Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1996

Canilere karşı 'sarışın bomba'

Milliyet · 4 Şubat 1996

FRANSA'nın bombaları, yalnızca nükleer değil. "Sarışın" olanları da var. Patlattığı sonuncu "Sarışın Bomba", Paris cinayet masasına düştü ve sinema oyuncularına taş çıkartacak güzellikte bir kadın, teröristlerle, uyuşturucu kaçakçılarıyla uğraşmak üzere başkomiser tayin edildi. Martine Monteil, bir başka MM, yani Marilyn Monroe'yu andırıyor. Christian Dior ve Chanel tayyörler giyiniyor, ancak ağır masanın üstündeki lamba, tarihi bir "mavzer"in ucunda duruyor.

1977 yılında üç kadını öldüren ve konuşmayı reddeden bir caniyi, elini değmeden "bülbül gibi öttürmekle" kazanmış. Ardından, uyuşturucu kaçakçılarına savaş açmış ve Fransa'da satılan uyuşturucu paralarını ülkelerindeki savaş için kullanan 21 adet Tamil gerillasını deliğe tıkmış. Medyaların en sevdiği başarısı ise, Kennedy dahil tüm dünya politikacılarına "kadın" servisi yapan, bir Fransız bakanın "zevkten yüreğinin durduğu" […].

Bütün gazeteciler, ağır suçlarla ilgilenen Paris cinayet masasına başkomiser tayin edildiği günden beri peşinde. Ancak Monteil'in bir kusuru var: fotoğrafçılara "at" üstünde poz vermeyi reddediyor. "Ben ne sinema artisti, ne de rövü dansözü değilim. Ben polisim!" diyor ve yeşil gözlerinden saçılan öfke pırıltıları karşısında, milletin diz bağı çözülüyor. Paris'e pek yakışan yeni cinayet masası komiseri, gerçekten yedi göbek polis. Dedesi polis, babası polis, kocası polis ve oğlu polis olmak üzere. Tabii Fransız polisinin bizim garibanlar gibi olmadığını söylemek gereksiz. Paris'in ünlü Polis karargahı Quai Des Orfevres, Mücevherciler Rıhtımı diye adlandırılan koca bir saray. Monteil'in makam odası, Louis XV mobilyalarla döşeli. Sarışın bomba yalnız polis değil, hukuk ve psikoloji eğitimi görmüş.

Polislikteki ilk zaferi, Paris'ten yasa dışı randevu evi sahibi Madam Claude'u enselemesi. Sinemacı Louis Bunuel'e ünlü filmi "Gündüz Güzeli"ni esinleyen Madam Claude, Monteil polisliğe soyunana dek ahlak polisi tarafından köşeye kıstırılamamıştı. Hep vergi yoluyla ve küçük cezalarla yakayı kurtarıyordu. Ama 1992 yılında Martine Monteil, bu seçkin "aşk tüccarı"nı suç üstü yakaladı ve hapise yolladı. Madam Claude, polisler tarafından götürülürken, celladı MM'ye bir bakış fırlatıp: "Yazık. Pek de güzel. Kendisine iyi para kazandırdım," demeyi ihmal etmemiş ve basını pek neşelendirmişti.

Monteil, artık Paris'te bomba patlatan teröristler, banka soyguncuları ve büyük haydutlarla uğraşacak. Önümüzdeki yıllarda politikaya atılır ve iç işleri bakanı olursa hiç şaşmayın. Bizim sarışından daha başarılı olacağı kesin.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1