Fransa'da cinayet dalgası
Milliyet · 11 Kasım 1994
EYLÜL ayından bu yana Fransa her gün yeni bir cinayetle sarsılıyor. Yalnızca iki ay içinde gelişen cinayet sendromunun, genellikle gençler arasında görülmesi, Fransız toplumunun sosyolojik yapısını gündeme getiriyor ve uzmanları düşündürüyor. Sosyologlar, gençler arasında çok daha yıkıcı olan işsizlik, yoksulluk ve amaçsız yaşam biçiminin öldürücü bir umutsuzluğa yol açtığını ileri sürüyor.
Ülkeyi sarsan son cinayet, Meuse bölgesindeki Ligny en Barrois kasabasında, kendisi gibi işsiz ve evsiz üç arkadaşını öldüren Philippe Larcher oldu. Ünlü gangster Mesrine'in yaşamına değil, ama ölüm biçimine özenen 22 yaşındaki Larcher, üç arkadaşını bıçakladıktan sonra kendisini tutuklamaya gelen polislere, kendisini Mesrine gibi yol ortasında kurşunlamaları için yalvardı.
Guillaume köyünde 20 yaşında bir delikanlı kendisine "işe yaramaz" diyen anneannesini ve dedesini öldürürken, Essigny le Petit kasabasında yaşayan 13 yaşındaki Aurelie ayrı eve taşınmak isteyen annesini sabaha karşı bıçaklayarak öldürdü. Anne ve babasının ayrılmasından sonra annesinin intihar eden sevgilisinden de etkilenen Aurelie'nin yeni mekandan korktuğu için cinayet işlediği belirtildi.
Brötanya bölgesindeki Brest kentinde ise Regis Beaumont adlı bir bar işletmecisi, reşit olmayan oğlu tarafından beyzbol sopasıyla öldürüldü ve karısı Patricia, cinayete ortaklık ettiği gerekçesiyle küçük oğluyla birlikte tutuklandı. Marcilly kasabasında, kendisinden sekiz yaş büyük sevgilisini kabul etmeyen ailesini bir sabaha karşı av tüfeğiyle öldüren 14 yaşındaki Karine'nin öyküsü de ülkeyi saran cinayet dalgasının bir başka halkası.
