Atina'nın üyeliği tartışılıyor
Milliyet · 20 Haziran 1995
BATI Avrupa Birliği'nde (BAB), Yunanistan'ın hukuken tam olarak üye sayılıp sayılmayacağı tartışması yaşanıyor. Yunanistan'ın, 1994'te BAB'a girişi, diğer BAB ülkelerinin parlamentolarınca onaylandıktan sonra Yunan Parlamentosu'nda da kabul edilen metne, “kendi ulusal savunmasıyla ilgili kararlarda Lahey Uluslararası Adalet Divanı'nın yetkisini tanımayacağı” şeklinde “tek taraflı” bir koşul koyduğu ve bunu üye ülkelere bildirmeyerek bir oldu bittiye getirdiği anlaşıldı.
Üyelik anlaşmasının imzalanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine karşın, bundan bir ay önce farkına varılan durumun, BAB üyelik metni ve Brüksel Anlaşması'nın 10. maddesine ters düştüğü kaydedilirken, konu bugün Asamble toplantısında gündeme getirilerek tartışılacak.
Yunanistan'ın hukuksal açıdan BAB'a tam üyeliğini tartışmalı hale getiren konu, Türkiye ve Yunanistan'a ilişkin Doğu Akdeniz'de Güvenlik konulu raporu hazırlayan İspanyol Senatör Alfonso Cuco tarafından gündeme getirildi.
Raporu hakkında yabancı gazetecilere bilgi vermek üzere bir öğle yemeği düzenleyen Cuco, yemekte, “Defense News” adlı bir savunma dergisinden gelen gazeteci Giovanni de Briganti'nin “Yunanistan'ın gerçekten tam üye sayılıp sayılmayacağı ve Türkiye'nin BAB'a girişini veto hakkı bulunup bulunmadığına” ilişkin sorusuyla karşılaştı. Olayın bugüne kadar basına yansıtılmamasına özen gösteren Cuco, soru üzerine, durumu BAB Konseyi'ne iletildiğini ve “Yunan hükümetinden konuyla ilgili açıklama talep edildiğini” söylemek zorunda kaldı.
Cuco, Atina'nın, Lahey Uluslararası Adalet Divanı hükümlerinin 36. maddesinin 2. paragrafında yer alan anlaşmazlıklarda, kendi ulusal savunmasıyla ilgili tek taraflı ve 5 yıl süreli “çekincesini”, BAB Asamblesi'ne bilgi vermeden koyduğunu savunuyor.
Yunanistan'ın 12 Haziran'da ilettiği yanıtın, tatminkar olmadığını belirten Cuco, konunun Asamble'de tartışılacağını vurguladı.
Yunanistan, verdiği cevapta, çekincesinin hiçbir aykırı yönü bulunmadığını savunarak, konunun BAB üyesi ülkelere, tam üyeliği onaylanmadan önce “sözlü mesajlarla” iletildiğini belirtiyor.
KRİTİK RAPOR
Türkiye ve Yunanistan konusunda hazırladığı raporla ilgili bilgi veren BAB Raportörü Cuco, Türkiye'nin BAB'a üyeliği için birinci koşulun, Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu vurguladı. Ada'daki Türk askerlerinin kademeli olarak çekilmesini ve yerlerine BM gücünün getirilmesini öneren Cuco, Türk askerleri çekildikten sonra tüm Ada'nın silahsızlandırılmasını da teklif ediyor. Kürt sorunu hakkında pek çok soruya yanıt vermek zorunda kalan Alfonso Cuco, Türkiye'ye silah satılmasına karşı ve Almanya'nın silah satışını durdurmasını onayladığını, Kürt sorununun askeri yöntemlerle çözülemeyeceğine inandığını vurguluyor. “Öneri” yapmakla yetindiğini belirten Cuco, bununla birlikte Türkiye'ye sürekli İspanyol tipi çok merkezlilik ve kültür özerkliği tavsiye ediyor.
Türkiye gibi BAB'a “ortak üye” olan ülkelere de oy hakkı tanınmasını savunan Lord Finsberg raporunu “Kişisel olarak reddedeceğini” belirten Cuco, Türkiye'nin tercih ettiği bu rapora “Tam üyelerle ortak üyeler arasında gerekli ayrımı yapmamak” eleştirisini yöneltiyor.
BAB yetkilileri de, bu görüşün pek çok üye ülke tarafından paylaşıldığını ve Türk parlamenterlere oy hakkı tanıyacak olan Finsberg raporunun, İngiltere'nin tüm baskılarına rağmen reddedileceğini bildiriyor.
