Ankara bıçak sırtında
Milliyet · 16 Eylül 1995
Kuzey Irak'ta gücünü korumak isteyen Talabani, PKK'yı destekliyor. KYB lideri, "Dublin'e alternatif" olarak nitelenen 10 Eylül'de Şam'da yapılan toplantıda Apo'yla görüştü.
PKK Kuzey Irak'taki güç dengesini kendi lehine değiştirmeye çalışıyor. PKK Talabani, Iran ve Suriye'den aldığı destekle KDP ve Türkiye'ye saldırılar düzenliyor.
Suriye ve Iran "Düşmanımın düşmanı dostumdur" düşüncesiyle Türkiye'ye karşı ortak hareket ediyorlar. İki ülke, K.Irak'taki karışıklıktan yararlanma peşinde.
Irak Ulusal Kongresi Kuzey Irak'taki süreçte ABD'nin desteği ile etkili olma peşinde. Türkiye kongreyi tanımıyor ama Dublin'de aynı masada yer alıyor.
Kuzey Irak'ın statüsü Ankara için endişe konusu. Barışın sağlanması durumunda federe bir Kürt devletinin kurulması Ankara'yı rahatsız ediyor.
Kuzey Irak konusunda Türkiye'nin en büyük dezavantajlarından biri de politikasızlık. "Karşı tez" geliştiremeyen Ankara, Dublin'de zorlanıyor.
Talabani'nin kozu PKK
DUBLIN toplantılarından rahatsız olan Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) lideri Celal Talabani, bölgede gücünü korumak için PKK ve Iran kartlarını kulanmaya çalışıyor. Talabani, Şam'da Apo'yla yaptığı "Dublin'i sabote" niteliği taşıyan toplantıda, İrlanda'da alınacak kararları geçersiz kılmak için bölücü liderle anlaşmaya çalıştı.
Apo güç arıyor
PKK, Kuzey Irak'ta silah gücüyle kendine yer arıyor. KDP'ye karşı giriştiği son saldırılar da, bölgede Barzani lehindeki dengeleri bozmak amacını taşıyor. PKK'nın Kuzey Irak'ta PUK adıyla siyasi bir partisi var. PKK'lılar özellikle Talabani'nin KYB'sinden, Suriye ve Iran'dan da lojistik destek alıyorlar.
Düşmanımın düşmanı
SURIYE ile Iran, Kuzey Irak'taki gelişmelerden rahatsızlar. PKK'nın Suriye'den aldığı destek herkes tarafından biliniyor. Iran da, bütün karşı çıkışlarına rağmen PKK'ya destek veriyor. Bu iki ülke, Kuzey Irak'ta bir Kurt devleti kurulmasından rahatsızlar. Türkiye'nin de bu konudaki rahatsızlığından yararlanıp, Kuzey Irak'ta insiyatifi kendi ellerinde tutmak istiyorlar. Türkiye'nin ABD ile birlikte Kuzey Irak konusunda Dublin'de yapılan toplantılara katılmasından, kendilerinin süreçten dışlandığı gerekçesiyle rahatsızlık duyuyorlar. Suriye ve Iran, bölgede PKK dışında Talabani'ye de destek veriyorlar.
INC sorunu
IRAK Ulusal Kongresi(INC), Saddam Hüseyin'in alternatifi olmak için uğraşıyor. Hareket Irak'ta muhalif grupları bünyesinde barındırıyor. ABD ve müttefikleri, INC'nin, henüz Saddam Hüseyin'e alternatif olarak çıkamayacağı görüşündüler. INC, Kuzey Irak'a ilişkin Dublin'de yapılan iki toplantıya da katıldı. INC Başkanı Ahmet Çelebi, ABD ve Türkiye'nin de yeraldığı masada bulundu. İşin ilginç tarafı, Türkiye, INC'yi tanımıyor ve Dublin toplantılarına katılmasından rahatsızlık duyuyor.
Federasyon arayışı
KUZEY Irak'taki Kürt gruplar, aralarındaki anlaşmazlıklara ve çatışmalara karşın, bölgede federal bir çözümden yana gözüküyorlar. Nitekim, hem Mesut Barzani hem de Celal Talabani, federasyonu son zamanlarda sıkça telaffuz etmeye başladılar. Türkiye, federasyon tipi çözümlere karşı olduğunu taraflara açıkça beyan etti. Ankara barışın sağlanması durumunda Erbil'deki parlamento için seçimlere gidilmesine bile sıcak bakmıyor.
