açıklamada PKK örgütünü şöyle tanımladı:
"PKK, 29 Ekim'de Londra ile aynı zamanda Paris'te Bosfor Bankası'na, 4 Kasım'da Strasbourg'daki Türkiye Başkonsolosluğu'na molotof kokteyli atan, 26 Haziran'da THY'nin bürosuna zarar veren, 24 Mayıs'ta pek çok Türk işyerine saldıran, 9 Ağustos'ta Marsilya'da konsolosluk personelini rehin alan, 1987 ile 1992 yılları arasında Fransa'daki iç hesaplaşmalarda pek çok cinayet işleyen ve geçen temmuzda dört Fransız turisti kaçırıp, bunu Paris'teki sözcüsüne ilan ettiren, örgüttür."
PKK olgusu, aynı zamanda, partilerine para sağlamak için Kürt toplumu üzerinde her gün terör estirmek ve tehdit yoluyla baskı kurmak, haraç alan bir örgüttür. PKK, topraklarımız üzerinde uluslararası eylemlerine lojistik destek veren bir ağın yaratıcısıdır ve bu amaç çerçevesinde yasadışı bir göçün düzenleyicisi olarak sahte kimlikler imal etmiş, şiddet eylemleri ve şantajlara imzasını atmıştır.
Pek çok yurttaşımız, Kürt halkına sempati duymaktadır. Bu sempati duygusu gözümüzü köreltmemeli ve bizi, çoğu kez Kürtler'in maruz kaldığı şiddet hareketlerini onaylamaya, her Kürt derneğinin saygın olduğunu sanmaya yol açmamalıdır.
İçişleri Bakanı Pasqua, örgütün para toplamak için terör estirdiğini ve tehdite başvurduğunu söyledi.
Kürdistan Komitesi ve Yek Kom Federasyonu'nun kapatılmasına, Fransız basını önem verdi. Le Figaro gazetesi, "Kürt eylemcilere sert mesaj" başlığını atarken, Kürdistan Komitesi Başkanı İzzet Dere'nin Fransa'nın kararını, "Avrupa hükümetleri Türkiye'nin emrine girdi" olarak değerlendirdiği ve kapatılan iki federasyonun Fransa'da yasadışı hiç bir eylem ve şiddet hareketine başvurmadığını belirterek, kararı bozmaya yönelik hukuksal girişimlerde bulunacağını haber verdi. Liberation gazetesi ise, 18 kasımdaki operasyonda tutuklanan 24 kişinin avukatlarının görüşlerine yer verdi. Fransız avukatlar Bakanlar Kurulu kararına "dayanışma suçundan, fikir suçuna geçilmiş bulunuyor" biçiminde yorumluyorlar.
