Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1994

Madam:'Çözüm Türklerden'

Milliyet · 30 Ocak 1994

DANIELLE Mitterrand'la söyleşinin ikinci bölümü, biraz daha fırtınalı geçti. Türk kamuoyunun aklını kurcalayan ve zamanında "Türkiye'ye akıl veriyor, ama toplumlararası aynı tür bir çekişme Fransa'da yaşansaydı tepkisi ne olurdu?" diye düşündüren sorular yöneltilince polemiğe girmedi ve sert tepki gösterdi. Bu bölümde Mitterrand'ın bir tümcesi dikkati çekiyor. Mitterrand "Kürt olan ve olmayan Türkler" sözüyle Türkiye'de yaşayan Kürtleri, Türk yurttaşlığının potasına koyuyor. Sorunu her ele alışında kullandığı ifade, satır arasında Türkiye'nin bütünlüğünü kesinlikle gündeme getirmediğine tanıklık ediyor ve "Çözüm yalnızca Kürdüyle, Türküyle tüm Türkiye insanlarının iradesine bağlıdır" sözüyle ne bizim ne başka ülkenin iç işlerine karışma hakkını kendisinde ve başkalarında görmediğini vurguluyor.

hükümetlerden bağımsız bir kurumu temsil ediyorum, diyorum. Hepimiz ülkelerimizin aldığı kararlar üzerinde dikkatle durmak zorunda ve elbette fikir sahibi […], ancak bu fikirleri, herhalde yabancı bir gazetede tartışmam.

Soru: Türk basınında, sizin Kürt bölgesine gerçekleştirdiğiniz ziyaretlerin PKK'ya cesaret verdiği yolunda bir kanı oluştu. Yine Türk basınında ve kamuoyunda şöyle sorular soruldu: Örneğin Fransız Bask bölgesi, İspanyol Bask bölgesine verilen özerkliğin aynısını istese ve Bay ya da Bayan Gonzalez de çıkıp Fransa'ya "Evet, bizim Baskların özerkliği daha geniş, siz de verin" diye öğütlese, Bayan Mitterrand'ın tepkisi ne olurdu? Ya da "Fransa'da bir bölgenin milletvekilleri ya da gazeteciler çıkıp meclis kürsüleri ve gazete sütunlarından ayrılıkçı bir terör örgütüne, katliamlara devam edin fetvaları verse, tepkiniz ne olurdu?" diye merak ediyoruz.

Soru: İstatistiklere göre Türkiye'nin güneydoğu bölgesinde nüfus artış oranı yüzde 4.2. Batı bölgelerinde bu oran yüzde 1 dolayında. Kürtlerin arasında, 30 - 40 çocuklu olanları var. Sizce, ABD, Almanya ya da Fransa gibi varsıl devletlerin bile bu kadar dehşet verici oranda artan nüfusun eğitimini, refahını, yaşadığı bölgenin bayındırlığını sağlaması mümkün müdür?

Mitterrand: Bu nüfus artışı, toplumun kendisini devam ettirme içgüdüsünden ileri geliyor. Barış yapılsın, insanlar huzura kavuşsunlar, bölgelerine dönsünler ve geleceklerine güven duysunlar, bu nüfus artışı durur. Bu kadar çocuk yapmazlar o zaman.

ŞİDDETLE OLMAZ

Soru: Bütün bu söylediklerinizden şiddete dayalı sorunların, temelde şiddete dayalı politikalarla çözülemeyeceği sonucunu mu çıkarmalı?

Mitterrand: Şiddet, şiddeti çağırır ve bu bölgedeki durum, yalnızca Türklerin kırabileceği, Kürt olan ya da olmayan Türklerin çözeceği bir kısır döngüdür. Çözüm yalnızca Türklerden gelecektir. Kürt olan ya da olmayan tüm Türkler, kültür farklılığının bir milleti zenginleştirdiğini anladıkları gün, çözüm bulunacaktır.

Soru: Peki sizce bu bölgede barış nasıl sağlanabilir?

Mitterrand: Kısa vadede, çok süratle bölgedeki olağanüstü hal durumunun kaldırılması gerektiğine inanıyorum. Burada yaşayan topluluğun, söz, ifade ve iletişim haklarını kısıtlayan tüm engeller kaldırılmalı ve hükümetle parlamentodaki Kürt milletvekilleri arasında yapıcı, sakın bir diyalog içine girilmeli. Orta vadede, sükunete kavuşan Kürt toplumu yurttaşlığını, kimliğini ve kültürünü, doğduğu ülkenin demokratik hukuk yasalarına saygılı bir biçimde, kendi özgün ifade dilini kullanarak yaşamaya başlamalıdır. Bu bölgenin gelişimini, milletin tümüyle uyum içinde sağlamaya çalışmak ve bu toprakları ne mezarlık, ne de şiddet beşiği yapmaktan kaçınmak gerekir.

O zaman, doğduğu toprağı seven Kürt halkı, büyük kentlerde toplandığı gettoları terk edecek, bölgeye dönecek ve tüm ülkenin çıkarına çalışmaya başlayacaktır. Buna inanıyorum.

Mitterrand: Türk basınında yer alan iddialara yanıt vermek ve kendimi savunmak zorunda değilim. Dolayısıyla böyle bir tartışmaya girmeyi reddediyorum. Fakat şu kadarını söyleyeyim: Benim Basklarımın "Bay ve Bayan Mitterrand'ın Fransız Bask bölgesinde bir evi var" hiç böyle sorunları olduğunu sanmıyorum, çünkü dillerini özgürce konuşurlar, özgürce okurlar, kendilerine yönelik özel önlemler yoktur, insan haklarına saygılı, yurttaşlık haklarından diğer topluluklarla birlikte sonuna kadar yararlanırlar.

Soru: Sizce Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulabilir mi?

Mitterrand: Bilmiyorum. Benim konum değil bu, ama oradaki Kürtler demokrasi içinde yaşayabileceklerini kanıtladılar. Türkiye'de ise barışı ve çözümü yalnızca Türkler üretebilirler. Kürdüyle, Türküyle Türkiye'de yaşayanlar. Savaştan toplumun çıkarı için barış yararlı. Savaştan çıkarı olanları devreden çıkarmak, kin öğesine teslim olmamak, barış ve huzur içinde yaşamak için şart.

YASAKLAR

Soru: Peki PKK'yı yasaklayan ve yasaklamayan Avrupa ülkeleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz bir ülkenin iktidarında olsaydınız, yasaklar mıydınız, yasaklamaz mıydınız?

Soru: Bu görüşmeyi güzel bir deyişle bitirmek ister misiniz?

Mitterrand: Stefan Zweig'ın bir sözü var: Hüzünden canlılık doğmaz.

Mitterrand: Kafanıza şunu iyice yerleştirin ki, ben hiçbir ülkenin iktidar koltuğunda değilim ve

[Fotoğraf altyazısı: Madam Mitterrand gençliğinde çeşitli örgütlere katılmış.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1