Masada konuşamıyoruz
KUZEY Irak'ın masaya yatırıldığı Dublin'de, Türkiye'nin en büyük sıkıntısının tarafların önerilerine "karşı öneri" getirememesi olduğu belirtiliyor. Özellikle Batılı ülkelerin "Irak'ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz, ama bölgede bir muhatap bulmalıyız" şeklindeki üstü kapalı "Federasyon" tezine karşılık, Türkiye başka bir öneri getiremiyor. Bu politikasızlık da Türkiye'yi Dublin'deki "Kürt masası"nda sıkıntıya sokuyor.
EKSİLER
Irak'ın 36'ıncı paralelini, yani Kuzey Irak'ı kontrolü altında tutan Çekiç Güç en büyük kozlarımızdan biri. Bölgede Türkiye aleyhine bir gelişme durumunda Türkiye bu güce "Artık gidin" deme şansına sahip.
ABD, İngiltere ve Fransa üstü örtülü "Federasyon"la çözümü düşünseler de bölgede Türkiye'siz hareket etmek istemiyor. Her üç ülke de, Türkiye'nin "Olur"u olmayan bir çözüme karşı.
KDP lideri Mesut Barzani, Türkiye'ye yakın bir politika izliyor. Barzani hem PKK hem Talabani hem de Irak Ulusal Kongresi'ne karşı. Ancak Barzani'ye ne kadar güvenileceği de Ankara için ayrı bir sorun teşkil ediyor.
Kuzey Iraklı Türkmenler bölgedeki süreçte yer almak istiyorlar ve bu konudaki en büyük beklentileri de Türkiye'den. Ancak Türkiye'nin bütün çabalarına karşın masaya oturamadılar.
ARTILAR
Çekiç Güç'e "Git" deriz
KUZEY Irak, sorununda Türkiye'nin en büyük kozlarından biri yaklaşık 4 yıldır topraklarımızda konuşlanan ABD'ye ait Çekiç Güç. Bölgede Türkiye'yi sıkıntıya sokacak beklenmeyen bir gelişmede, Ankara, "Çekiç Güç"ü hemen gönderme yetkisini elinde bulunduruyor. Ancak, bu kozun da önümüzdeki süreç içinde elimizden alınabileceği belirtiliyor. Pentagon yetkilileri, Çekiç Güç'ün bölgede yeteri kadar kaldığını, zaman içinde gücün sayısının azaltılmasının ve bir süre sonunda da görevine son verilmesinin düşünüldüğünü bildirdiler.
Batı'yla ortak hareket
KUZEY Irak sorununda Dublin toplantılarında "karşı tez" geliştirememesine rağmen Türkiye, hala Batılılar tarafından büyük destek görüyor. Fransa, Türkiye'nin hoşuna gitmeyecek bir politika izlemek istemiyor. ABD ve İngiltere de sorunun çözümünde Türkiye ile ortak hareket etmekten yana. Bu iki ülke de PKK'yı terörist örgüt olarak kabul ediyor ve Türkiye'yi rahatsız etmesine izin vermeyeceklerini açıklıyor. Türkiye'nin K.Irak'ta ikinci büyük desteği Batı.
Barzani'ye destek
KDP lideri Mesut Barzani, şu an Türkiye'den yana ağırlığını koymuş durumda. Barzani, Kuzey Irak'ta Talabani güçleriyle ve PKK'yla savaşırken Türkiye'nin desteğini istedi. Barzani, Habur sınır kapısından geçen Türk kamyonlarından alınan vergilerin büyük bölümünü elinde tutuyor. Zaten, Talabani ile girdiği çatışmanın arkasında da bu gelirlerin paylaşımı yatıyor. Barzani, Türkiye'nin desteği olmadan bölgede etkinliğini yitireceği görüşünde ve bu nedenle de Ankara'nın isteklerini hep gözönünde tutuyor. Ancak, Ortadoğu politikasının kaygan zemini ve bugüne kadar yaşanan pratik, kimin kimi nasıl destekleyeceğinin yanıtını vermeyi zorlaştırıyor.
Türkmenler bekliyor
KUZEY Irak'ta yaşayan Türkmenler, Türkiye'nin desteğiyle bölgedeki barış sürecinde yeralmak istiyorlar. Türkmenler'in büyük çoğunluğu güvenli bölge sınırı olan 36. paralelin altında yaşıyorlar. Bu nedenle, Kuzey Irak'taki barış sürecine hem Kürtler hem de Batı tarafından pek olumlu bakılmıyor. Irak Milli Türkmen Partisi lideri Muzaffer Arslan, Türkiye'nin bir an önce harekete geçmemesi halinde, Türkmenler'in süreçten tamamen dışlanacağı görüşünde. Türkmenler, 2'inci Dublin toplantısından önce Türkiye'nin girişimleriyle süreçte yeralmak istemişlerdi. Arslan, bu yönde ki talebi Ankara'ya iletmiş, ancak olumlu bir yanıt alamamıştı. ABD, Türkmenler'in sürece katılmalarına sıcak bakmıyor.
