Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1994

Herkesin komünist ana babası olmadı

Milliyet · 18 Ocak 1994

"Herkesin komünist ana babaya sahip olma şansı olmadı..." tümcesi, bir özlemin değil, bir filmin adı. Jean Jacques Zilbermann'ın zeki, hoş ve duygulu imzasını taşıyan yapıtın Fransızca söylenişi daha uzun: "Tout le monde n'a pas eu la chance d'avoir des parents communistes..." Jean Jacques Zilbermann, komünizm propogandası mı yapıyor bu baş yapıtında?

Hayır. Yalnızca kendi çocukluğunu anlatıyor. Öz geçmişini. Fransız komünist partisi üyesi annesini; Komünizme hiç inanmayan, tam tersine büyük bir De Gaulle'cü, küçük bir ayakkabıcı olan babasını anıyor.

Yer,1950'li yılların Paris'inde, mütevazi bir işçi semti. Zaman, Fransız Komünist Partisi'nin iktidara oynadığı, en büyük ikinci parti olduğu ve ikinci Dünya Savaşı kahramanlarının orta yaşları. Yönetmen Zilbermann'ın annesi Irene, Auschvitz temerküz kampından Kızıl Ordu'nun kurtardığı tombul ve sevimli bir Fransız yahudisidir. Auschvitz'e girişinden kolunda bir dövme, kurtuluşundan ise yüreğinde bir Sovyet sevgisi kalmıştır. İnançlı ve dinamik bir komünist parti üyesi olarak minicik işçi evini parti toplantılarına açar, kendisi gibi ufak tefek, toparlak ve yahudi kocasının iş yapmayan dükkanından, parti arkadaşları için çifter çifter ayakkabı yürütür. Komünist parti gazetesi L'Humanite'yi oğlu Jean Jacques ile birlikte dağıtır, kocasıyla yataktayken Sovyet ineklerinin Amerikan ineklerinden daha fazla süt verdiğini iddia eder ve evde "Le Figaro" gazetesinin okunmasını yasak eder.Paris'e konser vermeye gelen Kızıl Ordu Korosu'nun boylu poslu, yakışıklı solisti Ivan ufacık Irene'e aşık olunca, işler sarpa sarar. Ağlamakla gülmenin birbirine karıştığı bir üç günün öyküsü sonunda, Jean Jacques'ın iflasın eşiğindeki yahudi tüccar babası, çok sevdiği karısının gönlünü yeniden kazanabilmek için Komünist Parti'ye yazılır, bir fabrika işçisi olarak girer, özel teşebbüs iken kazandığı paranın beş mislini kazanır, ailenin durumu düzelir ve Fransız Komünist Partisi seçimleri kaybeder.Josiane Balasko, yönetmen Zilbermann'ın annesi Irene rolüyle bu yıl pek çok ödüle aday gösteriliyor.Josiane Balasko, senaryoyu okuduktan sonra gerçek Irene'i, yani yönetmen Zilbermann'ın annesini görmeye gittiğini anlatıyor ve:

"Irene, bana bir tek şey söyledi. Biliyor musunuz, o zamanlar dünyayı değiştirdiğimize inanıyorduk, dedi. Bu tümce, senaryoya vurulmama neden oldu. Hemen kabul ettim. Sanatçılar, dünyayı değiştiremese bile dünyaya bakışı değiştirebilirler " diyor.

Bilinen "star" estetiğiyle hiç ilgisi olmayan Balasko, tüm sinema dergilerine kapak oldu, dillere destan bir şöhret kazandı. "Herkesin komünist ana babaya sahip olma şansı olmadı" filmi ise, son yılların en özgün, en hoş ve en Fransız yapıtı olarak gişe rekorları kırıyor. Seyirciler, dudaklarında nostaljik bir gülücük, gözleri yaşlı çıkıyorlarZilbermann'ın çocukluğundan. Filme egemen olan Kızıl Ordu Korosu ise, eseri başlıbaşına güzelleştiren bir müzik şöleni...

[Fotoğraf altyazısı: Josiane Balasko]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1